Girdi yapan Nurköy

GÜL AİLESİNDEN, İBRAHİM GÜL

Risale-i Nur’un neşrine büyük katkı sağlamış evini teksir makinesine tahsis etmiş Savlı bir Nur Talebesi olan İbrahim Gül, 1892 yılında Sav’da dünyaya gelmiştir. El yazması ile çoğaltılan risaleleri, matbaaların basmaya yanaşmaması üzerine, 1953 yılında Risaleleri teksir makinası ile çoğaltmak için bir teksir makinası alınır. Makine için güvenli bir yer aranır.Hizmet denince kelle koltukta yürüyen İbrahim […]

KILIÇ İHTİYARA HÜRMET ETMEZ

Mevlana Hazretleri’nin Mesnevi adlı eserinde Hazret-i Hamza (RA) ın,ölüm hakikatı ile ilgili hayli enteresan ve oldukça ibretli şöyle bir hikâyesi yer almaktadır. Peygamber Efendimiz(ASV)ın amcası Hazreti Hamza(RA) gençlik çağında savaşa daima zırh giyerek girerdi. Son zamanlarında ise savaş saflarına zırhsız olarak katılır, göğsü açık ve vücudu çıplak olarak savaşırdı. Onun bu hâlini gören halk dediler […]

NURDAKİ RAHMET YAĞMURU

Aziz kardeşlerim; Risale-i Nur’un zuhurundan kırk sene evvel, geniş bir hiss-i kablelvuku, acip bir tarzda, hem bende, hem bizim köyde, hem nahiyemizde tezahür ettiğini şimdi bir ihtar-ı mânevî ile kat’î kanaatim gelmiş. Şefik ve kardeşim Abdülmecid gibi eski talebelerime bu sırrı fâş etmek isterdim. Şimdi Cenâb-ı Hak sizlerde çok Abdülmecid’leri ve çok Abdurrahman’ları verdiği için, […]

MUAMMER BİN ABDULLAH (RA)

İslamiyet’in ilk yıllarında müslüman olan Muammer bin Abdullah, ikinci kafileyle Habeşistan’a hicret edenler arasında yeraldı. Bir müddet Habeşistan’ta kaldıktan sonra Mekke’ye dönen Muaammer(RA) hicret emri üzerine Medine’ye hicret etmekte bi­raz gecikir, bu sebeple yapılan savaşlara iştirak edemedi. Medine de Peygamber Efendimiz (ASV)ın hizmetinde bulunan Muammer bin Abdullah(RA) Re­sû­lul­lah’ın devesi üzerinde bulunan “mahmil”i düzenlemekle vazifelendirilmiştir. Bir […]

CESARETİN KAYNAĞI İMAN

”Evet, her hakikî hasenât gibi, cesaretin dahi menbaı imandır, ubûdiyettir. Her seyyiât gibi cebânetin dahi menbaı dalâlettir. Evet, tam münevverü’l-kalb bir âbidi, küre-i arz bomba olup patlasa, ihtimaldir ki, onu korkutmaz. Belki, harika bir kudret-i Samedâniyeyi lezzetli bir hayretle seyredecek. Fakat, meşhur bir münevverü’l-akıl denilen kalbsiz bir fâsık feylesof ise, gökte bir kuyrukluyıldızı görse, yerde […]

MÜSLÜMAN İLE MÜMİN ARASINDAKİ FARK

Müslüman ile mümin arasında ne fark vardır? Müslüman insan mümin olmaz mı? İslamiyeti kabul edip kelime-işehadet getiren insan müslüman olur. Müslüman olan insan, Allah’ın emir ve yasaklarını ve imanı kalbine geçirirse o zaman mümin olur.Müslüman ile mümin arasındaki farklar, Kur’an’ı Kerim’de Hucurat Suresi 14 ncü ayet şöyledir : “Göçebe Araplar biz iman ettik, diyorlar. Onlara […]

RİSALE-İ NUR KENDİNİ MÜDAFAA EDER

Aziz, sıddık, metin, sarsılmaz, sebatkâr, fedakâr, vefadar kardeşlerim; Bilirsiniz ki, Ankara ehl-i vukufu Risale-i Nur’a ait kerametleri ve işaret-i gaybiyeleri inkâr edememişler. Yalnız, yanlış olarak o kerametlerde beni hissedar zannedip itiraz ederek, “Böyle şeyler kitapta yazılmamalıydı, keramet izhar edilmez” diye hafif bir tenkide mukabil, müdafaatımda onlara cevaben demiştim ki: Onlar bana ait değil ve o […]

MEDİNE’DE İLK VEFAT EDEN SAHABİ OSMAN BİN MAZ’UN(RA)

Cahiliye döneminde de temiz yaratılışlı ağırbaşlı biri olarak tanınan Osman Bin Maz’un, ilk müminlerdendir. Efendimiz (ASV)ın Darul erkam’a yerleşmeden önce İslamla şereflenmiştir. Osman Bin Maz’un, cahiliye döneminde de,”Akli gideren, benden aşağıdakileri bana güldüren bir şeyi içmem” diyerek hayatında hiç içki içmemişti. Onun İslam’a girişi Ahmed İbni Hanbel’in Müsned’inde şöyle anlatılır: “Resulullah,bir gün Mekke’de evinin yanında […]

SÜNNET-İ SENİYYE’NİN REHBERLİĞİ

وَاِنْ مِنْ شَىْءٍ اِلاَّ يُسَبِّحُ بِحَمْدِهِ “Hiçbir şey yoktur ki Allah’ı hamd ile tesbih etmesin.” İsrâ Sûresi, 44 ayeti” اَلسَّلاَمُ عَلَيْكُمْ وَرَحْمَةُ اللهِ وَبَرَكَاتُهُ اَبَداً دَاۤئِمًا ”Allah’ın selâmı, rahmeti ve bereketi ebediyen, dâima üzerinize olsun.” AZİZ kardeşlerim, Bana söylemek üzere Şamlı Hafız’a iki şey demişsiniz: Birincisi: “Hazret-i Peygamber aleyhissalâtü vesselâmın Zeynep’i tezevvücünü, eski zaman münafıkları […]

KUR’AN HİZMETKARI KÜÇÜK HAFIZ ZÜHDÜ

Risale-i Nur’un lahika mektublarında Küçük Hafız Zühdü ismi ile tanınan Zühdü Aydın, 1893 yılında Isparta’nın Atabey ilçesinde dünyaya gelmiştir. Amca oğlu Büyük Hafız Zühdü ile beraber Atabeyli nur talebeleri arasında yeralan Küçük Hafız Zühdü, o yıllarda büyük bir sadakatle iman ve Kur’an hizmetinde bulunmuştur. Tahsil hayatını İstanbul’da geçiren Zühdü Aydın, memleketi Atabey’de hizmetlerde bulunur. Lahikalar […]