Zeynep bint Muhammed, Efendimiz (ASM)ın oğlu Kasım’dan sonra dünyaya gelen ikinci çocuğu ve ilk kızıdır. Efendimiz(ASM) Zeyneb’in şahsında babalık sevgi ve şefkatini yaşamıştı. Zira oğlu Kasım vefat etmişti. Efendimiz (ASM) kızı hakkında şöyle diyecektir: “Bu benim en hayırlı kızımdır. Benim uğrumda nice sıkıntılar çekmiştir.”(Ed-Dımaşkî, Subul el-Hudâ ve’r-reşâd fî sireti Hayri’l-İbâd, c. XI, s. 43)

Zeyneb, teyzesi Hale bint Hüveylid’in oğlu Ebü’l-As İbni Rebi ile İslamiyetten önce evlenmiştir. Ebü’l-As İbni Nebi herkesin güvenini, kazanmış, kimsenin hakkını üzerine geçirmeyen dürüst bir tüccardı. Mekke’nin zenginlerinden olup, kendisine emanet bırakılacak kadar emin bir kimseydi. Şam ve Yemen taraflarına ticarete giderdi. Mekke’de Efendimiz(ASM) gibi “el-Emin” olarak bilinirdi.

İslamiyetin ilk günlerinde bir gün baba evine gelen Zeyneb, annesine babasının durumundaki değikliği fark ettiğini söyleyerek, ” Anne ne var? Babamın halinden bir farklılık seziyorum” der. Bunun üzerine Hz. Hatice Validemiz melek Cebrail’in, Allah tarafından gönderilip, babasının Peygamber olarak vazifelendirildiğini ve Peygamber olarak O’na iman ettiğini söyledi. Zeyneb’te, ”sizin iman ettiğinize ben de inanır ve iman ederim.” diyerek annesi ile birlikte kelime-i şehadet getirerek müslüman oldu.

O sırada kocası, Ebü-l-As ticaret için Mekke dışındaydı. Ebü’l-As seferden dönüp Mekke’ye gelince yeni din ve Hz. Muhammed (ASM)ın da Peygamber olduğunu duydu. Evine gelir gelmez önce hanımı Zeynep’e: “Baban Peygamber olmuş öyle mi?” diye sordu. O da: “Evet! Teyze oğlu, duyduğun doğru. Ben de Müslüman oldum.” dedi ve “Vallahi sen de biliyorsun ki, babam güvenilir ve dürüst bir kimsedir. Onun doğruluğunu Mekke’de tasdik etmeyen var mı? Ebubekir, Ali, Zeyd de Müslüman oldular. Ayrıca senin akrabalarından Osman ve Zübeyr de Müslüman oldu. Ey benim sevgili efendim, ben inandım, sen de inanır mısın?” dedi.

Ebü’l-As sevgili eşine şöyle baktı: “Vallahi baban bana göre “Muhammedü’l-Emin”dir. O şaka bile olsa yalan-yanlış şeyler konuşmaz. Ancak ben, şimdilik atalarımın dinini terketmek istemiyorum” dedi. Ebü’l-As, bu sözlerle Zeyneb’in müslüman olması yönündeki teklifini kabul etmedi, O’na da dini inancına karışmıyacağını söyledi. Müşriklerin, Zeyneb’i boşaması için kendisine yaptıkları vaad ve baskılarına karşı ise eşini boşamayacağını ilan etti.

Peygamber Efendimiz(ASM) Medine’ye hicret edince Zeyneb kocası izin vermediği için Mekke’de kaldı. Hicretten bir sene sonra yapılan Bedir Savaşında Ebü’l-As müşrik safında yer aldı ve esir düştü. Savaş sonrası gelen vahiyle esirler fidye karşılığında serbest bırakılacaktı. Ebü’l-As Mekke’de bulunan hanımı Zeyneb’e haber gönderdi. O da kocası için bir miktar mal ve annesinin evlenirken kendisine hediye ettiği gerdanlığı yolladı. Gerdanlık Ebü’l-As’ın fidyesi olarak Efendimiz(ASM)ın eline gelince duygulandı, mahzunlaştı, ashabına dönüp:” Eğer uygun görürseniz bu gerdanlığı geri verelim,zira bu Hatice’nin hatırasıdır.”buyurdu. Gerdanlık ile birlikte Zeyneb’in gönderdiği mal da O’na iade edildi. Ebü’l-As, Mekke’ye varınca Zeyneb’i Medine’ye göndermek şartıyla serbest bırakıldı.

Mekke’ye dönen, Ebü’l-As Zeyneb’in Medine’ye hicretine izin verdi. Zeyneb kocasının kardeşi Kinane ile Medine’ye doğru yola çıktı. Kureyşlilerden bazıları Zeyneb’in yola çıktığını duyunca peşlerine düştüler.İçlerinden Hebbar,Zeyneb’in devesini mızrağıyla ürkütünce, Zeyneb bir kayanın üstüne düştü kaburga kemiği kırıldı ve karnındaki çocuğunu düşürdü. Bu olaydan sonra gece vakti yola çıkan Kinane, Zeyneb’i Zeyd bin Harise’ye teslim etti. Kocası müslüman olmadığı için Hicretin Altıncı yılı sonuna kadar Zeyneb Medine de kocası ise Mekke de yaşadı.

Ebü’l-As, Kureyşlilerin kendisine teslim ettiği mallarla Suriye’den dönerken Zeyd bin Harise komutasındaki birlik onu yakaladı ve mallarına el koydu. Bir fırsatı bulan Ebü’l-As kaçarak Medine’ye geldi. Zeyneb’i bularak ondan eman verilmesini ve emanet malların teslimini istedi. Zeyneb, O’na eman verdi. Ebü’l-As, kendisine emanet edilen mallarla, Mekke’ye döndü. Malları sahiplerine teslim etti. Ardından da Mekke’lilere İslamiyeti kabul ettiğini bildirerek,” Daha önce İslamiyeti seçtiğimi açıklamamam, sizin mallarınıza el koyacağım zannına kapılmamanız içindi” dedi.

Ebü’l-As, hicretin Yedinci yılı Muharrem ayında Medine’ye hicret etti. Peygamber Efendimiz(ASM) da onların daha önceki nikahları dolayısıyla evliliklerinin devamına izin verdi.

Hz. Zeyneb,otuzlu yaşlarda Medine’de vefat etmiştir. Peygamber Efendimiz, hanımları Sevde ve Ümmü Seleme ile Sahabilerden Ümmü Atiyye ve Ümmü Eymen’e cenazenin nasıl yıkanacağını tarif etti ve izar’ını vererek kızının vücuduna kefen olarak sarılmasını istemiştir. Peygamber Efendimiz (ASM)ın kıldırdığı cenaze namazını sonrası Hz. Zeyneb, Baki mezarlığına defnedilmiştir. Allah, O’ndan razı olsun. (TDV İslam Ansiklopedisi ve Altınoluk Ağustos 2001 yılı dergisinden derlenmiştir.)

0 cevaplar

Cevapla

Want to join the discussion?
Feel free to contribute!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.