AFYONLU AHMED HANCIOĞLU

Afyon’lu olan Ahmed Hancıoğlu, Üstad Bediüzzaman Hazretlerini Afyon Mahkemesi dolayısıyla Afyon Cezaevinde tanımıştır. O dönemde Afyon Halinde dükkanı olan Ahmed Hancıoğlu, Üstad Bediüzzaman Hazretlerinin ihtiyaçlarını yerine getirip, dışardan yardım etmiştir. Hapishaneden kendisine gelen listede ki, ihtiyaçları karşılamıştır.

Ahmed Hancıoğlu, Üstad Hazretleri ile karşılaşmasını ise şöyle dile getirir:

”Afyon halinde bir dükkanım vardı. Daha önceleri Bediüzzaman Hazretlerini duymamıştım. Eğer bu zat ise bana görünmesi lazım diye içimden geçiriyordum. Üstad Hazretlerine yardım ettiğim günlerde kendilerini göremedim.

Birgün hapishaneye gittim. Revirde kalıyordu. Pencerede birisi göründü. ”Bu olsa olsa Üstad’dır” dedim. Sarık ve cüppesi vardı. Elimi gögsüme götürerek selam verdim. O da başıyla selamımı aldı. Ben devamlı hapishaneden bize gelen ihtiyaç listesini hazırlar ve onlara götürürdüm.

Bir zaman sonra hapisten çıktılar.Evim de onları misafir etmek için oda hazırlamıştım. Üstad Hazretleri Ahmet Hocanın evinde kaldı. Bir sabah dükkanımı açtım, tanımadığım bir zat selam vererek içeri girdi. Kastamonu Küre’den gelmiş, ”Üstad çıkmış” dedi. Bana kaldığı yeri sordu. Ona Ahmet Hocanın evini tarif ettim. Arkasından ben de gittim. Zübeyr Ağabey kapıda karşıladı. İçeri buyur etti. Yukarı çıktık. Üç kişiyiz.
Üstad, o zata sordu.”Sen kimsin?”. ”Efendim, ben Hafız Emin’im” dedi. Üstad, ”Hoş geldin kardaşım!” dedi.

Daha sonra Zübeyr Ağabey,”Efendim, işte Hancı Ahmet budur.” diye beni gösterdi. Üstad, bana döndü:

”Kardaşım, hoş geldin. Senin yaptığın yardımlar bana yirmi senelik hizmet yerine geçti.”dedi.

Üstad’ın yanından ayrıldım, dükkanıma geldim.”

Ahmed Hancıoğlu, yine birgün dükkanında bulunurken tanımadığı bir adam gelir, kendisinde Üstad Hazretlerine götürmesini ister. Beraberce Üstad Hazretlerine giderler. Ahmed, Üstad’a sorar,”Efendim! Bu meydan dinsizlerin elinde ne zamana kadar kalacak?”

Üstad, gülümseyerek, ”Oğlum, bu sualin cevabı verilmez”der.

Üsta’ın yanında fazla kalamıyorduk. Bizlere hep nasihat eder, Risale-i Nur’ları okumamızı tavsiye ederdi.(Derleme,N.Şahiner, Son Şahitler)

Üstad Bediüzzaman Hazretleri, yirmi ayını Afyon Hapishanesinde tamamlar, 20 Eylül sabahı güneş doğmadan polisler nezaretinde tahliye edilir. Zübeyr ve Ziya Ağabey’in beraber kaldıkları eve getirilir. Zübeyr Ağabey, 19 Eylül 1949 da Konya’dan gelen Ziya Nur ve bir diğer talebe ile birlikte bir gün sonra tahliye olacak olan Üstad Hazretlerinin eşyalarını eve taşırlar.

O evde Üstad Hazretleri on gün kalır. Temyizin bozması üzerine 30 Eylül’de yeniden Afyon Mahkemesi vardır. On gün boyunca Üstad’ın kapısında bir polis bekler. Üstad Hazretleri kimseyi ziyarete kabul etmez. Afyon’dan sadece Ahmed Hancıoğlu ziyarete gelir. Üstad Hazretleri onu Afyon namına kabul eder.

0 cevaplar

Cevapla

Want to join the discussion?
Feel free to contribute!

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir