Cevşen, Farsça zırh anlamında bir kelimedir. Ehl-i Beyt kaynaklarından Musa Kazım, Cafer-i Sadık, Muhammed Bakır, Zeynelabidin, Hz. Hüseyin(RA) ve Hz. Ali (RA) tarıkıyla Peygamberimizden (ASM) Cevşen-ül Kebir adı ile rivayet edilmiştir.[DİV. İslam Ansiklopedisi]

Cevşen her bölümü Allah’ın isminden on tanesini ihtiva eden 100 bölümden ibaret uzun bir duadır. Her kırk ismin başında “Allahım bu isimlerin hürmetine Senden istiyorum.” ifadesi vardır. Sonunda da “Seni her türlü noksan sıfatlardan tenzih ederim El-Aman El-Aman, bize eman ver, bizi dünyanın afetlerinden ve cehennem azabından koru!” diye Allah’a sığınılır.

Ehl-i Sünnet Müslümanları arasında Cevşenü’l-Kebir ilk defa Ahmed Ziyaeddin Gümüşhanevi Hazretlerinin, “Mecmuatu’l-Ahzab” adlı eserinin üçüncü cildinde yeralmıştır.

Mecmuatu’l-Ahzab’da anlatıldığına göre Uhud Savaşında, Hz. Peygamber (ASM) muharebenin kızıştığı ve üzerindeki zırhın, kendisini fazlasıyla sıktığı bir sırada, ellerini açarak Allah’a dua etti. Bunun üzerine Cebrail(AS) gelerek,

“ Ya Resulullah, Allah Sana selam ediyor. Zırhı çıkarsın ve bu duayı okusun! Bu duayı okur ve üzerinde taşırsa zırhtan daha büyük tesiri olur.” dedi.

Her zaman ümmetini düşünen Peygamberimiz(ASM) “Bu duanın tesiri yalnız bana mı mahsus, yoksa ümmetime de şamil mi?” diye sordu. Cebrail, “Ya Resulullah! Bu dua Cenab-ı Allah’ın sana ve ümmetine bir hediyesidir. Bunun sevabını da Allah’tan başkası takdir edemez.”buyurdu. [Mecmuatu’l-Ahzab, 3:231.]

Cebrail’in, getirdiği bu dua ile Peygamberimiz(ASM) zırhı çıkardı ve bu duayı kalbinde yazılı buldu ve okudu. Daha sonra Hz. Ali’ye(RA) yazdırdı. Cevşenü’l-Kebir’in, Süleymaniye Kütüphanesinde ne zaman yazıldığı ve kim tarafından yazıldığı bilinmeyen bir nüshası vardır. [Süleymaniye Kütüphanesi, “Mecmuatu’r-Resail” içinde “El-Cevşenu’l-Kebir, nr,1986/4,vr, 62a -77b.]

Günümüz insanına ise Cevşenü’l-Kebir’i, Üstad Bediüzzaman Hazretleri tavsiye etmiştir. Hergün, bir veya bazan üç defa tamamını okuyan Üstad Bediüzzaman Hazretleri, “Bu duanın feyziyle münafık düşmanlarımın maddi, manevi zehirlerine karşı muhafaza olunuyorum.” diyerek talebelerinin de okumasını istemiştir.

0 cevaplar

Cevapla

Want to join the discussion?
Feel free to contribute!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.