Girdi yapan Nurköy

SÜVARİLERİN EN HAYIRLISI EBU KATADE(RA)

Haris bin Rebi, Ebu Katade künyesi ile tanınmış Medine’li sahabi olup Faris-i Rasulullah, Rasulullah’ın süvarisi lakabıyla meşhur olmuştur. Medine’nin Hazrec kabilesinin Beni Seleme koluna mensuptur. Babası Rebi bin Beldehe, annesi Kebşe binti Mazhar, hanımı sahabi Sülafe binti Berra’dır. İkinci Akabe biatından sonra müslüman olmuştur. Bedir Gazvesinden sonra bütün gazvelere katılmış, cesaret ve kahramanlığını Gabe Zü […]

AKIL, KALB, RUH, ŞUUR

ON İKİNCİ SURET Gel, şimdi döneceğiz. Şu cemaatlerin reisleriyle ve zabitleriyle görüşeceğiz ve teçhizatlarına bakacağız ki, o teçhizat yalnız o meydandaki kısa bir müddet içinde geçinmek için mi verilmiştir? Yahut başka yerde uzun bir saadet hayatı tahsil etmek için mi verilmiştir? Görelim. Herkese ve her teçhizata bakamayız. Fakat nümune için şu zabitin cüzdan ve defterine […]

ZAHMET VE ZORLUKLA YAPILAN ŞEYLER

”Bir şeydeki, meşakkat alamet-i makbuliyettir” denilerek ne anlatılmaktadır? Arapça bir kelime olan meşakkat, zorluk, sıkıntı, çile, büyük güçlük anlamlarına gelir. Ayrıca bir işi yaparken karşılaşılan sıkıntılar, zorluklar ile ilgili kullanılan bir terimdir. Keza bir işin veya gayretin çok yorucu, zahmetli olduğu anlatılır. Bir hedefe ulaşmak için çekilen sıkıtılar dile getirilir. Alamet-i makbuliyet ise, bir işin […]

GÜZEL ÇİÇEKLER VE CENNET MEYVELERİ

بِاسْمِهِ سُبْحَانَهُ وَاِنْ مِنْ شَىْءٍ اِلاَّ يُسَبِّحُ بِحَمْدِهِ اَلسَّلاَمُ عَلَيْكُمْ وَرَحْمَةُ اللّٰهِ وَبَرَكَاتُهُ بِعَدَدِ كَلِمَاتِ الْقُرْاٰنِ وَحُرُوفَاتِهَا Aziz, sıddık, mübarek kardeşlerim ve hizmet-i Kur’âniyede kuvvetli, faal, sebatkâr arkadaşlarım; Bugünlerde benimle altı adam, başta Marangoz Ahmed, âhirinde ben, mânevî ihtara binaen birer meseleye medar olmuşuz. Birincisi: Faal, cidden çalışkan, Risale-i Nur ve medrese-i Nuriye talebelerinden Marangoz […]

,

EN ÇOK HADİS RİVAYET EDEN SAHABİ EBU HÜREYRE(RA)

Yemenli olan Ebu Hüreyre, Ezd kabilesinin Devs koluna mensup olup kedi yavruları ile haşır neşir olduğu için kendisine kedi babası anlamına gelen ”Ebu Hüreyre” lakabı ile tanınmıştır. Asıl ismi kaynaklarda farklı şekillerde geçmektedir. İslamiyeti kabul ettiği zaman Rasulullah onun adını Abdullah veya Abdurrahman olarak değiştirmiştir. Hicretten iki yıl önce Mekke’ye gelip İslamiyeti kabul eden Tufeyl […]

,

ANNEYE ALTI DA BİR HİSSE

ÜÇÜNCÜ MESELE: Şu iki mesele, Yirmi Beşinci Sözün, i’câz-ı Kur’ân’a karşı medeniyetin aczini gösteren misallerinden bir kısmıdır. Kur’ân’a muhalif olan hukuk-u medeniyetin ne kadar haksız olduğunu ispat eden binler misallerinden iki misal:فَلِلذَّكَرِ مِثْلُ حَظِّ اْلاُنْثَيَيْنِ “Erkeğe iki kız hissesi vardır.” Nisa Sûresi, 176 ncı ayeti) olan hükm-ü Kur’ânî, mahz-ı adalet olduğu gibi, ayn-ı merhamettir. Evet, […]

İNEBOLULU RECEP UYSAL

Recep Uysal, 1933 yılında Kastamonu’ya bağlı İnebolu’da dünyaya gelmiştir. Terzi olarak esnaflığa başlayan Recep Uysal daha konfeksiyonculuk yapmıştır. Recep Uysal, Risale-i Nur’ları İnebolu’da tanımış, Ahmed Nazif Çelebi’nin evinde yapılan derslere katılıp, çay içmişti. O yıllarda Ahmed Nazif Çelebi’nin evinde ki, mescitte Ramazan Aylarında teravih namazı kılınır, ders yapılıp, çay içilir ve Çelebi Ağabey, misafirlerine lokum […]

,

UHUD GAZVESİ

Peygamber Efendimiz (ASM)ın Medine’ye gelişinin üçüncü yılında Uhud Dağı civarında müşriklerle yapılan savaşa verilen isim Uhud Gazvesi’dir. Uhud Dağı Medine’nin kuzeyinde Mescid-i Nebevi’ye yaklaşık 5 kilometre mesafededir. Bölgedeki tek başına olan dağdır. Yüksekliği 720 metredir. Bitki örtüsü son derece azdır. Hz. Peygamber,”Uhud bizi sever, biz de Uhud’u severiz.” Bir keresinde, Resul-i Ekrem, Hz. Ebu Bekir, […]

,

GÜZEL VE İMANİ VEFAT

Aziz, sıddık kardeşlerim; Evvelâ: Bir iki hafta Hüsrev’in kalemiyle mektubunu almadığımdan; ve Konya’ya gönderdiğim mecmuaların cevabı gelmediğinden; ve bir Vekil-i Dahiliye başta olarak, düşmanlarımız, anarşistlerle beraber beni emsalsiz tazyiklerinden; ve buradaki münafıklar bazı safdil dostlarımızdan hem Eskişehir’e, hem Konya’ya kitaplar gönderdiğimi ve Asâ-yı Mûsâ mecmualarını aldığımı haber almalarından endişeler ederken, birden hiç emsâli görülmemiş bir […]

,

CÜLEYBİB (RA)

Medine’li olan Cüleybib ensardandı. Fakir ve kimsesiz biriydi. Soyu sopu ailesi hakkında herhangi bir bilgi yoktu. Mescidde yatar, hep Rabbini zikreder, tüm namazlarda ilk safı ve gazvelerde hep önde olmayı isterdi. Bekar olan Cüleybib’e bir gün Peygamberimiz onun evlenmek isteyip istemediğini sordu. Cüleybib evlenmek istese de onunla kimsenin evlenmeyeceğini söyledi. Rasulullah ise onu evlendirmek istiyordu. […]