Girdi yapan Nurköy

ABDULLAH BİN MAZ’UN (RA)

Kureyş kabilesinin Beni Cumah koluna mensup olan Abdullah Bin Maz’un Peygamber Efendimiz(ASM)ın halkı gizlice İslama davet ettiği dönemde müslüman olmuştur. Kardeşleri Osman bin Maz’un, Kudame Abdullah ile birlikte müşriklerin büyük eza ve işkencelerine maruz kalmışlardır. Abdullah Bin Maz’un, Müslüman olmakla,müşriklerin tepki­lerini, kendisine karşı takınacakları tavrı da hesaba katmıştı. O dönem de müşrikler, Müslümanların az olmalarını […]

HAYATA İMANLA BAKIŞ

Üçüncü mesele Hayatımın Hâlıkıma bakan fıtrî vazifelerine ve mânevî faidelerine baktım. Gördüm ki hayatım, hayatın Hâlıkına üç cihetle âyinedarlık ediyor: Birinci vecih: Hayatım, acz ve zaafıyla ve fakr ve ihtiyacıyla Hâlık-ı hayatın kudret ve kuvvetine ve gınâ ve rahmetine âyinedarlık eder. Evet, nasıl ki açlık derecesiyle yemeğin lezzet dereceleri ve karanlığın mertebeleriyle ışık mertebeleri ve […]

EMİRDAĞLI TERZİ SADIK

Üstad Bediüzzaman Hazretlerinin Emirdağ Talebeleri arasında yeralan Sadık Kalender, 1912 yılında Emirdağ’ın Kacerli Mahallesinde dünyaya gelmiştir. Emirdağ eşrafından olan Sadık Kalender mesleği terzilik olduğu için Terzi Sadık ismi ile tanınmıştır. Emirdağ’da sadık, dost ve talebe olarak Üstad Bediüzzaman Hazretlerinin yanında yeralan Terzi Sadık, o yıllarda Demokrat Partili kişiliği ile tanınmıştır. Emirdağ Lahikasında yeralan bazı mektupların […]

BEKARLIK BÎKÂRLARIN KÂRIDIR

”Evlenme” konusunda Bediüzzaman Said Nursi Hazretlerinin, ”Bekârlık bikârların kârıdır” sözünden ne anlamalıyız? Üstad Bediüzzaman Said Nursî Hazretleri, “evlenme” konusunda şöyle der; “Evlenmeli. Bekârlık bîkârların kârıdır. Bâkire, iki sülüs kadın, bir sülüs erkektir. Bekâr, iki sülüs erkek, bir sülüs çocuktur. İzdivac, tasfiye tezhib eder.”(Bediüzzaman Said Nursî, Sünuhat Tulûat İşârât) Üstad Bediüzzaman Hazretleri, söze “Evlenmeli” diye başlar. […]

BİR SAAT TEFEKKÜR

Üçüncü mesele: Geçen üç sene evvel Ramazan’da telif edilen ve yine bu sene Ramazan’da serbest intişar eden Âyetü’l-Kübrâ’nın bir hülâsası olan Hizb-i Nuriyeyi okudum. Fakat bir saatten fazla çekerdi. Birden o hülâsanın da bir hülâsası, on veya onbeş dakika aynı Ramazan’da tezahür etti. Onu okuduğum zaman, bütün Âyetü’l-Kübrâ’yı okuyorum gibi bir inkişafat-ı imaniye ve  “Bir […]

,

ÜMMÜ KÜLSUM BİNT SÜHEYL (R.ANHA)

Kureyş’in Abdulmenaf oğulları koluna mensup olan Ümmü Külsum bint Süheyl, Mekke’de İslamiyetin ilk yıllarında müslüman olan hanım sahabilerdendir. Kocası Ebu Sebre ile birlikte Peygamber Efendimize giderek, biat edip iman davetini kabul etmişlerdir. Babası Süheyl bin Amr, İslamiyete karşı olup müslümanlara düşmanca davranıp onlara hertürlü eziyet ve işkence ediyordu. Bu işkencelerin karşısında dimdik duran Ümmü Külsum […]

,

İMANIN SABAH AYDINLIĞI

BEŞİNCİ VECİH Mesâil-i imâniyede şüphe suretinde gelen vesvesedir. Biçare vesveseli adam, bazan tahayyülü taakkul ile iltibas eder. Yani, hayale gelen bir şüpheyi, akla girmiş bir şüphe tevehhüm edip, itikadına halel gelmiş zanneder. Hem bazan tevehhüm ettiği bir şüpheyi, imana zarar veren bir şek zanneder. Hem bazan tasavvur ettiği bir şüpheyi, tasdik-i aklîye girmiş bir şüphe […]

,

İNEBOLU FEDAKARLARINDAN ZİYA DİLEK

İnebolu Nur talebeleri arasında yeralan Ziya Dilek 1901 yılında İnebolu’nun Karaca Mahallesinde dünyaya gelir. Eşraf ve memur kesiminden olup ilim ve irfan sahibidir. Rüştiye mezunu olan Ziya Dilek, etrafında kibar, beyefendi, abid bir zat olarak bilinir. 1930 lu yıllarda Ziya, birkaç arkadaşı ile biraraya gelir dini kitaplar okurlar. O günlerde Ezan ve Kur’an yasaklanmış, tekke, […]

,

ZÜBEYR AĞABEY’DEN GELEN ÇÖZÜM

Zübeyir Ağabey’i tanıyan hemen herkesin hayatına çok önemli etkileri olmuştur. O’nun en büyük özelliği birine ders vermek istediği zaman o konuyu sohbetin içine gizlerdi. Bu konuda Hekimoğlu İsmail Ağabeyin, hanımı ile aile içerisindeki ufak bir münakaşalarına Zübeyr Ağabey bakın nasıl yaklaşmış. Aile hayatımızda bizlerin de istifade edebileceğimiz bu konuyu sizlerin dikkatine sunuyoruz: “Bir gün hanımla […]

,

BİRİSİNİ ELDE EDERSE

اَلسَّلاَمُ عَلَيْكُمْ وَرَحْمَةُ اللهِ وَبَرَكَاتُهُ بِعَدَدِ حُرُوفَاتِ الْقُرْاٰنِ Aziz kardeşlerim ve sıddık arkadaşlarım; Var olunuz, bahtiyar olunuz. Sizin pek ciddî sa’y ü gayretiniz hem burada, hem başka yerlerde şevk ve gayreti uyandırıyor. Cenâb-ı Hakka hadsiz şükür olsun ki, gittikçe Risale-i Nur’un fütuhatı ziyadeleşiyor. Ehl-i iman yaralarını hissedip ilâçlarını ondan buluyorlar. Hâfız Ali’nin mektubunda yazdığı iki […]