Girdi yapan Nurköy

ŞAİR DIRAR BİN HATTAB BİN MİRDAS(RA)

Dırar bin Hattab bin Mirdas el-Kureyşi Mekke’de doğmuştur. Babası Hattab bin Mirdas bin Kesir, annesi Hind binti Malik el-Fihri’dir. Babası, Kureyş kabilesinin Beni Fihr kolunun reisidir. Kureyş’in en iyi şairleri arasında yeralmıştır. İslamiyetten önce meydana gelen Ficar Savaşında Beni Fihr’in bayraktarlığını yapan Dırar bin Hattab, Uhud ve Hendek’te müşrik olarak müslümanlara karşı savaşır. Mekke Fethinde […]

HAYAL NİMETİNİ DOĞRU KULLANMAK

BİRİNCİ MEBHAS: اِنَّ كَيْدَ الشَّيْطاَنِ كَانَ ضَعِيفًا “Muhakkak ki şeytanın hilesi pek zayıftır.” Nisa Suresi, 76 nci ayeti) Ey sû-i vesveseden meyus nefsim! Tedâi-yi hayalât, tahattur-u faraziyat, bir nevi irtisam-ı gayr-ı ihtiyarîdir. İrtisam ise, eğer hayırdan ve nuraniyetten olsa, hakikatin hükmü bir derece suretine ve misaline geçer: güneşin ziyası ve harareti, âyinedeki misaline geçtiği gibi. […]

AFYONLU AHMED HANCIOĞLU

Afyon’lu olan Ahmed Hancıoğlu, Üstad Bediüzzaman Hazretlerini Afyon Mahkemesi dolayısıyla Afyon Cezaevinde tanımıştır. O dönemde Afyon Halinde dükkanı olan Ahmed Hancıoğlu, Üstad Bediüzzaman Hazretlerinin ihtiyaçlarını yerine getirip, dışardan yardım etmiştir. Hapishaneden kendisine gelen listede ki, ihtiyaçları karşılamıştır. Ahmed Hancıoğlu, Üstad Hazretleri ile karşılaşmasını ise şöyle dile getirir: ”Afyon halinde bir dükkanım vardı. Daha önceleri Bediüzzaman […]

İMKAN-I ZATİ, İMKAN-I ZİHNİ

İmkan-ı zati, imkan-ı zihni, imkan-ı akli ne demektir? İmkan, sözlük manası olarak bir işin kolayca yapılabilmesi ve o işin gerçekleşmesi için önünde bir engel bulunmaması anlamına gelir. İmkan, var veya yok olması düşünülebilen şey manasına da gelir. İmkan-ı zati, bir şeyi var veya yok saymanın akla aykırı olmaması durumudur. Bir şeyin aslında mümkün olması demektir. […]

BEN ADAM OLAMIYORUM

”Üçüncü adam ve meselesi: Bizlerle pek çok alâkadar bir zât, çok defa dehşetli şekvâ ediyor ki: “Ben adam olamıyorum, gittikçe fenalaşıyorum, mânevî hizmetlerimin neticelerini göremiyorum” diye medet istiyor. Ona yazıyoruz ki: “Bu dünya darü’l-hizmettir; ücret almak yeri değildir. A’mâl-i sâlihanın ücretleri, meyveleri, nurları berzahta, âhirettedir. O bâki meyveleri bu dünyaya çekmek ve bu dünyada onları […]

MEKKELİ ŞAİR ABDULLAH BİN ZİBA’RA (RA)

Mekke’li olan Abdullah bin Ziba’ra’nın künyesi Ebu Sa’d’dır. Babası Ziba’ra bin Kays, annesi Atike bint Abdullah bin Amr. Kureyş kabilesinin Sehm boyundandır. Cahiliye döneminin en büyük şairlerinden olan Abdullah, Fil Vakası’nı anlatan şiiri ile meşhurdur. Müslüman oluncaya kadar İslam ve Hz. Peygamber aleyhinde düşmanlık şiirleri söylemiş, savaşlarda şiirini kullanmıştır. Uhud Savaşı öncesi Kureyş’e destek olmak […]

HAYALEN ZENGİN OLMAK

ALTINCI İŞARET Şeytanın en tehlikeli bir desisesi şudur ki: Bazı hassas ve sâfi-kalb insanlara, tahayyül-ü küfrîyi tasdik-i küfürle iltibas ettiriyor. Tasavvur-u dalâleti, dalâletin tasdiki suretinde gösteriyor. Ve mukaddes zatlar ve münezzeh şeyler hakkında gayet çirkin hatıraları hayaline gösteriyor. Ve imkân-ı zâtîyi imkân-ı aklî şeklinde gösterip, imandaki yakînine münâfi bir şek tarzını veriyor. Ve o vakit […]

FETVA VEREN SAHABELER

Hz. Peygamber döneminde fetva vermekle meşhur olan sahabeler kimlerdir? Bilindiği gibi, fetva sözlükte ”bir olayın hükmünü açıklayan veya hükmünü koyan, güçlükleri çözen cevaba” verilen isimdir. Fıkıhta ise, ”fakih, fetva verecek kadar ilmi olan kişinin, bir kişinin sorulan fıkhi bir meseleye yazılı veya sözlü verdiği cevap, ortaya koyduğu hüküm”dür. Eski dönemlerde bu kişiye ”imam” ismi verilirken, […]

ELİM SIKINTILARIN SEBEBİ

Aziz, sıddık kardeşlerim; Evvelâ: Medrese-i Nuriyenin eski mâsumlarından Ahmed’in bu güzel ve hâlis fıkrasını umum Sava mâsumlarının ve kahramanlarının namına Lâhikaya yazdık. Mâşaallah, Hacı Hafız Mehmed’in tam ona benzer bir kıymetli hafidi olduğunu gösterdi. Saniyen: Safranbolu’da Nur’un ehemmiyetli şakirtlerinden Hıfzı’nın iki mâsum mahdumları biri on, biri de sekiz yaşlarında Asâ-yı Mûsâ mecmuasını yazdıkları ve bitmek […]

,

YEMENLİ EBU MUSA EL-EŞ’ARİ (RA)

Yemen’in Zebid şehrinde yaşayan Eş’ar kabilesine mensup olan Ebu Musa el-Eş’ari, Ebu Musa künyesiyle meşhur olmuştur. Asıl ismi Abdullah bin Kays’tır. Annesi Zabye binti Vehb, babası Kays el-Eş’ari’dir. Rasulullah’ın insanları İslam’a davet ettiği Yemen’de duyulur. Ebu Musa, iki ağabeyi ile birlikte elli iki kişilik bir heyet ile Mekke’ye doğru yola çıkar. Ebu Musa, İslam’ı kabul […]