Girdi yapan Nurköy

ISPARTA KAHRAMANLARI İLE OMUZ OMUZA

Aziz, sıddık kardeşlerim ve ebed ve Hak yolunda hakikatli arkadaşlarım; Kastamonu efelerinden ve Nurun kahramanlarından ve Safranbolu fedakârlarından size oradan buraya gelen hususî mektuplarına hususî cevap vermeye müstehak ve lâyıktırlar. Fakat halim, vaktim müsaade etmediğinden, vasıtanızla bir kısa cevap verdiğime gücenmesinler. Evvelâ: Hilmi, İhsan, Emin’in, Taşköprülü Sadık’ın mektupları beni çok mesrur eyledi. Hakikaten bu kardeşlerimiz, […]

ENSAR’DAN İKİ KILIÇLI EBU DÜCANE (RA)

Ashab-ı Kiram’ın ensarlarından olan Semmah bin Hareşe, Ebu Dücane lakabı ile tanınmıştır. Medine’nin Hazrec kabilesinden olup, hicretten önce müslüman olmuştur. Ebu Dücane, Rasullah’ın katıldığı bütün gazvelere katılmış, canını İslam dini ve Rasulullah için hiçe saymış cesur, kahraman bir zattır. Bedir, Uhud, Hendek, Beni Nadir, Beni Kureyza, Mekke’nin fethi ve diğer gazalara iştirak etmiştir. Cesur bir […]

İLMİ İLAHİNİN ÜNVANLARI

BİRİNCİSİ: Otuzuncu Sözün İkinci Maksadının, tahavvülât-ı zerrat tarifine dair olan uzun cümlesinin haşiyesidir. Kur’ân-ı Hakîmde İmam-ı Mübin ve Kitab-ı Mübin mükerrer yerlerde zikredilmiştir. Ehl-i tefsir “İkisi birdir”; bir kısmı “Ayrı ayrıdır” demişler. Hakikatlerine dair beyanatları muhteliftir. Hülâsa, “İlm-i İlâhînin ünvanlarıdır” demişler. Fakat Kur’ân’ın feyziyle şöyle kanaatim gelmiş ki: İmam-ı Mübin, ilim ve emr-i İlâhînin bir […]

MANİSALI MEHMED AKİF USANMAZ

Mehmed Akif Usanmaz, 1926 yılında Manisa’da dünyaya gelmiştir. Babası Hüseyin Usanmaz, emekli harp maluludür. On beş yaşında askere giden Hüseyin Usanmaz, 1909 yılında 31 Mart vakasında Hareket Ordusunda bulunur. İstanbul’da Bediüzzaman Said Nursi Hazretleri ile tanışır. Üstad, ona bir kitap verir, bu kitapla Fas, Tunus, Cezayir, Trablusgarp’ta savaşmış ve Trablusgarp’ta İngilizlere esir düşmüş. İskenderiye’den bir […]

MAKAM SAHİBİ VELİ BİR ZAT

Üstad Bediüzzaman Hazretleri kendisine verilen makam ve mevkii neden kabul etmiyor? Üstad Bediüzzaman Hazretleri iman hakikatlerini neşre vazifeli olduğu için kendisine verilen, manevi makamları kabul etmiyor. Zira iman hizmeti gören bir şahıs makam ve velayeti isteyerek insanlara gösterse o zaman samimiyete ve ihlasa aykırı hareket etmiş olur. İman hizmeti yerine makam ve velayet gibi çekici […]

ÜSTAD’IN İMDADINA MANEN KOŞMUŞLAR

Ehl-i iman -bilhassa şimdiki Risale-i Nur’un zâkir ve muvahhid şakirtleri- öyle bir cadde ve minhâca girmişler ki, o cadde gayet müstakim, gayet nurlu, gayet sevimli. Bütün iki tarafı elmas, inci dükkânı… Bunların başında, nass-ı Kur’ân’dan gelen ve Kur’ân-ı Kerîmin ve Furkan-ı Hakîm’in âyât-ı beyyinatından intişar eden Risale-i Nur’un yüz yirmi parçasından beher parçası birer mürşid-i […]

EBU EYYÜP EL ENSARİ(RA)

Ebu Eyyüp künyesiyle tanınan Halid bin Zeyd, Medine’de Hazrec kabilesinin Neccaroğulları kolundandır. Babası Zeyd bin Küleyb annesi Hind(Zehra) binti Sa’d bin Kays’tır. Peygamber Efendimiz(ASM)ın hicretinden iki yıl önce hanımı Ümmü Eyyüp lakaplı Fatıma binti Kays’la birlikte müslüman olup, Medine’de İslamiyeti ilk kabul edenler arasında yer almıştır. İkinci Akabe biatında bulunan Ebu Eyyüp el Ensari, Rasulullah […]

ŞEYTANA KARŞI ZIRH TAKVADIR

İKİNCİ İŞARET Sual: Şerr-i mahz olan şeytanların icadı ve ehl-i imana taslitleri ve onların yüzünden çok insanlar küfre girip Cehenneme girmeleri, gayet müthiş ve çirkin görünüyor. Acaba Cemîl-i Alel’ıtlak ve Rahîm-i Mutlak ve Rahmân-ı Bilhakkın rahmet ve cemâli, bu hadsiz çirkinliğin ve dehşetli musibetin husulüne nasıl müsaade ediyor ve nasıl cevaz gösteriyor? Şu meseleyi çoklar […]

İZMİR’İN SAFFI EVVELLERİNDEN MUSTAFA BİRLİK

Mustafa Birlik, 1932 yılında Konya’nın Beyşehir ilçesine bağlı Eğiller köyünde dünyaya gelir. Babası İbrahim Bey, 1943 yılında İzmir’e gelir buraya yerleşir pazarcılık ve esnaflık yapmaya başlar. O yıllarda 11 yaşında olan Mustafa Birlik, okul çağını geçirdiği için okuma yazma öğrenemez, okuma yazmayı asker ocağında öğrenir. 1950 yılında askere giden Mustafa Birlik, 24 ay süren askerliğinin […]

KABİR ZİYARETİ VE MEZARLIĞA AYAKKABI İLE GİRMEK

Kabir ziyareti ve mezarlıkta ayakkabı ile yürünebilir mi? Kabir, arapçada ”ölünün gömüldüğü yer” anlamındadır. Türkçede ise kabrin karşılığı, ”ziyaret edilen yer” manasına mezar kelimesi kullanılmaktadır. Kur’an’da daha çok yeniden dirilişin anlatıldığı ayetlerde,”İnsanların kabirlerinden çıkarılacağını” beyan edilirken kullanılmıştır. Peygamber Efendimiz(ASM) ”Kabirleri ziyaret ediniz, bu size ahireti hatırlatır.” buyurmuştur. Kabir ziyareti insana ölümü ve ahireti hatırlatır, insanı […]