VAN’LI TALEBE MUZAFFER KÜÇÜKYILDIZ
Van’ın Erciş kazasından olan Muzaffer Küçükyıldız, uzun yıllar Van’da ikamet etmiş ve orada vefat etmiştir. 1957 yılında ilk defa Üstad Bediüzzaman Hazretlerini Isparta’da ziyarete gider.
Bir yaz mevsimi Isparta’ya gelen Muzaffer Küçükyıldız önce Rüştü Çakın Ağabey’in dükkanına gider. Oradan Ceylan Ağabey onu alır, Üstad’ın evini gösterir, eve gider, evden Bayram Ağabey çıkar, kendisine 20 dakika sonra gelmesini söyler. O gün üç defa eve gider, fakat görüşemez.
Ertesi günü tekrar Üstad’ın evine gider. Kapıda Zübeyr Ağabey’le karşılaşır, o da kendisine 20 dakika sonra gelmesini söyler. En sonunda kapıya açan bir Ağabey’e, ”Van’dan asrın müceddidini görmeye geldim.” der. Kapı açılır, kendisini, içeri alırlar.
Önce salona, salondan sağda ki, odaya alırlar. Biraz bekler Ceylan Ağabey,”Gel! Üstad seni çağırıyor.” der. Heyecan içinde odaya giren Küçükyıldız, hemen Üstad’ın elini öper. Üstad eliyle işaret ederek ”Otur”der, ”Seyyid Abdulvahab’ı tanır mısın? Nasıldır? Hasta mıdır? Sağ mıdır?” diye sorar. ”O ne hastadır, sağdır, ortadadır kurban! Halk Partisinden adaylığını koydu.” diye cevap veren Küçükyıldız’a, Üstad eliyle bir şey keser gibi sert bir biçim de”Neyse!” der.
Üstad, ondan sonra Erciş Müftüsünü, imamını bazı ağabey ve kardeşleri tanıyıp tanımadığı sorar. Tanıdığını söyleyen Muzaffer Küçükyıldız’a; ”Sungur!Sungur! MaşaAllah, MaşaAllah bu Muzaffer’dir.”der.
Ziyarete gelmeden önce içinden Üstad’ın yanında üç gün kalmayı geçiren Muzaffer’e Üstad,”Ben seni üç gün misafir edecektim, fakat ben hastayım, hemen sen memleketine git.” der. Yeniden Üstad Hazretlerini elini öpen Muzaffer memleketine döner.
Üstad Bediüzzaman Hazretlerini yeniden ziyaret etmek isteyen Muzaffer Küçükyıldız, Muradiyeli Kamil Acar’la birlikte yola çıkarlar ve Isparta’ya gelirler. Isparta’da otelci Nuri Benli ile karşılaşırlar. Nuri Benli,”Yine Hoca Efendi’yi ziyarete mi geldin?”der. Emirdağ’dan Isparta’ya gelen Üstad’ı arabanın içinde görür ve elini öper. Daha sonra Üstad’ı evinde ziyaret eden Muzaffer’e, Üstad,”Benim canlı mektubumsun. Muradiye’nin küçüğünden büyüğüne kadar hepsine selamımı söyle.”der.
Üstad, Muzaffer ve Kamil’e dualar eder.Kamil Ağabey’e hitaben: ”Size üç müjdem var.
Birincisi: Şiilerle Sünnilerin geçimsizliği halledildi, İkincisi: Almanya ve diğer bazı devletler Risale-i Nur’ları kendi lisanlarıyla okutacak,
Üçüncüsü: Van’da bir Üniversite yapılacak.”(Derleme,N.Şahiner Son Şahitler)
Muradiye’ye dönen Muzaffer Küçükyıldız, bir gün kahvede ayağa kalkar, bağırarak ”Bediüzzaman Hazretleri, Muradiyelilerin büyüğüne, küçüğüne hepsine selamı var.”der.




Cevapla
Want to join the discussion?Feel free to contribute!