ESKİŞEHİR MAHKEMESİNDE HALİL İBRAHİM VE MEHMED İNCE MÜDAFAASI

Muğla’nın ilçelerinden olan Milas’ın Hacı İlyas Mahallesinde oturan iki mahalle arkadaşı Halil İbrahim Çöllüoğlu ile Mehmed İnce Üstad Bediüzzaman Said Nursi ile birlikte önce Eskişehir Hapishanesine ardından da sekiz yıl sonra Denizli Medrese-i Yusufiyesine girmişlerdir.

1935 yılının Nisan Ayında elleri kelepçeli,119 insan askeri kamyonlara doldurulup Eskişehir Cezaevine getirilir. Davaları iman ve Kur’an. Bu insanlar içinde Halil İbrahim Çöllüoğlu ile mahalle arkadaşı Mehmed İnce’de bulunur.

Eskişehir Ağır Ceza Mahkemesinde yargılanan Üstad Bediüzzaman Said Nursi, Milaslı Halil İbrahim ile Mehmed İnce’yi mahkemede şöyle müdafaa eder;

”Hem ezcümle Milaslı Halil İbrahim. Bu adam altı-yedi sene evvel benim eski bir talebem vasıtasıyla bana karşı bir dostluk hissetmiş. Sonra bu üç-dört sene evvel kendi işi için Eğirdir’e gelip Barla’da beni gördü.

Hafız Bey ve Hacı Hüsnü gibi mebuslara verdiğim ve gösterdiğim risalelerimden bir-iki tanesini vermiştim.

Onuncu Söz ile beraber yedi sene evvel hanına gelen bir yolcudan almıştır. İşte bu adamın benim hakkında tespit edilmeyen suçumdan ona hakiki bir suç ifraz edip ve onun suçundan İnce Mehmed gibi bazı adamlara hisse çıkarmak, elbette Eskişehir Mahkemesi gibi kuvvetli hüsn-ü adaleti takip eden yüksek bir mahkeme bunu hoş görmez.”

Milas’ta buğday işleriyle uğraşan Mehmed İnce’yi de Üstad Bediüzzaman Hazretleri şöyle müdafaa eder;

”Benimle münasebeti Halil İbrahim’in güzel yazı ile yazılan bir mektubunun katibi kim ise, hattı hoşuma giderek gıyabi ona bir selam göndermiştim. Hatta bu tevkifhanede bir ay müddet gördüğüm halde kim olduğunu bilmedim. Münasebetimiz bu kadar. Dostane de selamlaşmadık.

Yalnız bu zat Halil İbrahim’e mahsus risalelerimi görmüş olabilir. Bu kadar az münasebetle çoluk ve çocuklarını perişan etmek ve üç aydır tevkifhanede sürünmek beni vicdanen çok muaazeb ediyor. Benim yüzümden böyle biçarelerin azap çekmesi bana çok ağır geliyor.

Mahkemenin adaletinden isteriz ki, böyleleri bir an evvel men-i muhakeme ile perişaniyetlerine hatime verilsin.”

 

0 cevaplar

Cevapla

Want to join the discussion?
Feel free to contribute!

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir