KÜFÜR VE DALALET

SEKİZİNCİ İŞARET

Sual: Sabık işaretlerde ispat ettiniz ki, dalâlet yolu kolay ve tahrip ve tecavüz olduğu için, çoklar o yola sülûk ediyorlar. Halbuki sair risalelerde kat’î delillerle ispat etmişsiniz ki, küfür ve dalâlet yolu o kadar müşkilâtlı ve suubetlidir ki, hiç kimse ona girmemek gerekti ve kabil-i sülûk değil. Ve iman ve hidayet yolu o kadar kolay ve zâhirdir ki, herkes ona girmeliydi.

Elcevap: Küfür ve dalâlet iki kısımdır. Bir kısmı, amelî ve fer’î olmakla beraber, iman hükümlerini nefyetmek ve inkâr etmektir ki, bu tarz dalâlet kolaydır. Hakkı kabul etmemektir; bir terktir, bir ademdir, bir adem-i kabuldür. İşte bu kısımdır ki, risalelerde kolay gösterilmiş.

İkinci kısım ise, amelî ve fer’î olmayıp, belki itikadî ve fikrî bir hükümdür. Yalnız imanın nefyini değil, belki imanın zıddına gidip bir yol açmaktır. Bu ise bâtılı kabuldür, hakkın aksini ispattır. Bu kısım, imanın yalnız nefyi ve nakîzi değil, imanın zıddıdır. Adem-i kabul değil ki kolay olsun. Belki kabul-ü ademdir. Ve o ademi ispat etmekle kabul edilebilir. El-ademü lâ yüsbetü (Yokluk ispat edilemez.” İbni Kayyim, es-Savâiku’l-Mürsele) kaidesiyle, ademin ispatı elbette kolay değildir.

İşte, sair risalelerde imtinâ derecesinde suubetli ve müşkilâtlı gösterilen küfür ve dalâlet bu kısımdır ki, zerre miktar şuuru bulunan, bu yola sâlik olmamak lâzımdır. Hem bu yol, risalelerde kat’î ispat edildiği gibi, o kadar dehşetli elemleri var ve boğucu karanlıkları var ki, zerre miktar aklı bulunan, o yola talip olmaz.”(Lem’alar)

Ameli, iş ve eylem kelimesinden türetilmiş, uygulamalı veya pratik anlamına gelirken, feri, birdenbire, düşünmeden fikir yürütmeden aniden yapılan iş manasınadır. Sırf inatla hakkı yok saymaktır. Fikir yürütmeden inkar ettikleri için işleri kolaydır.

Bu grub, ölümü ve ötesini düşünmeden yaşamayı zevk ve menfaatten başka herşeyi luzümsuz bulurlar, bunların küfrüne adem-i kabul denilir. Yani iman hakikatlerini düşünmeden yaşamak ve inkara sapmak, bu yol çoğu inkarcının gittiği yoldur.

Diğer bir grup ise iman hakikatlerini kabul etmemekle beraber inkar eder, aksini ispat etmeye çalışır, insanı kendi batıl dünyasına çekmeye çalışır, işte bunlar kabul-u adem ile adlandırılır. Yani yanlış bir yolu batılı dava etme halidir.

0 cevaplar

Cevapla

Want to join the discussion?
Feel free to contribute!

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir