HANIM TALEBE ZEHRA DÜLEK

Ödemiş’in Birgi Beldesinde 1912 yılında dünya’ya gelen Zehra Dülek, İzmir merkezi ve çevre il ve ilçelerde Risale-i Nur hizmetinde bulunmuştur.

Takva ve kemalat sahibi Zehra Hanım, vaktini Kur’an tilaveti, Risale-i Nur okumak ve tebliğ ile geçirirdi.Risale-i Nur’a canı gönülden bağlı olan Zehra Hanım, Üstad Bediüzzaman Hazretlerini üç kere ziyaret edip, duasını almıştır.

Nakşi Tarikatına mensup olmak isteyen Zehra Hanım bir gün İzmir’de bulunan Nakşi Şeyhi Mustafa Hilmi Efendiye gider. Şeyh, ona ”Evladım ben sana ulaşamıyorum, bir perde var, seni tanıdığım bir mürşide havale ediyorum. Sen Bediüzzaman Hazretlerine git, senin derdine o çare olur, sen Risale-i Nurlara hizmet edeceksin, iman mevzularını hanımlara anlatacaksın.”der. Bu tavsiye üzerine Zehra Hanım, mahallesinden Emine ve Nazmiye Hanımla beraber Üstad Bediüzzaman Hazretlerini ziyarete Emirdağ’a gitmeye karar verirler. Zehra Hanım yola çıkmadan önce çantasına üç adet limon ve bir kışlık kazak koyar.

Emirdağ’ına gelen üç hanımı önce Firdevs Köker Hanım misafir eder. Üstad Hazretleri o sırada başka bir yere gitmiştir. Daha sonra Ceylan Ağabey gelir, ”İzmir’den Zehra Hanımlar gelmiş, Üstad’ımın misafirlere selamları var. Burada pek eğlenmesinler yarın ben Bolvadin’e gideceğim, yolun üzezrine çıksınlar orada görüşelim, evde kabul edemiyorum.”diye haber getirir.

Ertesi günü Zehra Hanım, Emine ve Nazmiye Hanımla beraber Bolvadin yoluna çıkıp bekliyorlar. Üstad’ın arabası geliyor. Yanlarında duruyor, camı açan Üstad:

”Hoşgelmişsiniz evladlarım! Buralarda fazla eğlenmeyin, sizi sıkıntıya sokabilirler, ziyarete lüzum yok, Risaleleri okuyun. Bana dua edin, sizleri talebeliğe kabul ediyorum. Okuyun, yazmaya çalışın, hanım talebelerimle konuşun onlarla istişare edin, buraya gelmeyin. Hiç olmazsa iki üç kişi biraraya gelip Risale-i Nur okuyun, benimle konuşmaktan ziyade Risale-i Nur’dan bir sayfa okumak sizin için daha istifadeli olur.”der sonra Zehra Hanıma döner,”Sen Şeyh Efendinin bize emanet ettiği üç hanımdan birisisin. Memleketine git, hizmetine devam et.” Ve Üstad el yazması Osmanlıca Uhuvvet Risalesi ile bir risale daha onlara verir ve Bolvadin’e doğru yoluna devam eder.(Derleme,Ö. Özcan, Ağabeyler anlatıyor)

Bu ziyaretten sonra İzmir’e dönen Zehra Hanım, her türlü zorluk ve baskı karşısında yılmadan Risale-i Nur’ları İzmir ve civarında neşretmeye, okumaya okutmaya gayret etmiş. Hanımlar aleminde Risale-i Nur’ları tanıtmış, en uzak semtlerde ki, ev derslerine gitmiş, dersler de bulunup, ders yapmış.

1967 yılına kadar İzmir ve civarında yaşayan Zehra Hanım, bu yıldan sonra Medine’de hayatını sürdürmeye Risale-i Nur hizmetine burada devam etmiş. Zehra Hanım kendisini ziyarete gelenlere,”Risale-i Nur’u çok okuyun. Kurtuluşumuz orada. Malayaniyat ile uğraşmayın.”tavsiyesinde bulunur.

Medine’de 35 yıl yaşayan Zehra Dülek, 7 Şubat 2002 tarihinde 90 yaşında iken vefat eder. Cennet-ül Baki’ye defnedilir.

0 cevaplar

Cevapla

Want to join the discussion?
Feel free to contribute!

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir