Hakkı Yavuztürk, 1934 yılında Erzincan’ın Kemaliye ilçesinde dünyaya gelmiştir. Ortaokul talebeliği sırasında okul arkadaşı Özer(Üzeyr) Şenler’den aldığı Küçük Sözler, Gençlik Rehberi ve Onuncu Söz adlı eserleri okuyarak Risale-i Nur’u tanır. Hakkı Yavuztürk 18 yaşında iken oturdukları evin yakınında bulunan bir parkta gençlerin Haşir ile ilgili okudukları kitap dikkatini çeker. Sabah namazından sonra Aksaray Parkında yapılan […]

Keçeci Şeyh Mustafa Bedevi, 1863 yılında Isparta’da dünyaya gelmiştir. Isparta Nur Talebelerinin önde gelenlerindendir. Ehl-i kalb bir insan olarak tanınmıştır. Keçeci Şeyh Mustafa, önceleri oğlu Mehmed Zühtü’nün ısrarla Barla’ya gidip, Üstad Bediüzzaman Hazretlerini ziyaret etmesine karşı çıkar daha sonra bir gün oğluna ”Haydi, hazırlan Barla’ya gidelim Hoca’yı ziyaret edelim”der. Ertesi gün Barla’ya giderler. Üstad Hazretleri […]

Abdullah Sağcı, 1872 yılında Bitlis’e bağlı Tatvanın Reşadiye ilçesi Bölüh köyünde dünyaya gelmiştir. Bediüzzaman Said Nursi Hazretlerinin Molla Said dönemi talebeleri araında yeralır. Birinci Dünya Savaşından önce Bediüzzaman Hazretlerini, Molla Said döneminde tanıdığını hatıralarında dile getiren Abdullah Sağcı, o yılları şöyle anlatır: ”Harplerden önce Molla Said ile tanışmış ve sohbet etmiştim. Harpte Kafkas Dağlarında beraber […]

Manisa’nın Turgutlu ilçesinde 1924 yılında dünyaya gelen Cafer Sadık Çim, Turgutlu Risale-i Nur Talebelerinin öncüleri arasında yeralmıştır. 17 yaşında PTT’de işe giren Cafer Sadık daha sonra telgraf memuru olarak çalışmaya başlar. Muhtelif il ve ilçelerde görev yapan Cafer Sadık Çim, 1952 yılında Urfa’ya tayin edilir. Zübeyr Gündüzalp’ın da tayini bir süre sonra Urfa’ya çıkar. Zübeyr […]

1927 Isparta doğumlu Bekir Yanıksaz, Üstad Bediüzzaman Said Nursi Hazretlerini ilk defa 1935 yılının başlarında, kendi mahallerinin yanındaki Yayla Mahallesinde Şükrü Bey’in evinde otururken kendi mahallerinden at üzerinde geçerken görür. Ağabeyinin bir suçtan 1935 yılında cezaevine düşmesi üzerine ona evden yemek götüren Bekir Yanıksaz, ikinci kez Üstad Hazretlerini Isparta cezaevinde görür. 1935 yılının Mart aylarında […]

Ankara Nur Talebeleri arasında yer alan Abdülkadir Akçiçek, Üstad Bediüzzaman Hazretlerini görüp elini öpüp duasını almıştır. Ankara Nur Talebelerinin daveti üzerine Üstad Bediüzzaman Said Nursi Hazretleri 4 Ocak 1960’da Ankaraya gelir. Beyrut Palas Oteline yerleşir ve talebeleri ile burada görüşür son dersini yapar. Üstad Bediüzzaman Hazretlerinin Beyrut Palas Otelinde kaldığını öğrenen Abdülkadir Akçiçek, koşarak otele […]

1939 Rize doğumlu olan Ahmet Ural, Atıf Ural ve Kemal Ural’ın küçük kardeşidir. 1956 yılında Üstad Bediüzzaman Hazretlerinin arzusu ve teşvikiyle Ankara’da tab edilen Sözler adlı eserin iç kapağında teşekkür edilenler içinde adı Ahmed olarak geçmektedir. Ağabeyi Atıf Ural’a, Ahmed o yıllarda Sözler adlı eserin basımında yardımcı olmuştur. Kitabın ilk baskısında adı neşredenler içinde yer […]

Tarık Aktekin 19 Temmuz 1930 da Malatya’da dünyaya gelir. Malatya Sanat Okulu mezunudur. 1948 yılında okuldan mezun olan Tarık Aktekin, Diyarbakır’da askeri hava yollarında sivil teknisyen olarak çalışmaya başlar. Diyarbakır’da, 1950 yılında Risale-i Nur’larla tanışan Tarık Aktekin, aynı şehirde bulunan Üstad Hazretlerinin Talebesi Mehmed Kayalar ile tanışır ve Risale-i Nur derslerine devam eder. Mecburi hizmeti […]

Süleyman Altuğ, Ispartanın Sav Köyünde dünyaya gelmiştir. Sav Köyü 1940 yılından itibaren Risale-i Nur’un el yazısı ve daha sonra teksir makinesiyle yazılıp çoğaltılarak bütün İslam Alemine dağıtılmasında büyük hizmetleri olan köydür. Sav’ın Aşağı Mahallesinde oturan Ahmed Altuğ kardeşi Süleyman ile birlikte Nur’ları el yazısı ile yazıp çoğaltmışlardır. Üstad Bediüzzaman Hazretlerinin tabiriyle Sav Medresesinin ”Baş Talebesi” […]

1940 Karabük doğumlu olan Süleyman Aslan, Mustafa Sungur Ağabey’in akrabasıdır. Aslan, 1958 senesinde Emirdağ’da Üstad Bediüzzaman Saidn Nursi Hazretlerini ziyaret ederek elini öpmüş ve duasını almıştır. 1958 yılında Emirdağ’a giden Süleyman Aslan, Üstad Hazretleri ile ilk görüşmesini şöyle anlatır: ”Emirdağ’da Üstad Hazretlerinin evine vardım, bana ”Üstad kıra çıktı.” dediler, biraz sonra ise ”Üstad geldi.” dediler. […]