ENSARDAN EBU LÜBABE (RA)

Ensar’ın ileri gelenleri arasında yer alan Ebu Lübabe’nin künyesi Ebu Lübabe Beşir bin Abdilmünzir el-Ensari el-Evsi’dir. Hicretten önce müslüman olmuş, İkinci Akabe Biatına katılan 75 sahabiden birisidir. Bedir Gazvesine gitmek üzere yola çıkan sahabilerin devesi az olduğu için bir deveye sahabiler nöbetleşe biniyorlardı.

Ebu Lübabe, Hz. Ali ve Peygamber Efendimiz (ASM) aynı deveye nöbetleşe bineceklerdi. Deveye önce Rasulullah bindi. Yolda yaya yürüme sırası Peygamberimize geldiğinde Ebu Lübabe ve Hz. Ali birlikte şöyle dediler:

”Ya Rasulullah! Siz deveden inmeyin, biz yaya yürümeye devam edelim. Biz yürüyebiliriz.” Onların bu teklifine Rasulullah şu cevabı verdi:

”Siz yürümekte benden daha güçlü değilsiniz. Kaldı ki, ben de sizin kadar sevaba muhtacım.”(Tabakat, 1, 21)

Ebu Lübabe, Peygamber Efendimiz (ASM) ile aynı deveye binme şerefine kavuşmuş oldu. Medine’den biraz ayrılmışlardı ki, Ravha denilen mevkide Rasulullah, Ebu Kübabe’yi yerine vekil olması, Medine’deki kadın ve çocukları Yahudilere karşı koruması için Medine’ye gönderdi. Bedir’de müşrikler hezimete uğramış elde edilen ganimetten Ebu Lübabe’ye de savaşa bizzat katılmış gibi hisse ayrılmıştı. Daha sonra Uhud ve Hendek Savaşlarına katılan Ebu Lübabe, bu savaşlarda büyük kahramanlıklar göstermiştir.

Beni Kurayza Yahudileri Hendek Savaşı sırasında müşriklerle bir olup müslümanlarla savaştılar. Hendek Savaşı sonrasında Medine’ye dönen Rasulullah’a Cebrail, Beni Kurayza kabilesinin kalesini işaret ederek onlarla savaşmasını söyledi. Rasulullah ve müslümanlar Beni Kurayza Yahudilerinin kalesini muhasara ettiler. Muhasaradan aciz kalan Yahudiler anlaşma yapmak için eski müttefikleri ve komşuları olan Ebu Lübabe’nin yanlarına gönderilmesini istediler. Yahudiler, Ebu Lübabe’yi bir kurtarıcı gibi karşıladılar. Ebu Lübabe, onlara Sad bin Muaz’ın hükmüne boyun eğmelerini ve teslim olmalarını söyledi Bu arada eliyle boğazını işaret ederek kılıçtan geçirileceklerini işaret etti. Bununla teslim olmaları halinde boğazlarının kesileceğini anlatmaya çalıştı. Zira onlar sözlerinde durmamış ve ahde ihanet etmişlerdi. Boğazlarının kesileceği hükmü Tevrat’ta da mevcuttu. Rasulullah, onların sözlerinde durmadıkları için erkeklerinin kılıçtan geçirileceğini Ebu Lübabe’ye söylemişti. Ebu Lübabe hareketiyle Peygamberin sırrını açığa çıkarmıştı. Hata ettiğini anlayan ve pişman olan Ebu Lübabe, kalenin arkasında bulunan bir kapıdan çıktı. Peygamber Efendimiz(ASM)ın yanına uğramadan doğruca mescide giderek kendisini bir direğe bağlattı.

Ebu Lübabe’nin gelmesi gecikince Peygamberimiz, onun durumunu sordu, sahabeler durumu anlattılar. Bunun üzerine Rasulullah, ”Bana gelseydi, onun için Allah’tan af dilerdim. Artık Cenab-ı Hak onun hakkında hüküm verinceye kadar onu çözmeyeceğim” buyurdu.

Bir hafta mescidin direğinde bağlı kalan Ebu Lübabe’nin hanımı namaz vaktinde gelip elini çözer namazdan sonra tekrar direğe bağlardı. Rasulullah, hanımı Ümmü Seleme’nin yanında bulunduğu sırada vahiy geldi. Rasulullah gülmeye başlayınca, Ümmü Seleme, ”Niçin gülüyorsunuz Ya Rasulullah!” dedi. Rasulullah, ”Ebu Lübabe’nin tövbesi kabul oldu.” buyurdu. ”Bunu kendisine müjdeleyim mi?” diye soran Ümmü Seleme’ye, Rasulullah ”Müjdele” diye buyurdu. Ümmü Seleme odasının kapısına dikildi, mescidde bulunan Ebu Lübabe’ye, ”Ey Ebu Lübabe, seni müjdelerim! Allah senin tövbeni kabul buyurdu.” diye seslendi. Bu olay Kur’an-ı Kerim’de Tevbe Suresi 102 nci ayetinde şöyle haber verilir:

”Onlardan diğer bir kısmı da günahlarını itiraf ettiler ve önce yapmış oldukları iyi bir ameli sonrxadan yaptıkları başka bir kötü amel ile karıştırdılar. Olur ki, Allah, onların tevbelerini kabul eder. Çünkü, Allah Gafurdur, çok bağışlayıcıdır, Rahimdir.”

Sahabeler koşup onu bağlı olduğu direkten çözmeye gelince, Ebu Lübabe, ”Vallahi beni Rasulullah eliyle salıvermedikçe bağlandığım direkten ayrılmam.” dedi. Sabah namazına giderken Rasulullah yanına uğradı ve onu salıverdi. Bu direk daha sonraları ”tevbe direği” olarak anıldı.

Halim selim, temiz ahlaklı Rasulullah’a gönülden bağlı olan Ebu Lübabe, Peygambere hizmet etmeyi dünyanın en mutlu işi kabul ederdi. Efendimiz (ASM)ın nurlu sohbetlerinde yer alan Ebu Lübabe, hadis ilmine hizmet eden sahabelerdendir.

Vefat tarihi kesin olarak bilinmeye Ebu Lübabe’nin, Hz Osman (RA)ın şehid edilmesi veya Hz. Ali (RA)ın hilafeti yıllarında vefat ettiği rivayet edilir.

 

0 cevaplar

Cevapla

Want to join the discussion?
Feel free to contribute!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir