MEDİNELİ UBADE BİN SAMİT(RA)

Hazrec Kabilesinin Avfoğulları koluna mensup olan Ubade bin Samit, Medine’de dünya gelmiştir. Babası Sabit bin Kays, annesi Kurret’ül Ayna Binti Ubade’dir. İslamiyeti Esat bin Zürare sayesinde tanımış, Annesi Kurretü’l Ayn binti Ubade ve hanımı Cemile binti Ebu Sa’sa’a ile birlikte Peygamberliğin 11 nci yılında iman edip müslüman olmuştur. Velid adında bir oğlu olduğu için Ebu’l Velid künyesiyle de tanınır. Peygamberliğin 12 yılında 12 Medineli müslüman ile birlikte Mekke’ye giden Ubade, Birinci Akabe Biatı’na katılır. İkinci Akabe Biatı’na da katılan Ubade, Rasulullah’ın Medine’de İslam’ı tebliğ ve temsil etmesi için seçtiği 12 Nakib’den birisidir.

Ubade bin Samit, Rasulullah’a biat ederken, ”Allahü Teala’ya hiç bir şeyi ortak koşmamak, hırsızlık etmeme, zina yapmamak, çocukları öldürmemek, yalan söylememek, iftira etmemek, Resülullah’a asi olmamak” üzere söz verip, ”Ya Rasulullah! Allah yolunda hiç bir kınayıcının kınaması beni yolumdan alıkoymamak üzere sana biat ediyorum.” demiştir.

Ubade’nin bu biatında ki, sadakati şu hadisede ortaya çıkmıştır. Ubade’nin ailesi Medine’deki Beni Kaynuka Yahudileriyle eski dönemde yapılmış bir anlaşmaya bağlı idiler. Bedir Gazvesinden sonra Yahudiler, fitne çıkarmaya başlar. Yahudilerin bu fitneleri karşısında Ubade bin Samit, aralarındaki anlaşmayı terk eder ve ” Ey Allah’ın Resulü! Benim dostum olan Yahudiler güçlü, kuvvetlidir. Ben onların dostluğundan Allah ve Resulünün dostluğuna dönüyorum. Benim için Allah ve Resulünden başka dost yoktur. Ben ancak Allah’ı, O’nun elçisini ve müminleri severim.”der.

Bu sözler üzerine, ”Kim, Allah’ı, Peygamberini ve inananları dost edinirse bilsin ki, şüphesiz Allah’tan yana olanlar üstün gelirler.” Maide Suresi 56 ncı ayeti nazil olur. Rasulullah daha sonra Beni Kaynuka’yı kalelerinden çıkarıp sürgüne gönderme görevini Ubade bin Samit’e vermiştir.

Medine’de bütün gayretiyle İslamiyeti yaymaya çalışan Ubade, yakın arkadaşı Ka’b bin Ucre’yi müslüman olmaya ikna etmeye çalışır. Bu arada onun evine gidip putunu parçalar. Buna çok kızan Ka’b, arkadaşına birşey diyemez. Bir süre sonra o da İslamiyeti kabul eder. Ubade’nin gayretiyle birçok Medineli iman ederek İslamiyete hizmet etmiştir.

Peygamber Efendimiz’in(ASM) hicretinden sonra devamlı onun yanında bulunan Ubade bin Samit, gelen vahiyleri tek tek ezberleyerek ensarın 5 Hafızından biri olmuştur. Suffa Mektebinin ilk öğretmenlerinden bir olan Ubade, Kur’an başta olmak üzere Efendimiz (ASM)dan öğrendiği ilimleri burada talebelere öğretmiştir. Ubade, Suffa Mektebinin hem talebesi hem öğretmeni olmuştur. Aynı zaman da vahiy katipliği de yapmıştır.

Ubade bin Samit, ilim yolunda olduğu gibi cihad meydanlarının da yiğit bir neferidir. Bedir, Uhud, Hendek,Tebük ve Mekke’nin fethi olmak üzere bütün gazvelere katılmıştır.

Okuma yazma bilen sahabelerden olan Ubade, Rasulullah’ın emri ile müslümanlara okuma yazma öğretmiş, ayrıca onlara hat dersi vermiştir.

Uzun boylu, iri gövdeli, güzel ve yakışıklı bir insan olan Ubade bin Samit hicretten sonra Peygamber’imizin süt teyzesi olan Ümmü Haram binti Milhan ile evlenmiş ve ondan da Muhammed adını verdiği ikinci oğlu dünyaya gelmiştir.

Rasulullah, Ubade bin Samit’i muallimlik, vahiy katipliği, komutanlık, zekat memurluğu ve elçilik gibi birçok mühim işlerde vazifelendirmiştir.

Hz. Ebu Bekir(RA) döneminde ilim ve İslamiyeti tebliğ görevine devam eden Ubade bin Samit, birçok zor görevleri başarı ile yerine getirmiştir. Hz. Ebu Bekir (RA)ın mektubunu Herakleis’a iletmek için elçi tayin edilen Ubade bin Samit, Anadolu’yu aşıp Kostantiniyye’ye ilk defa ayak basan sahabelerden biridir.

Hz. Ömer(RA) döneminde Kudüs fethedilince, Ubade bin Samit, Filistin’e vali olarak tayin edilir. Halifenin Kudüs’ü fethinden sonra burada kalamaması üzerine Kudüs Kadılığı görevini de üstelenir. Halife Ömer’in kendisi ile birlikte Muaz bin Cebel ve Ebü’d-Derda ile birlikte Humus’ta,  Dımaşk’ta ve Filistinde muallimlik yapar. Suriye Valisi Muaviye bin Ebu Süfyan ile birlikte Bizans topraklarına seferlerde bulundu ve daha sonra Medine’ye döndü.

Humus’a vali tayin edilen Ubade bin Samit, bu görevde iken Lazkiye ve Cebele’yi fethetti. Tartus ve İskenderiyenin fethine komutan olarak katıldı.

Hz. Osman(RA) döneminde Kıbrıs’ı fethetmek üzere gönderilen müslümanların ilk donanmasına eşi Ümmü Haram ile birlikte katıldı. Fetih tamamlanır ve müslümanlar Kıbrıs’a ayak basar. Kıbrıs’a ulaşıp gemiden indikten sonra Ümmü Haram bindiği hayvandan düşerek şehid olur.86 yaşında vefat eden Ümmü Haram, Efendimizin verdiği müjdeye kavuşmuştur.

Hanımını kaybeden Ubade bin Samit, Kudüs’e geri dönmüş ve burada hayatına devam etmiştir. Korkusuz bir mücahid, ilim sahibi bir öğretmen olan Ubade bin Samit, 72 yaşında hastalanır ve Hicri 34, Miladi 655 yılında Kudüs’te vefat ettiği ve Remle’de defnedildiği rivayet edilir.

0 cevaplar

Cevapla

Want to join the discussion?
Feel free to contribute!

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir