İKİ YÜZ SENEDİR DÜNYAYA BÖYLE BİR ESER GELMEDİ

Hafız Ali Görgel Efendi, 1877 yılında Şekerli Mahallesinde dünyaya gelir. Küçük yaşta, ”Huffaz”Mektebine gönderilir, hafızlığı burada Tiyeklioğlu Hafız Veysel Efendi’de tamamlar. Maraş, Kayseri, Halep ve İstanbul’da tahsil görür. Tahsil dönüşü Maraş’ta Çarşıbaşı Camiinde imamlık yapmaya başlar.

1929 yılında Maraş’ta müftülük sınavı açılır. Sınavı kazanan Hafız Ali Görgel, Maraş Müftüsü olur. Tam 35 sene bu makamda müftülük vazifesini yapar. Öyle ki, hala Maraş’ta ”Müftü Efendi” denince akla Hafız Ali Görgel Efendi gelir. 1967 yılında vefat eder.

1950 yılında Üstad Bediüzzaman Said Nursi Hazretlerini ziyaret edip elini öpen ve duasını alan Maraşlı Mustafa Ramazanoğlu Ağabey’e Üstad kitaplarını İslahiye’de PTT’de çalışan Zübeyr Gündüzalp Ağabey’den almasını söyler. Zübeyr Ağabey, kendisini arayan Mustafa Ramazanoğlu’na işini gücünü bırakır, Maraş’a gelir, Risale-i Nur’ları teslim eder.

Zübeyr Ağabey’in Maraş’a getirdiği Osmanlıca yazılı Mektubat, Zülfikar, Sözler, Sıracunnur ve Tılsımlar Mecmualarını alan Mustafa Ramazanoğlu, kitapları doğruca Müftü Hafız Ali Efendi’ye götürür.

”Hoca Efendi, şu kitapları okumak istiyorum. Bir tetkik buyurun da okumaya değerse okuyalım.” der. Zira Müftü Efendinin o zaman yanına gelenlere,”Her kitap okunmaz, aldığınız kitabı bana bir gösterin de öyle okuyun.” tavsiyesi var.

Kitap okuma aşığı olan bu zat, doktorun ”Kitabı çok okuma, gözlerin görmez olacak.” tavsiyede bulunmasına rağmen okumayı bırakmamış, gözleri görmez olunca da dostlarına okutarak dinlemek suretiyle ilim talebesi sıfatını muhafaza etmiştir.

Müftü Efendi,”Bırak git.”der. Aradan iki ay geçer. Bir gün Müftü Hafız Ali Efendi’ye giden Mustafa Ağabey, bıraktığı kitapların mahiyetini sorar.

-Hoca Efendi, kitapları okudunuz?

-Okudum.

-Nasıl buldunuz?

-Oğlum iki yüz senedir dünyaya böyle bir eser gelmedi, bundan sonra da geleceği meçhul

-Öyleyse kitaplarımı verin de ben de okuyayım.

-Yok ben kitap vermem, sen kendine yenisini al.

İşte böylece, Müftü Hafız Ali Efendi’nin takdirini toplayan bu eserleri 1950 yılından beri okumaktayım.”

Maraşlı Mustafa Ağabey bir diğer hatırasında ise şöyle bir olaya şahit olur:

”Bir gün Hasan Gürpınar ve Hasan Birbilen’le Müftü Efendiyi ziyarete gittik. Bizden başka da birçok ziyaretçi vardı. Ben Müftü Efendiye,”Hocam, bir ders okuyalım mı?” diye sordum. Hoca Efendi sükut geçti. Ben Hasan Birbilen’e,”Oku” diye işaret ettim. Öğretmen Hasan dersi okudu, ders bittikten sonra, Müftü Efendi,”Burada kim olduğunu bilmiyorum, kim olursa olsun.” diyerek elini soldan sağa doğru salladı ve”Bu eserlere itiraz eden, İslam dairesinin dışına çıkar.” dedi.” (N.Şahiner, Son Şahitler)

0 cevaplar

Cevapla

Want to join the discussion?
Feel free to contribute!

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir