TEFERRUATLA UĞRAŞACAK VAKTİMİZ YOK

Risale-i Nur’un elle yazılarak çoğaltıldığı dönemlerde bazı Ağabey’ler bir yandan sigara tüttürüp, bir yandan da risale yazmaya devam ederler. Fakat zaman içinde hem sigara içmeyi hem de risale yazmayı içlerine sindiremezler.

O dönemde Küçük Isparta Kahramanı olarak anılan Salih Uğurtan ve arkadaşları da İnebolu’da kapandıkları bir evin odasında hem sigara içerler, hem de risale yazarlar. Öyle ki, Salih Ağabey, günde üç dört paket sigara içen birisi.

Sigara içip, bir yandan da risale yazan Ağabeyler, bu durumuda içlerine sindiremezler, ne yapacaklarını düşünür dururlar. Sonunda, Salih Ağabey, du duruma bir çözüm bulmak için Üstad Bediüzzaman Hazretlerine bir mektub yazar.

Mektubunda,”Üstad’ım! Biz risale yazıyoruz ve sigarada içiyoruz ne buyurursunuz? Bir himmet edin de bırakalım.”der. Üstad Hazretleri onlara yazdığı cevabi mektubunda:

”Kardaşım, karşımızda küfr-ü mutlak var. Şimdi teferruatla uğraşacak vaktimiz yok, İnşaAllah bırakırsınız?.” der.

Mektubu alan Ağabeyler, biraz rahatlar ve risale yazmaya daha bir şevkle devam ederler. Risale yazma ve sigara içme işi bir süre böyle devam eder. Bir gün Tahiri Mutlu Ağabey, İnebolu’ya gelir. Risalelerin yazıldığı odaya giren Tahiri Ağabey, sigara dumanından içeri giremez. Göz gözü görmeyen bu hal karşısında şaşıran Tahiri Ağabey,

”Bu nasıl nurculuk? Sizin ağzınızla okuduğunuz Kur’an ve Risale-i Nur kabul olmaz. Hangi melek sizin bu ağzınızdan bu mübarek kelamları alır gider?” der.

Ağabeyler,”Yapmayın! Tahiri Ağabey, biz Üstad Bediüzzaman Hazretlerine mektub yazdık o bize böyle bir şey demedi.” diye cevab verirler.

Tahiri Ağabey,”Kardeşim, ben Üstad değilim. Ben Tahiri Mutlu’yum” der.

Tahiri Ağabey, Salih Uğurtan’a,”Sen kendini sigara tiryakisi mi sanıyorsun? Benim kocaman bir ağızlığım vardı. Akşam kahveye çıkar kim iyi sigara içiyor diye sigara içme müsabakası yapardık. Ben bütün ödülleri alırdım. Ben bile sigarayı bıraktım. Siz nice oluyorsunuz?” der. Sonra diğer Ağabeylere döner,”Siz bana tövbe ederek sigara içmeyi bırakmadıkça ben buradan ayrılmam.” der.

Ağabeyler ne yapacaklarını şaşırlar,”Ramazan’a bir hafta var. Sigarayı zor bırakırız. Ramazan gelsin düşünürüz.”diye cevap verirler. Bunun üzerine Tahiri Ağabey,”Madem öyle diyorsunuz Ramazan’ın birinci gününde sigarayı bırakıp bir daha içmemek üzere tövbe etmek şartıyla ben buradan ayrılırım.”

Salih Ağabey ve İnebolu’lu diğer Ağabeyler sigarayı bir daha içmemek üzere Ramazan’ın birinci günü tövbe ederek bırakırlar ve bir daha içmezler. Daha sonra öğrenirler ki, Üstad Hazretleri Tahiri Mutlu Ağabey’e,”Git, İnebolu’yu temizle!” diye emir verip onu İnebolu’ya göndermiş.(Derleme,İ.Atasoy, İnebolu Kahramanları)

İnebolu’da dar bir oda içinde toplanıp günlerce risale yazan Ağabey’lerin sigara içme mecaraları da Ramazan’ın ilk günü sona ermiş olur.

0 cevaplar

Cevapla

Want to join the discussion?
Feel free to contribute!

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir