Ayasofya Camisinin kıblesi nasıl tesbit edilmiştir?

Ayasofya Camiinin kıblesi hakkında birçok rivayetler vardır. Bunlardan en bilineni ise şöyledir. Fatih Sultan Mehmed Han Hazretleri, İstanbul’u fethetdikten sonra, ilk Cum’a namazını Ayasofya’da kılmak için kilisenin camiye çevrilmesini emreder. Mimarlar, ustalar ve işçiler kısa sürede Ayasofya Kilisesi’ni, “Büyük Fetih Camîi”ne çevirerek Cum’a namazına hazırladılar.

Ve nihayet beklenen gün gelir. Cuma günü namaz için toplanan cemaate, Fatih Sultân Mehmed Han Hazretleri ulema ve alimler tarafından imam olarak belirlenir. Ayasofya’da kılınacak ilk Cum’a namazında İmamlığa layık görülen Fatih Sultan Mehmed Han cemamaate namaz kıldırmak üzere mihraba geçer. Tekbir getirip namaza durmasına rağmen az sonra sağına soluna selam vererek namazını bozar. Tekrar namaza durduğu halde yine sağa sola selam vererek namazdan çıkar. Üçüncüsünde ise, tekbir getirdikten sonra Cum’a namazını kıldırmaya başlar. Ulema ve cemaat namaz kılındıktan sonra namazı neden iki kere bozduğunu Fatih Sultan Mehmed’e sorarlar. O da: “İstedim ki namaz sırasında bana ve bütün cemaate Kabe-i Muazzama görünsün. Kabe’nin önünde namaz kılalım. Bu niyetle namaza durduğumda birinci ve ikinci Tekbirlerde Kabe görünmedi. Fakat üçüncüsünde Kabe gözümün önünde belirdi. Ve bende namaza başladım.” der.

Cemaat daha sonra bu olayı Akşemseddin Hazretleri’ne de sorar. O da bu hadiseyi şöyle anlatır: “Padişahımız üç defa Tekbir getirdi. Birinci tekbirde bakdım ki, Ayasofya’nın yönü kıbleye bakmıyor. İçimden “İnşaAllâh bir yanlış yapmayız” dedim. İkinci kez tekbir getirdi, tekrar namazı bozdu, ancak; namazı bozduğu için sevindim. Üçüncü tekbirde yine içimden: “İnşaAllah namazını bozar” dedim. Fakat o an bana manevi alemde cemaatin en arka safı gösterildi. Bu safta, bir kişilik yerin eksik olduğunu gördüm. Bir an bakdım ki; Hızır Aleyhisselam, o bir kişilik yere doğru gelirken Ayasofya’nın sütunlarından birinde yeralan ve içine parmak sokulan direğe parmağını sokdu ve Ayasofya’nın yönünü kıbleye doğru çevirdi. Ondan sonrada eksik safa geçerek namaza durdu. Padişahımız üçüncü kez tekbir getirdikten sonra Kabe’yi tam karşısında gördü, bir daha selam vermedi ve böylece fetihden sonraki ilk Cuma Namazı kılınmış oldu” dedi.

Bu bir rivayet, gerçek payı varmı, yokmu? Orasını Allah bilir. Yalnız şu da bir gerçek ki, Ayasofya başlangıçta kilise olarak inşa edilmiş. Yaklaşık bin sene kilise olarak ibadet edildikten sonra İstanbul’un fethi ile birlikte Cami’ye çevrilmiş. Kilise olarak inşa edenler onun kıblesini düşünmüşlermidir? Sizce. Bu yüzden kıbleye dönüşü manidardır.

0 cevaplar

Cevapla

Want to join the discussion?
Feel free to contribute!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.