Girdi yapan Nurköy

,

GEMİNİN DÜMENCİSİ UYURSA

ÜÇÜNCÜ İŞARET Sual: Kur’ân-ı Hakîmde ehl-i dalâlete karşı azîm şekvâları ve kesretli tahşidâtı ve çok şiddetli tehdidâtı, aklın zâhirine göre, adaletli ve münasebetli belâgatine ve üslûbundaki itidaline ve istikametine münasip düşmüyor. Adeta âciz bir adama karşı, orduları tahşid ediyor. Ve onun cüz’î bir hareketi için, binler cinayet etmiş gibi tehdit ediyor. Ve müflis ve mülkte […]

,

ADIYAMAN NUR TALEBELERİNDEN ABDÜLKADİR KAYIR

1924 Adıyaman doğumlu olan Abdülkadir Kayır, Adıyaman ve çevre illerde ki, medreselerde dini eğitim alır. 1950 yılında Adıyaman Müftülüğünde müftülük katibi olarak göreve başlar. Sırrı Süreyya Önder’in de dayısı olan Abdülkadir Kayır, Üstad Bediüzzaman Hazretlerinin Adıyaman’daki ilk talebelerinden birisidir. 1952 yılında İstanbul’da yapılan Gençlik Rehberi Mahkemesi o yıllarda Sebilürreşad Mecmuasında yayınlanır. Adıyaman’a da gelen dergide […]

,

TELEVİZYON SOSYAL MEDYA

Televizyon,radyo, sosyal medya gibi iletişim vasıtalarını kullanmanın fayda ve zararları nedir? Televizyon, gazete, radyo, sosyal medya gibi iletişim araçları kötü değillerdir, bir neşir vasıtalarıdır. Kullanıldığı maksada göre şekil alır. Medyayı, Kur’an ve iman hakikatlerinin ders verilip anlatıldığı bir ortam haline getirsek büyük bir hayır vesilesi olur. Amma aynı medyayı küfür ve fuhşun yolunda kullanmaya kalkarsak […]

,

DÜNYA VE SEMANIN YEDİ TABAKA OLMASI

Hüsrev’in bir fıkrasıdır. Sevgili Üstadım; “Mirkatü’s-Sünne ve Tiryâk-ı Marazü’l-Bid’a” ismine hakikaten elyâk olan Otuz Birinci Mektubun On Birinci Lem’asını kardeşlerimle ve dostlarımla defâatle okudum. Gayet azîm bir tebşirat-ı Peygamberi ile başlayan bu risalenin on bir nüktesinden herbir nüktesi başka bir hüsün ve başka bir letafette yazılmakla beraber; ittiba-ı sünnetin maddî ve manevî fevâidi tâdad edilirken, […]

,

MEDİNELİ SAHABİ EBU HUMEYD(RA)

Ebu Humeyd künyesi ile meşhur olan Medine’li sahabinin isminin Abdurrahman bin Amr bin es-Saidi olduğu rivayet edilir. Medine’nin Hazrec kabilesinin Beni Saide kolundandır. Ensardan olan Ebu Humeyd, Rasulullah’ın Medine’ye hicretinden kısa bir süre sonra Müslüman olmuştur.Bedir Gazvesine iştirak edememiş, Uhud Gazvesinden itibaren Rasulullah ile beraber bütün gazvelere katılmıştır. Tebük Seferi, Mekke’nin fethi, Huneyn Gazvesine, Taif […]

,

GÜNEŞ GİBİ AÇIK DAĞ GİBİ METİN

Aziz kardeşlerim; Ben tahmin ediyordum ki, hakikî ve en son müdafaanamemiz, Denizli hapsinin meyvesi olan risalecik olacak. Çünkü, evvelce bazı evham yüzünden bir seneden beri aleyhimize geniş bir tarzda çevrilen plânlar bunlardır: “Tarîkatçılık, komitecilik ve haricî cereyanlarına âlet olmak ve dinî hissiyatı siyasete âlet etmek ve Cumhuriyet aleyhinde çalışmak ve idare ve âsâyişe ilişmek” gibi […]

,

HANIM TALEBELERDEN ADİLE SULUK

Adile Suluk,1928 Muğla doğumludur. Beyi polis olan Adile Hanım 1950’li yıllarda Üstad Bediüzzaman Hazretlerini Isparta’da kocası ile birlikte birkaç kez ziyaret edip duasını almıştır. İhlaslı, faal bir hanım olan Adile Hanım, hiç bilmediği İslam yazısına bakarak bir dua kitabı yazmıştır. Bu kitabı tashih eden Üstad Bediüzzaman Hazretleri, kitabın sonuna şu duayı eklemiştir: ”Ya Erhamerrahimin, İsm-i […]

,

ALLAH’IN RIZASINA ERİŞMEK

Mertebe-i rıza, ne demektir? İnsan bu mertebeye ulaşmak için ne yapmalıdır? Rıza kelimesi, sözlükte memnun olmak, beğenmek, tasvip etmek anlamlarına gelir. Mertebe-i rıza ise, Allah’ın rızasına ulaşanların mertebesi, O’nun memnun olduğu, beğendiği kişi demektir. Kur’an-ı Kerim’de rıza kavramı üzerinde önemle durulmuştur. Müminler Allah’ın rızasını kazanmaya teşvik edilmişlerdir. Rıza mertebesine ulaşmak, en büyük mutluluk olarak dile […]

,

İHTİYAT HER VAKİT LAZIMDIR

Aziz, sıddık, sadık, hâlis ve muhlis kardeşlerim; Dört beş kardeşlerime ait birer kısacık konuşacağım. Birincisi: Medrese-i Nuriyenin mürşidi, müessisi ve müdebbiri Hacı Hâfız kardeşimizin bu defa üçüncü olarak bir teberrükünü gördük. Tâ Barla’da iken tatlı lokmaların kerametli, acip bereketi ve Isparta’da İktisat Risalesini tatlılaştıran iki buçuk okka balın harika bir hâdiseye sebebiyet vermesi, HAŞİYE (Şimdi […]

MEKKE’Lİ EBU MAHZURE(RA)

Ebu Mahzure, Mekke’de Kureyş’in Cumah koluna mensuptur. Mekke’nin fethedildiği yıl Hz. Peygamber ile Cirane’de karşılaştıktan sonra müslüman olmuştur. Sesi çok güzel ve gür olan Mekke’li genç Ebu Mahzure,Peygamber Efendimiz(ASM)ın Taif Muharasından dönüşünde ezan okunduğunu duyunca Mekke’li on arkadaşı ile birlikte ezanı alaycı bir şekilde taklit etmiştir. Rasulullah bu sesi duyunca, ”O sesin sahibini bana getirin” […]