Girdi yapan Nurköy

,

İNEBOLULU RECEP UYSAL

Recep Uysal, 1933 yılında Kastamonu’ya bağlı İnebolu’da dünyaya gelmiştir. Terzi olarak esnaflığa başlayan Recep Uysal daha konfeksiyonculuk yapmıştır. Recep Uysal, Risale-i Nur’ları İnebolu’da tanımış, Ahmed Nazif Çelebi’nin evinde yapılan derslere katılıp, çay içmişti. O yıllarda Ahmed Nazif Çelebi’nin evinde ki, mescitte Ramazan Aylarında teravih namazı kılınır, ders yapılıp, çay içilir ve Çelebi Ağabey, misafirlerine lokum […]

,

UHUD GAZVESİ

Peygamber Efendimiz (ASM)ın Medine’ye gelişinin üçüncü yılında Uhud Dağı civarında müşriklerle yapılan savaşa verilen isim Uhud Gazvesi’dir. Uhud Dağı Medine’nin kuzeyinde Mescid-i Nebevi’ye yaklaşık 5 kilometre mesafededir. Bölgedeki tek başına olan dağdır. Yüksekliği 720 metredir. Bitki örtüsü son derece azdır. Hz. Peygamber,”Uhud bizi sever, biz de Uhud’u severiz.” Bir keresinde, Resul-i Ekrem, Hz. Ebu Bekir, […]

,

GÜZEL VE İMANİ VEFAT

Aziz, sıddık kardeşlerim; Evvelâ: Bir iki hafta Hüsrev’in kalemiyle mektubunu almadığımdan; ve Konya’ya gönderdiğim mecmuaların cevabı gelmediğinden; ve bir Vekil-i Dahiliye başta olarak, düşmanlarımız, anarşistlerle beraber beni emsalsiz tazyiklerinden; ve buradaki münafıklar bazı safdil dostlarımızdan hem Eskişehir’e, hem Konya’ya kitaplar gönderdiğimi ve Asâ-yı Mûsâ mecmualarını aldığımı haber almalarından endişeler ederken, birden hiç emsâli görülmemiş bir […]

,

CÜLEYBİB (RA)

Medine’li olan Cüleybib ensardandı. Fakir ve kimsesiz biriydi. Soyu sopu ailesi hakkında herhangi bir bilgi yoktu. Mescidde yatar, hep Rabbini zikreder, tüm namazlarda ilk safı ve gazvelerde hep önde olmayı isterdi. Bekar olan Cüleybib’e bir gün Peygamberimiz onun evlenmek isteyip istemediğini sordu. Cüleybib evlenmek istese de onunla kimsenin evlenmeyeceğini söyledi. Rasulullah ise onu evlendirmek istiyordu. […]

,

ADEM YOKLUK HAREKETSİZLİK

DÖRDÜNCÜ İŞARET Adem şerr-i mahz, ve vücud hayr-ı mahz olduğunu, ehl-i tahkik ve ashab-ı keşif ittifak etmişler. Evet, ekseriyet-i mutlaka ile, hayır ve mehâsin ve kemâlât, vücuda istinad eder ve ona râci olur. Sureten menfi ve ademî de olsa, esası sübutîdir ve vücudîdir. Dalâlet ve şer ve musibetler ve mâsiyetler ve belâlar gibi bütün çirkinliklerin […]

,

TİRELİ RASİN TEKELİ

Rasin Tekeli, İzmir’in Tire ilçesinde 1931 yılında dünyaya gelmiştir. İlk ve orta okulu burada okuyan Tekeli, daha sonra terzilik mesleğini seçer ve esnaf olarak hayatına devam eder. Risale-i Nur’ları 1957 yılında Kemal Hepşen ve Muzaffer Aslan vasıtasıyla tanıyan Rasin Tekeli, o gün gece geç saatlere kadar Risale-i Nurlar ve Üstad Bediüzzaman Hazretleri hakkında aklına gelen […]

,

ÜSTAD BEDİÜZZAMAN HAZRETLERİNİN ESARET HAYATI

Üstad Bediüzzaman Said Nursi Hazretlerinin Rusya’da yaşadığı esaret hayatı ve orada yaşadığı günler nasıl olmuştur? Üstad Bediüzzaman Said Nursi Hazretleri, Birinci Dünya Savaşı döneminde Gönüllü Alay Komutanı olarak 1916 yılında Bitlis savunması sırasında Ruslara karşı savaşırken Ruslara esir düşmüştür. Van ve Tiflis üzerinden Kosturma’taki esir kampına gönderilen Üstad Bediüzzaman burada iki buçuk sene esaret hayatı […]

,

BULANIK HAVUZA BİR DAHA DAL ÇIK

Sabri Efendinin bir fıkrasıdır. Eyyühe’l-Üstad; Kelâmullahi’l-Azîzi’l-Mennân olan Hazret-i Kur’ân, şeâir-i İslâmiyenin hâdimlerini cenâh-ı himaye ve re’fetine alarak, bu defaki hâdise-i elîmede bir seneden beri mülhidlerin çevirdikleri plânlarını akîm bırakıp, zahiren üç kardeşimizi beraat ve mânen milyonlar mü’min muvahhidînin zümresine nişâne-i beraatini bahş ve mülhidlere ebediyet ve ezeliyeti izharla kendini müdafaa ve hadimlerini muhafaza ve himaye […]

,

MEDİNE’Lİ ÜMMÜ HUMEYD (R.ANHA)

Medine’li ensardan olan Ümmü Humeyd künyesi ile tanınmaktadır. Esas ismi ise bilinmemektedir. Medine de bulunan iki büyük kabileden Hazrec kabilesinin Saide koluna mensuptur. Sahabeden Ebu Humeyd es-Saidi ile evlidir. Namaza çok düşkün bir hanım sahabi olarak tanınmıştır. Namaza dair Rasulullah’a sorduğu bir soru ile namaz kılan hanımlara yol göstermiştir. Hanımlara yol gösteren bu soru hadis […]

,

AMEL VE İMANI SALİH

Sabri’nin tabiri ve istihracıyla, Sûre-i Ve’l-Asr işaretine muvafık olarak Risale-i Nur, Anadolu’yu Cebel-i Cûdîde sefine gibi ve Isparta ve Kastamonu’yu âfât-ı semaviye ve arziyeden muhafazalarına bir vesile olduğunu ve Risale-i Nur’a ilişmesinler, yoksa yakında bekleyen âfetler geleceklerini bilsinler, akıllarını başlarına alsınlar. Bu musibetten biraz evvel, tekrarla söylüyordum, size de o mektuplar gönderilmişti. Şimdi aldığım haber: […]