Girdi yapan Nurköy

,

ADEM YOKLUK HAREKETSİZLİK

DÖRDÜNCÜ İŞARET Adem şerr-i mahz, ve vücud hayr-ı mahz olduğunu, ehl-i tahkik ve ashab-ı keşif ittifak etmişler. Evet, ekseriyet-i mutlaka ile, hayır ve mehâsin ve kemâlât, vücuda istinad eder ve ona râci olur. Sureten menfi ve ademî de olsa, esası sübutîdir ve vücudîdir. Dalâlet ve şer ve musibetler ve mâsiyetler ve belâlar gibi bütün çirkinliklerin […]

,

TİRELİ RASİN TEKELİ

Rasin Tekeli, İzmir’in Tire ilçesinde 1931 yılında dünyaya gelmiştir. İlk ve orta okulu burada okuyan Tekeli, daha sonra terzilik mesleğini seçer ve esnaf olarak hayatına devam eder. Risale-i Nur’ları 1957 yılında Kemal Hepşen ve Muzaffer Aslan vasıtasıyla tanıyan Rasin Tekeli, o gün gece geç saatlere kadar Risale-i Nurlar ve Üstad Bediüzzaman Hazretleri hakkında aklına gelen […]

,

ÜSTAD BEDİÜZZAMAN HAZRETLERİNİN ESARET HAYATI

Üstad Bediüzzaman Said Nursi Hazretlerinin Rusya’da yaşadığı esaret hayatı ve orada yaşadığı günler nasıl olmuştur? Üstad Bediüzzaman Said Nursi Hazretleri, Birinci Dünya Savaşı döneminde Gönüllü Alay Komutanı olarak 1916 yılında Bitlis savunması sırasında Ruslara karşı savaşırken Ruslara esir düşmüştür. Van ve Tiflis üzerinden Kosturma’taki esir kampına gönderilen Üstad Bediüzzaman burada iki buçuk sene esaret hayatı […]

,

BULANIK HAVUZA BİR DAHA DAL ÇIK

Sabri Efendinin bir fıkrasıdır. Eyyühe’l-Üstad; Kelâmullahi’l-Azîzi’l-Mennân olan Hazret-i Kur’ân, şeâir-i İslâmiyenin hâdimlerini cenâh-ı himaye ve re’fetine alarak, bu defaki hâdise-i elîmede bir seneden beri mülhidlerin çevirdikleri plânlarını akîm bırakıp, zahiren üç kardeşimizi beraat ve mânen milyonlar mü’min muvahhidînin zümresine nişâne-i beraatini bahş ve mülhidlere ebediyet ve ezeliyeti izharla kendini müdafaa ve hadimlerini muhafaza ve himaye […]

,

MEDİNE’Lİ ÜMMÜ HUMEYD (R.ANHA)

Medine’li ensardan olan Ümmü Humeyd künyesi ile tanınmaktadır. Esas ismi ise bilinmemektedir. Medine de bulunan iki büyük kabileden Hazrec kabilesinin Saide koluna mensuptur. Sahabeden Ebu Humeyd es-Saidi ile evlidir. Namaza çok düşkün bir hanım sahabi olarak tanınmıştır. Namaza dair Rasulullah’a sorduğu bir soru ile namaz kılan hanımlara yol göstermiştir. Hanımlara yol gösteren bu soru hadis […]

,

AMEL VE İMANI SALİH

Sabri’nin tabiri ve istihracıyla, Sûre-i Ve’l-Asr işaretine muvafık olarak Risale-i Nur, Anadolu’yu Cebel-i Cûdîde sefine gibi ve Isparta ve Kastamonu’yu âfât-ı semaviye ve arziyeden muhafazalarına bir vesile olduğunu ve Risale-i Nur’a ilişmesinler, yoksa yakında bekleyen âfetler geleceklerini bilsinler, akıllarını başlarına alsınlar. Bu musibetten biraz evvel, tekrarla söylüyordum, size de o mektuplar gönderilmişti. Şimdi aldığım haber: […]

,

İSLAMKÖYLÜ AHMED LÜTFÜ SÖNMEZ

Ahmed Lütfü Sönmez, 28 Nisan 1922 de Isparta’ya bağlı İslamköy’de dünyaya gelmiştir. 1934 yılında İlkokuldan mezun olur. İlkokulu bitirdiği yıl babası ona,”Oğlum sen ortaokula mı gideceksin, yoksa hafız mı olacaksın?” diye sorar. O da, ”Ben hafız olacağım, baba”diye cevap verir. Babası eline Kur’an-ı Kerim’i verir ve ”Şimdi doğru git Hafız Ali’ye talebe ol”der. Böylece İslamköy’lü […]

,

MİRAC NEDİR? AYET VE HADİSLERDE MİRAC

Mirac nedir? Nasıl meydana gelmiştir? Ayet ve hadislerde mirac nasıl yer almıştır? Mirac, sözlükte ”yukarı çıkmak, yükselmek” manasında ki, uruc kökünden türetilmiştir. Hz. Peygamber’in göğe yükselişi ve Allah katına çıkışı anlamındadır. Mescid-i Haram’dan, Mesid-i Aksa’ya gidiş oradan da göğe çıkışı ”isra ve mirac” şeklinde ifade edildiğinden Türkçe’de mirac denilmektedir. Mirac hadisesi iki safhada gerçekleşmiştir. Hz. […]

,

BU EHL-İ DÜNYA ANADOLU HALKI

Aziz, sıddık kardeşlerim; Bu yeni hâdise-i taarruziyeden müteessir olmayınız. Çünkü mükerrer tecrübelerle Risale-i Nur inayet altındadır. Hiçbir taife, şimdiye kadar böyle ehemmiyetli hizmette bizler kadar az meşakkatle kurtulan olmamış. Hem geçen Ramazan’daki hastalığım ve Eskişehir’deki musibetimiz gibi çok vâkıalarla, zâhirî sıkıntılı, meşakkatli hâlât altında Risale-i Nur’un fâidesine olarak inkişâfâtı ve daha tesirli fütuhâtı görülmüş. İnşaallah, […]

,

ENSAR’DAN AMR BİN CEMUH (RA)

Amr bin Cemuh, Cahiliyye döneminde Yesrib’in iki büyük kabilesinden Hazrec’in Seleme kolunun reisidir. Cömertlik ve putlara olan aşırı bağlılığı ile meşhur, uzun boylu, cesur, şair ruhlu bir zattır. Birinci ve ikinci Akabe biatından sonra Medine’de İslam nuruyla nasiplenen çoğalmıştı. İkinci Akabe biatından dönen müslümanlar canla başla, şevkle çalışıp, İslam’ı tebliğ ediyorlardı. Birinci Akabe biatından sonra […]