YAĞMUR, HASTALIK VE FIRTINA

Risale-i Nur dairesinde olan dostlara çeşitli tokatlar geldiği halde, düşmanlara bu tarz tokatlar niye gelmiyor?

Risale-i Nur dairesinde sadakatle hizmet edenlerin geçim ve ihtiyaçlarında bir takım bereketlere ve kalblerinde huzura sahip oldukları bir gerçektir. Bu tarz bir soruya ise Üstad Bediüzzaman Hazretleri, Emirdağ Lahikasında yeralan bir mektubunda şöyle cevap veriyor:

”Risale-i Nur’un bir kâtibi dedi ki: “Neden dostların kusuratına tokat gelir; hücum eden düşmanlara bu tarzda gelmiyor?”

Elcevap: Memur olmayan, veya hususî, şahsı itibarıyla hiyanet eden, hususî tokat yer. Bu nevi vukuat pek çoktur. Ve tam sadâkat edenlerde, maişetindeki bereket ve kalbindeki rahat cihetinde ikramlara mazhar olanlar dahi pek çoktur.

Eğer memur ise, kanun namına kanunsuz hiyanet eden, ilişen, o memlekete, o bîçare ahâliye bir umumî tokada vesile olur. Ya zelzele, ya yağmursuzluk, ya hastalık, ya fırtına gibi umumî belâlara bir vesile olur. Kendisi, zahiren hususî tokat yememiş gibi görünüyor.

Hem eğer dinsizlik hesabına, imanî hizmetimize ilişenler olsa   اَلظُّلْمُ لاَيَدُومُ وَالْكُفْرُ (Zulüm devam etmez, küfür devam eder.) kaidesince, küfür derecesine giren öylelerin zulümleri -büyük olduğu için- âhirete tehir edilir, ekseriyetçe küçük zulümler gibi cezaları dünyaca tâcil edilmez.
Said Nursî(Emirdağ Lahikası)

0 cevaplar

Cevapla

Want to join the discussion?
Feel free to contribute!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir