Risale-i Nur’ları okuyarak bir insan velayet, yani veli makamına ulaşabilir mi?

Risale-i Nur’lar da ana hedef önce kendi imanını sonra insanların imanını kurtarma yolunda gayret ve çaba göstermekdir. İnsanı imani konuda güçlendirip onları mümin mertebesine ulaştırmaktır. Risale-i Nurlar sadece iman kurtarmıyor, aynı zamanda insanlara ilim ve velayette veriyor.

Üstad Bediüzzaman Hazretleri eserlerinin tamamında iman konusunu ele alırken ilim konusunu da açık bir şekilde şöyle dile getiriyor:

“Bir sene bu risaleleri ve bu dersleri anlayarak ve kabul ederek okuyan, bu zamanın mühim, hakikatli bir âlimi olabilir.”(Lem’alar, Yirmi Birinci Lem’a)

“İ’lem eyyühe’l-aziz! Tevfik-i İlâhî refiki olan adam, tarikat berzahına girmeden zahirden hakikate geçebilir. Evet, Kur’ân’dan, hakikat-i tarikati, tarikatsiz feyiz suretiyle gördüm ve bir parça aldım. Ve keza, maksud-u bizzat olan ilimlere ulûm-u âliyeyi okumaksızın isâl edici bir yol buldum. Serîüsseyir olan bu zamanın evlâdına, kısa ve selâmet bir tarîki ihsan etmek rahmet-i hâkimenin şânındandır.”(Mesnevî-i Nuriye, Onuncu Risale)

Üstad Bediüzzaman Hazretleri bu beyanları ile bu eserleri bir yıl okuyan kişiyi alim yapacağını, kırk dakikada velayet makamına çıkaracak özelliğin Risale-i Nurlarda olduğunu ifade ediyor.

Üstad Bediüzzaman Hazretleri Mektubat adlı eserinde ise bu konuda bizlere şöyle hitap ediyor:

“… Eskiden kırk günden tut, tâ kırk seneye kadar bir seyr ü sülûk ile bazı hakaik-i imaniyeye ancak çıkılabilirdi. Şimdi ise, Cenâb-ı Hakkın rahmetiyle, kırk dakikada o hakaike çıkılacak bir yol bulunsa, o yola karşı lâkayt kalmak elbette kâr-ı akıl değil. İşte, otuz üç adet Sözler, böyle Kur’ânî bir yolu açtığını, dikkatle okuyanlar hükmediyorlar.”( Mektubat, Beşinci Mektup)

Burada dikkat edilecek bir konu da Risale-i Nur mesleğinin özelliğidir. Keşif ve keramet yerine hakikat ve meziyet ön plandadır. Kerametsiz gibi görünen bir Nur talebesi manevi alemde büyük bir veli makamındadır. Zira velayeti sadece keşif ve keramet olarak görmek yanlıştır. Risale-i Nur cahil, alim, köylü, şehirli, yaşlı, genç her kesimden insana açıktır. O’nu okuyan her kesimden insan Allah’ın izniyle imanını kurtarır ve imanın hadsiz mertebelerine çıkabilir.

0 cevaplar

Cevapla

Want to join the discussion?
Feel free to contribute!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.