,

ÖLÜM HAKİKATI İLE YAŞAMAK

Bir zaman rabıta-i mevtten ve اَلْمَوْتُ حَقٌّ kaziyesindeki tasdikten ve âlemin zeval ve fenâsından gelen bir hâlet-i ruhiyeden, kendimi acip bir âlemde gördüm.

Baktım ki, ben bir cenazeyim, üç mühim büyük cenazenin başında duruyorum.

Birisi: Benim hayatımla alâkadar ve mazi kabrine giren zîhayat mahlûkatın heyet-i mecmuasının cenaze-i mâneviyesi başında bir mezar taşı hükmündeyim.

İkincisi: Küre-i arz mezaristanında, nev-i beşerin hayatıyla alâkadar envâ-ı zîhayatın heyet-i mecmuasının mazi mezarına defnedilen azîm cenazenin başında bulunan, mezar taşı olan bu asrın yüzünde çabuk silinecek bir nokta ve çabuk ölecek bir karıncayım.

Üçüncüsü: Şu kâinatın kıyamet vaktinde ölmesi, muhakkaku’l-vuku olduğu için, nazarımda vâki hükmüne geçti. O azîm cenazenin sekeratından dehşet ve vefatından beht ve hayret içinde kendimi görmekle beraber, istikbalde de muhakkaku’l-vuku olan vefatım o zaman vuku buluyor gibi göründü ve فَاِنْ تَوَلَّوْا “Eğer senden yüz çevirecek olurlarsa.” Tevbe Sûresi, 129 ncu ayeti) ilh. sırrıyla, bütün mevcudat, bütün mahbubat, benim vefatımla bana arkalarını çevirip beni terk ettiler, yalnız bıraktılar. Hadsiz bir deniz suretini alan ebed tarafındaki istikbale ruhum sevk ediliyordu. O denize ister istemez atılmak lâzım geliyordu.”(Lem’alar)

Kainat,dünya, insan üç ayrı alem. Üstad Bediüzzaman Said Nursi Hazretleri, ölüm gerçeğinin bu üç alemdeki haline dikkat çekiyor. Bu üç aleminde tek gerçek kuralı ölümdür. İnsanın ölmesi nasıl muhakkak ise, dünyanın ve kainatın da ölmesi öyle gerçekleşecektir. Fark sadece zaman ve müddettedir. Hepsi ölüm gerçeği ile yüzleşecektir.

İnsan bu alemin en küçük olanıdır. Ölümü ile bütün alakadar olduğu şeylerin bir mezar taşı oluyor. Dünya da bir mezarlık olup, bütün insanlığı içinde barındırıyor. En sonunda kainatta kıyametin kopması ile ölecektir. Ölüm hakikatından hiçbir canlı hiçbir alem kaçamıyor, eninde sonunda onu tadıyor. Bazı mahlukatın ömrünün uzun olması insanı aldatmamalıdır.

Üstad Bediüzzaman Hazretleri, üç mezarla, birisi şahsının mezarı, biri bütün canlıların mezarı, biride bütün kainatın mezarı ile ölüm hakikatını bütün dairelere uygulayıp, iman ve Kur’an hakikatleri ile teselli bulup, ölümün güzel yüzünü gösterip bize onu sevdiriyor.

0 cevaplar

Cevapla

Want to join the discussion?
Feel free to contribute!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.