İnebolu Nur Talebeleri arasında yeralan Halil Enercan 1902 yılında Kastamonu’nun Küre İlçesinin Saman Mahallesi’nde dünyaya gelmiştir.

Rüştiye mezunu olan Halil Enercan, İbrahim ve İsmail isimli kardeşleriyle zahire ticaretiyle meşgul olan bir esnaftır. Kastamonu’da sürgün hayatı yaşayan Üstad Bediüzzaman Hazretleri ile 1943 yılında tanışır ve O’na talebe olur. O dönemde elle yazılan risaleleri Halil’de yazmaya başlar. Yazısı oldukça güzel ve hızlıdır.

Hanımı bir kaç ay önce vefat eden Halil, bir sabah risale yazarken eve polisler baskın yapar. Üstad Bediüzzaman’nın talebesi olduğu gerekçesiyle tutuklanır ve İnebolu Cezaevine konur.

İnebolu Nur Talebeleri Ahmet Nazif Çelebi, İbrahim Fakazlı, Ziya Dilek, Büyük İbrahim, Gülcü Hüseyin, İzzet Turgut, Ahmed Köroğlu, Zühtü İşeri, Ömer Gedikoğlu, Ahmed Şaşmaz da aynı gerekçeyle içerdedir, Halil de onlara arkadaş olur. Ramazan ayıdır. Vakti en güzel şekilde değerlendirmeye çalışırlar. Cüz taksim ederek her gün bir hatim indirirler. Halil ise daha farklıdır. Kur’an’ın tamamını üç günde bir okuyarak hatim yapar.

Kur’an’lar, dualar ve Risalelerle dolu dolu üç ay geçer. Üç ayın sonunda, İzzet Turgut bir gün murakabe yapar. Akabinde Denizli’ye sevk edileceklerini söyler. Dediği çıkar. Ertesi gün Denizli Hapsine gönderilirler.

15 Haziran 1944 tarihinde mahkeme heyeti toplanır. Olayda suç unsuru olmadığı belirtilerek başta Üstad Nediüzzaman Said Nursi Hazretleri olmak üzere bütün Nur Talebelerinin oy birliği ile beraatına karar verilir.

“Kaziye-i Muhakeme Denizli Ağır Ceza Mahkemesi” başlığı altında verilen kararda Halil’in kimliği “İnebolu Hatipbağı Mahallesi’nden İsmail oğlu, 318 doğumlu, hakaretten beş gün ve silâh atmaktan bir günden ibaret infaz edilmiş mahkûmiyet sabıkası bulunan 20.9.1943’den beri mevkuf, Halil Enercan” şeklindedir.

Denizli Hapsinden sonra Halil Enercan, İnebolu’ya döner. İman Kur’an hizmetine yine kaldığı yerden devam eder. 1954 yılında Halil Enercan, annesi ile birlikte hacca gider. Kalbinde tüten Kabe’yi ziyaret ve taraf eder, hac görevini yerine getirir. Daha sonra Mekke’de vefat eder. Annesi, Halil’i Mekke’de defneder, İnebolu’ya döner.

1954 yılında hac farizası için gittiği Mekke’de vefat eden Halil Enercan’a, Allah’tan rahmet dileriz.

0 cevaplar

Cevapla

Want to join the discussion?
Feel free to contribute!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.