Emirdağ Nur Talebeleri arasında yeralan Ahmet Söker, 1907 yılında (1323 Rumi) Afyon’a bağlı Emirdağ’da doğmuştur. Beytullah Efendi’nin oğlu olan Ahmet Söker, nalbanttır.

Üstad Bediüzzaman Said Nursi Hazretleri Denizli Ağır Ceza Mahkemesinin Haziran 1944’teki beraat kararından sonra 1944’ün Ağustos ayında Emirdağ’ına sürgün olarak gönderilir. On beş gün kadar bir otelde kalır, sonra kirasını kendi ödediği kiralık bir eve yerleşir.

Üstad Bediüzzaman Hazretleri, mektuplarında da ifade ettiği gibi “Denizli Hapsinin bir aylık sıkıntısını, bazen bir günde Emirdağ’ında çektiği”, “Hapis ve kabir bu tarz-ı hayata müreccahtır” dediği sıkıntılı günlerdir bu günler. Daimi göz hapsi, pencere ve kapısından devamlı kontrol edilmektedir. Bir kısım Emirdağlılar, bütün baskıları hiçe sayarak Üstad Bediüzzaman Hazretlerine ilgi ve dostluk gösterip Risale-i Nur’lara sahip çıkmışlardır.

Bu talebelerin içinde Ahmet Söker de vardır. Eşi Firdevs Hanımla birlikte ellerinden geldiğince Risâle-i Nur’a ve Üstad Bediüzzaman Hazretlerine hizmet etmeye çalışan Ahmet Söker, Üstad Hazretlerine at ve fayton temin etmekten Afyon Hapsinde iki ay kalır.

Mesleği nalbantlık olan Ahmet Söker, Üstad Hazretlerinin Emirdağ kırlarında gezmeye gittiğinde kullandığı atın sahibidir. Bu at bahane edilerek Ahmet Söker de Afyon Hapsinde iki ay yatar. Üstad Bediüzzaman Hazretleri bu olayı Risale-i Nurlarda şöyle anlatır:

“Bir zat atını beni gezdirmek için vermiş,ben de rahatsızlığım için teneffüs kasdı ile ekser günlerde, yazda bir iki saat gezerdim. O at ve araba sahibine elli liralık kitap vermeye söz vermiştim. Tâ, kaidem bozulmasın ve minnet altına girmeyeyim. Acaba bu işte hiçbir zarar ihtimali var mı? Hâlbuki ‘O at kimindir?’ diye elli defa bizlerden hem vali, hem adliyeciler, hem zabıta ve polisler sordular. Güya büyük bir hadise-i siyasiye ve asayişe temas eden bir vakıadır. Hatta bu mânâsız soruşların kesilmesi için iki zat hamiyetten, biri ‘At benimdir’, diğeri ‘Araba benimdir’ dedikleri için, ikisini de benimle beraber tevkif ettiler. Bu numunelere kıyasen çok çocuk oyuncaklarına seyirci olup gülerek ağladık ve anladık ki: Risâle-i Nur’a, şakirtlerine ilişenler maskara olurlar.”(Lem’alar, 26. Lem’a)

Üstad Bediüzzaman Hazretleri ile beraber Afyon Hapsine giren Ahmet Söker, sonraki yıllarda anlattığı hapishane ile ilgili hatıralarında mahkemede hakim “Bu at senin mi?” diyerek, atın fotoğrafını gösterir. “Evet, benim!” cevabını verince “Atı neden verdin?” diye sordu. Üstad Hazretlerini göstererek
“Zat-ı Muhteremi çok severim Hakim Bey” dedim. Hakim “Kanunlara muhalefet ettin!” dediğinde “Ben bir şey yapmadım Hakim Bey, at muhalefet etmişse onu bilmem!” cevabını verince hakim çok hiddetlenir.

62 gün hapishanede kalan Ahmet Söker,daha sonra beraet eder. Ölüm tarihi hakkında kesin bir bilgi elde edemediğimiz Ahmet Söker’e, Allah’tan rahmet dileriz.

0 cevaplar

Cevapla

Want to join the discussion?
Feel free to contribute!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.