1886 yılında Afyonkarahisar’ın Bolvadin ilçesi Yörük köyünde doğan Halil Hilmi Bozca, 1912 yılında İstanbul Hukuk Fakültesinden mezun olmuştur. Çeşitli yerlerde hakimlik görevinde bulunan Hilmi Bozca, TBMM 1. Dönem Afyonkarahisar milletvekilidir.

Afyon Baro başkanlığı da yapan Hilmi Bozca, Risale-i Nur’un 1948 Afyon davasında Üstad Bediüzzaman Hazretleri ve Nur talebelerinin avukatlığını yapmıştır..

Ondördüncü Şua’da Üstad Bediüzzaman Hazretleri, avukatı Halil Hilmi’den şöyle bahsetmektedir:

”Avukata, reise okutmak için parçayı gönderdiniz mi? Hem Halil Hilmi, vahdet-i mes’ele itibariyle yalnız Sabri’nin değil, belki umumumuzun avukatıdır. Ben bu nazarla ona bakıyorum. Şimdi umumumuzun hesabına birinci avukatımıza tam yardım etsin.”

Avukat Halil Hilmi’nin Afyon mahkeme heyetine karşı,Üstad Bediüzzaman Hazretlerinin Rusya esaretinde ‘Nikola’ya ayağa kalkmama’ hadisesini okuduğu o dönemde mahkemede sanık olarak bulunan ağabeyler tarafından anlatılmıştır.

Üstad Bediüzzaman Hazretlerinin, mahkemede avukat Hilmi Bozca’ya okumasını istediği, Tarihçe-i Hayatta yer alan bölüm şöyle:

”Bediüzzaman’ı üserâ kampına götürürler. Burada şu şekilde şayan-ı takdir bir hâdise cereyan eder. Şöyle ki: Bir gün Rus Başkumandanı esirleri teftişe gelir. Teftiş esnasında, Bediüzzaman kumandana selâm vermez ve yerinden kalkmaz. Kumandan kızar, belki tanımamıştır diyerek tekrar önünden geçtiği zaman yine yerinden kalkmayınca, kumandan tercüman vasıtasıyla der: “Beni herhalde tanımadılar?”

Bediüzzaman: “Tanıyorum, Nikola Nikolaviç’tir.”

Kumandan: “Şu hâlde Rus ordusuna, dolayısıyla Rus Çarına hakaret ediyorlar!”

Bediüzzaman: “Hakaret etmedim. Ben bir Müslüman âlimiyim. İmanlı bir kimse, Cenâb-ı Hakkı tanımayan bir adamdan üstündür. Binaenaleyh, ben sana kıyam etmem” der. Bunun üzerine Bediüzzaman divan-ı harbe verilir. Birkaç zabit arkadaşı, hemen özür dileyerek vahim neticenin önlenmesine çalışmasını istirham ederler.

Fakat Bediüzzaman: “Bunların idam kararı, benim ebedî âleme seyahat etmem için bir pasaport hükmündedir” deyip kemal-i izzet ve şecaatle hiç ehemmiyet vermez.

Nihayet idamına karar verilir. Hüküm infaz edileceği vakit, namaz kılmak için müsaade ister; vazife-i diniyesini îfadan sonra, atılacak kurşunlara göğsünü gereceğini beyan eder. Tam bu esnada, namazını eda ederken, Rus kumandanı gelerek, Bediüzzaman’dan özür dileyip: “O hareketinizin, mukaddesatınıza olan bağlılıktan ileri geldiğine kanaat getirdim, rica ederim, beni affediniz” diyerek verilen idam hükmünü geri alır.”

Afyonkarahisar ve Çay’da avukatlık yapan Halil Hilmi Bozca, 31 Aralık 1957 tarihinde Afyonkarahisar’da vefat etmiştir. Kendisine, Allah’tan rahmet dileriz.

0 cevaplar

Cevapla

Want to join the discussion?
Feel free to contribute!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.