DOKTOR ALAEDDİN YILMAZTÜRK
1927 yılında Düzce’de dünyaya gelen Alaeddin Yılmaztürk, İstanbul Tıp Fakültesinden mezun olmuştur. Pataloji ve Adli Tıp İhtisası yapmış Adli Tıp’ta görev yapmıştır.
Yılmaztürk, 1968 seçimlerinde Cumhuriyet Senatosuna Adalet Partisinden Bolu Senatörü olarak seçilmiş ve 1977 yılına kadar Bolu üyesi olarak çalışmıştır. Üstad Bediüzzaman Said Nursi adını ilk defa 1941 yılında İstanbul’a okumaya gelirken tren yolculu esnasında duyar ve daha sonra ki, yıllarda Üstad Hazretleri ile birçok kez görüşür.
1952 yılında Gençlik Rehberi davası için İstanbul’a gelen ve Reşadiye Otelinde kalan Üstad Bediüzzaman Hazretlerini otelde ziyaret eden Alaeddin Yılmaztürk, elini öpüp duasını alır.
İstanbul’da şimdi büyük postahene olarak kullanılan binanın eskiden adliye binası olan bu yerde Üstad Hazretlerinin mahkemesinin yapıldığını belirten Yılmaztürk, o güne ait hatırasını şöyle anlatır;
”Mahkeme binası çok kalabalık ve izdiham olmuştu. Kalabalık adeta bir sel halini almıştı. Kalabalıktan mahkeme yapmak imkansızdı. Mahkeme Reisi, Üstad Hazretlerine dönerek,
”Efendi Hazretleri işaret etseniz de şu izdiham kalksa” diye ricada bulununca, Üstad dönerek kalabalığa bir işaret etti. Salonun yarısı hemen boşaldı, ve mahkeme görülmeye başladı.”
Reşadiye otelinde kalan Yılmaztürk, Üstad Bediüzzaman Said Nursi Hazretlerini zaman zaman ziyaret eder, Üstad’ın tavsiye ve nasihatlerini dinler. Üstad Bediüzzaman Hazretlerinin gözlerinden rahatsız olduğunu ve göz kapaklarının kızardığını görünce o zaman yeni çıkan ”terramisin” adlı ilaçtan alarak Üstad Hazretlerine götürür. İlacı alan Üstad,”Ben hiçbir kimseden karşılıksız bir şey almadım. Fakat seninkini alacağım.” der. İlacı kullanıp hastalığı geçen Üstad Hazretleri, yanında bulunan gümüş bir liralardan bir tanesini Yılmaztürk’e hediye ederek, ”Bunlardan bende on beş tane vardı. Senelerden beri bunlarla idare ettim. Bir tane sana yeter.”
O yıllarda dini kitapları okumanın suç olduğunu, gizli gizli risaleleri okuduğunu dile getiren Alaeddin Yılmaztürk, ”Ben de Risale-i Nur eserlerinden İslam yazısı ile basılmış kitaplar vardı. Onları arıyorlardı. Biz de kitapları çuvala koyup Düzce’ye götürdük. Kitapları bulsalardı yakacaklardı. Daha sonra kitapları eşe dosta dağıttık. Kitapları okuyanları yakaladıkları zaman mahkemeye veriyorlardı. İyi biliyorum, Cağaloğlu’nda matbaada Risale-i Nur’lar basılırken bir kişi kapıdan çıkar gözcülük ederdi. Diğeri kitabı koynuna saklar öyle çıkardı. Kitapları taşımak bile suçtu.”(Derleme, N, Şahiner, Son Şahitler)
Üstad Bediüzzaman Hazretlerini, İstanbul’da kaldığı sıralarda ziyaret eden ve elini öpüp duasını alan Yılmaztürk, daha sonra onu göremese de hürmet ve bağlığı devam etmiş Risale-i Nur’ları okumuş, okutmuştur.
Üstad Bediüzzaman Hazretlerinin, otuz-kırk seneden beri Türkiye’nin yüksek tahsil gençliğine hizmet ettiğini dile getiren Yılmaztürk,”Said Nursi Hazretleri Yüksek Tahsil gençliği içinde büyük fetih yapmıştır. O, okumuş insanlardan en çok talebesi olan bir Üstad’dır.”
Doktor, yönetici, bürokrat, siyaset adamı olarak görev yapan Alaeddin Yılmaztürk 27 Ocak 2012 yılında İstanbul’da vefat etmiştir.




Cevapla
Want to join the discussion?Feel free to contribute!