HEDEF ALLAH’IN RIZASINI KAZANMAK

Risale-i Dünya işlerine alet edilmez, sözü ile anlatılmak istenen nedir?

Risale-i Nur’u Allah’ın rızasına ulaşmada bir araç olarak görmek değil de, işlerim iyi gitsin, şu imtihanı geçeyim veya manevi bir makam elde etmede bir araç olarak görerek okumak doğru degildir. Eğer bu maksatlarla okunursa, ihlas kırılır. Burada insanın amacı Allah rızasıdır. Ama işlerimiz iyi gider, manevi makam kazanırız, bunlara ise, amaca verilen ikramlar hediyeler olarak bakılmalıdır.

Üstad Bediüzzaman Hazretleri, Risale-i Nur’da bu konuda bizi şöyle ikaz etmekte:

”Aziz, sıddık kardeşlerim; Risale-i Nur dünya işlerine âlet olamaz, dünya işlerine siper edilmez. Çünkü, ehemmiyetli bir ibadet-i tefekküriye olduğu cihetle, dünyevî maksatlar onunla kasten istenilmez. İstenilse, ihlâs kırılır, o ehemmiyetli ibadet şekli değişir. Yani, çocuklar gibi, döğüştükleri vakit Kur’ân’ı başına siper eder. Başına gelen zarar Kur’ân’a geldiği gibi, Risale-i Nur, böyle muannid hasımlara karşı siper istimal edilmemeli.

Evet, Risale-i Nur’a ilişenler tokatlar yerler; yüzer vukuat şahittir. Fakat Risale-i Nur, tokatlarda istimal edilmez ve niyet ve kasıtla tokatlar gelmez. Çünkü sırr-ı ihlâs ve sırr-ı ubudiyete münafidir. Bizler, bize zulmedenleri, bizi himaye eden ve Risale-i Nur’da istihdam eden Rabbimize havale ediyoruz.

Evet, dünyaya ait harika neticeler, bazı evrad-ı mühimme gibi, Risale-i Nur’a çokça terettüp ediyor. Fakat onlar istenilmez, belki veriliyor; illet olamaz, bir fâide olabilir. Eğer istemekle olsa, illet olur, ihlâsı kırar, o ibadeti kısmen iptal eder. Çabuk bu hâdiseyi teskin ediniz. Yoksa münafıklar istifade edecekler; belki onların parmağı var.”(Kastamonu Lahikası, 168 Mektub)

Üstad Hazretlerinin, burada verdiği misal ise çok dikkat çekicidir. Çocuğun başına gelecek zararı önlemeye Kur’an’ı siper etmesi. Nasıl kötü bir davranış ise,Risale-i Nur’ların da dünyaya ait amaçlarda kullanılması da öyle çirkin bir durumdur.

Risale-i Nurlar hem iman hizmeti olması, hem hiçbir dünyevi amaca alet edilmemesinden dolayı, ona düşmanlık edip onu engellemeye çalışanlar, şiddetli bir şekilde tokada maruz kalmışlardır.

Birşey daha bize anlatılmakta, Allah’ın, ihlas ve sadakat ile kendine iltica edenleri koruması ve ona düşmanlık edenleri cezalandırması, O’nun rahmet ve adaletinin gereğidir. Bunun tarihte örnekleri çoktur.

Demekki insan, Risale-i Nurları sırf dünyevi işlerim bereketli olsun, hasımlarıma karşı beni korusun ya da galip getirsin düşüncesiyle okusa, bu ihlasa zıttır. Bu da, Risale-i Nur’u kendine bir siper yapmak anlamına gelir.

0 cevaplar

Cevapla

Want to join the discussion?
Feel free to contribute!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir