”Ey insanlar! Fâni, kısa, faydasız ömrünüzü bâki, uzun, faydalı, meyvedar yapmak ister misiniz? Madem istemek insaniyetin iktizasıdır; Bâkî-i Hakikînin yoluna sarf ediniz. Çünkü Bâkîye müteveccih olan şey, bekànın cilvesine mazhar olur.

Madem her insan gayet şiddetli bir surette uzun bir ömür ister, bekàya âşıktır. Ve madem bu fâni ömrü bâki ömre tebdil eden bir çare var ve mânen çok uzun bir ömür hükmüne geçirmek mümkündür. Elbette, insaniyeti sukut etmemiş bir insan, o çareyi arayacak ve o imkânı bilfiile çevirmeye çalışacak ve tevfik-i hareket edecek.

İşte o çare budur: Allah için işleyiniz, Allah için görüşünüz, Allah için çalışınız. Lillâh, livechillâh, lieclillâh rızası dairesinde hareket ediniz. O vakit sizin ömrünüzün dakikaları, seneler hükmüne geçer.”(Lem’alar)

Üstad Bediüzzaman Hazretleri, müslümanlara ve talebelerine soru cevap şeklinde fani ömrümüzü baki,sonsuz haline getirmemizi öğretiyor. Üstad Hazretleri, Dördüncü Söz’de; farz olan beş vakit namazı kılanın, bütün mübah ve meşru işlerinin ibadet hükmüne geçeceğini ifade ediyor. Yani sabah ile öğle namazını kılan birisinin, bu iki vakit arasında yaptığı bütün meşru fiiller ibadet hükmüne geçiyor. Bu fiil ders çalışmak olur, esnaflık olur, inşaatta çalışmak olur, evde yemek pişirmek olur, hiç fark etmez bunların hepsi ibadet hükmüne geçiyor.

İnsan, Allah’ın emrettiklerini yapıp, yasakladıklarından kaçınırsa ömür dakikaları günahlı olmamak şartı ile ibadete dönüştürüyor.İşte böylece fani ömrünü baki ömür ile değiştiriyor.

0 cevaplar

Cevapla

Want to join the discussion?
Feel free to contribute!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.