Hattâ herbir ağacın mebde’inde ve müntehasında ve üstünde ve içinde
هُوَ اْلأَوَّلُ وَاْلاٰخِرُ وَالظَّاهِرُ وَالْبَاطِنُ “O Evveldir, Âhirdir, Zâhirdir, Bâtındır.” Hadid Sûresi, 3. ayeti” isimlerinin işaret ettikleri dört sikke-i tevhid var.

• İsm-i Evvel ile işaret edildiği gibi, herbir meyvedar ağacın menşe-i aslîsi olan çekirdek HAŞİYE öyle bir sandukçadır ki, o ağacın programını ve fihristesini ve plânını; ve öyle bir destgâhtır ki, onun cihazatını ve levazımatını ve teşkilâtını ve öyle bir makinedir ki, onun iptidadaki incecik vâridatını ve lâtifâne masârifini ve tanzimatını taşıyor.

• Ve ism-i Âhir’le işaret edildiği gibi, herbir ağacın neticesi ve meyvesi öyle bir tarifenamedir ki, o ağacın eşkâlini ve ahvâlini ve evsafını, ve öyle bir beyannamedir ki, onun vazifelerini ve menfaatlerini ve hassalarını; ve öyle bir fezlekedir ki, o ağacın emsalini ve ensâlini ve nesl-i âtisini o meyvenin kalbinde bulunan çekirdeklerle beyan ediyor, ders veriyor.

• Ve ism-i Zâhir ile işaret edildiği gibi, her ağacın giydiği suret ve şekil, öyle musannâ ve münakkaş bir hulledir, bir libastır ki, o ağacın dal ve budak ve âzâ ve eczasıyla tam kàmetine göre biçilmiş, kesilmiş, süslendirilmiş. Ve öyle hassas ve mizanlı ve mânidardır ki, o ağacı bir kitap, bir mektup, bir kaside suretine çevirmiştir.

• Ve ism-i Bâtın ile işaret edildiği gibi, her ağacın içinde işleyen destgâh öyle bir fabrikadır ki, o ağacın bütün ecza ve âzâsını teşkil ve tedvir ve tedbirini gayet hassas mizanla ölçtüğü gibi, bütün ayrı ayrı âzâlarına lâzım olan maddeleri ve rızıkları, gayet mükemmel bir intizam altında sevk ve taksim ve tevzi ile beraber akılları hayret içinde bırakan şimşek çakmak gibi bir sür’at ve saati kurmak gibi bir sühulet ve bir orduya arş demek gibi bir birlik ve beraberlik ile o hârika fabrika işliyor.

HAŞİYE : Eski zamandan beri darb-ı mesel olarak umumun dilinde ve lisan-ı nâsta gezen şu “çekirdekten yetişme” sözü, bu risalenin müellifine bir işaret-i gaybiye-i örfiye denilebilir. Çünkü Risale-i Nur hâdimi olan şahıs, Kur’ân’ın feyziyle, çekirdek ve çiçekte tevhid için iki mirac-ı mârifet keşfederek, tabiiyyunları boğan aynı yerde âb-ı hayat bulmuş ve çekirdekten hakikate ve nur-u mârifete yetişmiş. Ve bu iki şeyin Risale-i Nur’da ziyade tekrarları bu hikmete binaendir.” (Şualar)

Üstad Bediüzzaman Hazretleri, bizlere Allah’ın isim ve sıfatlarının haşmetli bir şekilde ortaya çıkmasını çekirdekte gösteriyor. Dört ismin işaret ettiği dört tevhid sikkesini bizlere izah ediyor.

Evvel isminin cisimleşmiş levhası çekirdektir. Ağacın bütün programı bu çekirdeğin içine yazılmış, bu yazı ise katibine işaret eder.

Ahir isminde Allah çekirdekte yazılı programı açtı, maddi alemde sergiledi, sonra tekrar meyvelerin içine latif bir şekilde dürüp koydu.

Zahir ismi, çekirdekte yazılı ağacın maddi alemde görülmesi.

Batın ismi çekirdek ağaç, meyve nasıl tevhide işaret ediyorsa ağacın iç kısmı olan organlarındaki mükemmel nizam ve ahenkte tevhide işaret ediyor. Ağacın dış görünüşü gibi içide ondan daha sanatlı ve harika. Bu dört isim Tevhid’in en büyük delilidir.

 

0 cevaplar

Cevapla

Want to join the discussion?
Feel free to contribute!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.