Girdi yapan Nurköy

HAYRETTEN HAYRETE DÜŞTÜM

Bir Nur talebesinin fıkrasıdır. Bugün o yüksek kitabın ikmaline muvaffak oldum. Miracın ikmal ve mütalâasından mütevellid sürur ve saâdetimi tariften kalemim dûçâr-ı acz oluyor. Mütalâadan doğan duygularımı hülâsaten ve bir cümleyle arz edeceğim: Miracın mütalâasında hayatın felâket girdaplarını ve saâdet-i ebediyeye giden mânevî deryanın selâmet yollarını gösteren kalb dolusu bir nur ve ziya buldum. Evet, […]

CENNETLE MÜJDELENEN SAİD BİN ZEYD (RA)

Aşare-i Mübeşşere’den, yani dünyada iken  Cennetle müjdelenen On Sahabi’den birisi olan Said bin Zeyd, Mekke’de İslamı ilk kabul edenlerdendir. İslamiyet öncesi babası Zeyd bin Amr, putlara tapmaz, Allah’a inanırdı. Oğlu Said’e de sık sık, “Bir Allah’a mı? Yoksa bin ilaha, putlara mı inanayım?” der, onu Allaha inanmaya teşvik ederdi. Peygamber Efendimiz(ASM), Said’e Müslüman olmasını söyleyince, […]

DÜNYANIN İŞİNİ DAHİ BİLMİYORSUNUZ

”Ehl-i dünya, sebepsiz, benim gibi âciz, garip bir adamdan tevehhüm edip, binler adam kuvvetinde tahayyül ederek beni çok kayıtlar altına almışlar. Barla’nın bir mahallesi olan Bedre’de ve Barla’nın bir dağında bir iki gece kalmaklığıma müsaade etmemişler. İşittim ki, diyorlar: “Said elli bin nefer kuvvetindedir; onun için serbest bırakmıyoruz.” Ben de derim ki: Ey bedbaht ehl-i […]

NUR ŞAKİRDİ İHSAN SIRRI

(Risale-i Nur’un istikbalde ehemmiyetli bir talebesi olan İhsan Sırrı’nın bir fıkrasıdır.) بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّح۪يمِ Vâkıf-ı esrar-ı Sübhan, Ferîd-i Bedîüzzaman, Es-seyyid Saidü’l-Kürdî Hazretleri huzur-u sâmîsine, Esselâmü aleyküm ey mürşid-i kâmil! Kemal-i tazimle hâk-i pâyinize yüzlerimi sürmeme ve mübarek ellerinizi takbil etmeme müsaadenizi yalvarırım. Bendeniz, şu ilticanamemi zat-ı âlînize sunan Saraç Ahmed Efendi fakirinizin oğluyum. Üstad-ı […]

KUR’AN’I RUH KULAĞI İLE DİNLEMEK

Birinci sualiniz: Eğer Kur’ân okunurken, namazın, tesbihatın tetimmesi ise, kıbleye karşı duranlar, vaziyetlerini bozmamak evlâdır. Yalnız müezzinin önündeki adam arkasını çevirsin, yahut çekilsin. Eğer Kur’ân müstakil olarak okunursa, okuyana karşı teveccüh etmek evlâdır. Hem cihât-ı sitte ile mukayyed olmayan ruh kulağıyla dinleyen adam kıbleye karşı teveccüh etse; ve cismanî kulağıyla dinleyen adam, okuyana karşı teveccüh […]

HALİS NİYET İLE SAHİPLENMEK

Eyyühe’l-Üstadü’l-Azîz; Yirmi Sekizinci Mektubun Dördüncü Meselesini dört gün evvel, İkinci ve Üçüncü Meselesini ve melfuflarını dün almakla bahtiyar oldum. Evvelâ: Muhterem Sabri Efendinin, hakk-ı âcizîde ibraz buyurduğu azîm teveccüh ve takdîr-i Üstadâneleriyle de müsbet tevazuları münasebetiyle birkaç söz söylemeye müsaadenizi rica ediyorum. Şöyle ki: Bu fakir-i pür-taksir kardeşinizde, çok mükerrem ve muazzez tanıdığı Üstadının bazı […]

İKİ HİCRET SAHİBİ CAFER BİN EBU TALİP (RA)

590 yılında Mekke’de doğan Cafer bin Ebu Talip, Hz. Ali’nin ağabeyidir. Mekke’de yaşanılan bir kıtlık yılında Hazret-i Peygamber Ali’yi, amcası Abbas da Cafer’i yanına alarak Ebu Talip’in geçim sıkıntısını hafifletmişlerdir. Cafer’in gençlik yılları amcası Abbas’ın yanında geçmiştir. Cafer hanımı Esma binti Umeys ile birlikte, ilk iman edenler arasında yeralmıştır. Diğer Müslümanlar gibi, Cafer’de müşriklerin akıl […]

BEYHUDE ÇENE ÇALMAK

بِسْمِ اللهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيمِ اَلَّذِينَ قاَلَ لَهُمُ النَّاسُ اِنَّ النَّاسَ قَدْ جَمَعُوا لَكُمْ فاَخْشَوْهُمْ فَزَادَهُمْ اِيمَانًا وَقاَلوُا حَسْبُناَ اللهُ وَنِعْمَ الْوَكِيلُ “Onlar öyle kimselerdir ki, insanlar onlara ‘Düşman size karşı büyük bir kuvvet topladı; onlardan korkun’ dedikleri zaman onların imanı ziyadeleşti ve ‘Allah bize yeter; O ne güzel vekildir’ dediler.” Âl-i İmrân Sûresi,173 ayeti Şu […]

RİSALE-İ NUR’UN İLK AVUKATI ZİYA

Üstad Bediüzzaman Said Nursi Hazretleri’nin 1935 yılında başlayan Risale-i Nur Mahkemelerinde ilk avukat olarak Ziya Sönmez’in adı geçmektedir. Üstad Bediüzzaman Hazretleri’nin ilk avukatlarından Ziya Sönmez, 1876 yılında Fatsa’da doğmuştur. Ziya Sönmez, Osmanlı Devleti döneminde hakim yetiştiren “Mekteb-i Kuzat” Kadılar Medresesi mezunudur. O dönem de çeşitli yerlerde Kadı olarak görev yapmıştır. 1921 yılında görev yaptığı Salihli’de […]

PUTLARA HİÇBİR ZAMAN TAPMADI

Peygamber Efendimiz (ASM) dan önce Mekke’de tevhid akidesi üzerine yaşayanlar varmıydı, bunlara ne denilirdi? Peygamber Efendimiz(ASM)’ın Peygamberliğinden önce Mekke’de Hz. İbrahim(AS)’ın dini üzere Allah’ın birliğine inanan, putlara tapmayan, içki içmeyen, zina yapmayan bir gurup insan vardı. Bunlara “Hanifler” denmekteydi. O dönemde bu din üzere yaşayan, Zeyd bin Amr Mekkeli Hanîflerin ileri gelenlerinden birisiydi. Zeyd bin […]