BEŞİNCİ SUALİNİZİN MEÂLİ: Kıyametin hâdisâtından ervâh-ı bâkiye müteessir olacaklar mı?

Elcevap: Derecatlarına göre müteessir olacaklar. Melâikelerin tecelliyât-ı kahriyede kendilerine göre müteessir oldukları gibi müteessir olurlar. Nasıl ki bir insan, sıcak bir yerde iken, hariçte kar ve tipi içinde titreyenleri görse, akıl ve vicdan itibarıyla müteessir olur.

Öyle de, zîşuur olan ervâh-ı bâkiye, kâinatla alâkadar oldukları için, kâinatın hâdisât-ı azîmesinden, derecelerine göre müteessir olmalarını; ehl-i azap ise elemkârâne, ehl-i saadet ise hayretkârâne, istiğrabkârâne belki bir cihette istibşarkârâne teessüratları bulunmasını, işârât-ı Kur’âniye gösteriyor.

Zira, Kur’ân-ı Hakîm, her zaman kıyametin acaibini tehdit suretinde zikrediyor, “Göreceksiniz” diyor. Halbuki, cism-i insanî ile onu görenler, kıyamete yetişenlerdir.

Demek, kabirde cesetleri çürüyen ervahların da o tehdid-i Kur’âniyeden hisseleri var.”(Mektubat)

İnsan ruhu ebedidir. Ehl-i Sünnet inancına göre, kabir hem ruh hemde ceset merkezli bir bekleme salonudur. Cesedin ana maddesi dağılmıyor, yok olmuyor. Ruhun ölümü tatması bir andır,ölür tekrar varlık sahasına döner. Hayatta olan insan ile berzah alemine göçmüş kişi ayrı,ayrı alemlerdedir. Berzah aleminde de bir hayat var,lezzetleri, elemleri,sevinçleri hissederler. Biz bunları Peygamber Efendimiz (ASM)dan öğreniyoruz. Hadislerde mümin ruhların berzahta birbirleriyle görüştüklerini ölülerin hayattakilerden haber aldıklarını, kabre ziyarete gelenleri gördükleri rivayetleri var.

Üstad Bediüzzaman Hazretleri burada buna dikkat çekiyor. Kabirdeki ruhların kainatla alakadar olduklarını Kur’an-ı Kerim’in işaret ettiğini ifade ediyor.

0 cevaplar

Cevapla

Want to join the discussion?
Feel free to contribute!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.