Girdi yapan Nurköy

ÖLÜMÜN İÇİNDEKİ GÜZELLİKLER

”Amma mevt nimet olduğunun ciheti ise, çok vücuhundan dört vechine işaret ederiz. Birincisi: Ağırlaşmış olan vazife-i hayattan ve tekâlif-i hayatiyeden âzâd edip, yüzde doksan dokuz ahbabına kavuşmak için âlem-i berzahta bir visal kapısı olduğundan, en büyük bir nimettir. İkincisi: Dar, sıkıntılı, dağdağalı, zelzeleli dünya zindanından çıkarıp, vüs’atli, sürurlu, ıztırapsız, bâki bir hayata mazhariyetle, Mahbûb-u Bâkînin […]

YEDİ BÜYÜK GÜNAH

“Yedi büyük günah” ifadesi ile anlatılmak istenen günahlar nelerdir? Yedi büyük günah, cinayet, zina, şarap içmek, anne ve babaya asi olmak, kumar oynamak, yalancı şahitlik etmek, dine zarar veren batıl fikirlere taraftar olmak şeklinde sıralanabilir. Yedi büyük günahın dışında pek çok günahlar vardır ki bunların en büyüğü olan yedisini işlemeyip, geri kalanı işlenebilir gibi bir […]

HAKİKATLER KARŞISINDA DURMAK

Aziz sıddık kardeşlerim; Âyetü’l-Kübrâ’nın matbu nüshaları perde altında çok hizmet görmüşler. Baştaki ihtarın âhirinde, beyaz yerde bir haşiye olarak size altı satır suretini gönderdik; siz münasip görürseniz yazdırırsınız, hem ıslah ve tashih edersiniz. Benim kat’î kanaatim geldi ki: Bu defa, Âyetü’l-Kübrâ’yı dikkatle ve muarızları nazara alıp okudum. Şüphem kalmadı ki, Risale-i Nur’un çok şiddetli darbelerine […]

İNSANI YANILTAN EN ÖNEMLİ ŞEY

”Yoksa نَسُوا اللهَ فَاَنْسٰيهُمْ اَنْفُسَهُمْ اُولٰۤئِكَ هُمُ الْفاَسِقُونَ   “Onlar Allah’ı unuttular. Allah da onlara kendilerini unutturdu. Onlar yoldan çıkmış kimselerin tâ kendisidir.” Haşir Sûresi, 19. ayeti) sırrına mazhar olup, nefsini unutup, hayatın zevâlini düşünmeyerek hususî, kararsız dünyasını aynı umumî dünya gibi sabit bilip kendini lâyemut farz ederek dünyaya saplansa, şedit hissiyatla ona sarılsa, onda boğulur, […]

İNTİHAR ETMEK KÜFÜR MÜ?

İntihar etmek küfür ve inkar mı, yoksa büyük günah mıdır? Kur’an-ı Kerim’de, Nisa Suresi 29 ncu ayette,” kendinizi öldürmeyiniz.” ve İnşirah Suresi 5 nci ayeti ile de ”şüphesiz güçlükle beraber bir kolaylık vardır.” diye müminler ikaz edilmektedir. Yine Hadis-i Şerif’te, ”Sıkıntılardan dolayı ölümü istemeyin!” denilmektedir. Müslüman, intiharı düşünmez. Çünkü intihar, bir çare, bir kurtuluş değil, […]

BİR IŞIK VAR BİR NUR GÖRECEĞİZ

İKİNCİ MESELE Kardeşlerim, Eskişehir hapishanesinde, ahirzamanın hâdisatı hakkında gelen rivayetlerin te’villeri mutabık ve doğru çıktıkları halde, ehl-i ilim ve ehl-i iman onları bilmemelerinin ve görmemelerinin sırrını ve hikmetini beyan etmek niyetiyle başladım. Bir iki sahife yazdım; perde kapandı, geri kaldı. Bu beş senede, beş-altı defa aynı meseleye müteveccih olup muvaffak olamıyordum. Yalnız o meselenin teferruatından […]

MEVT DAHİ HAYAT GİBİ MAHLUKTUR

İKİNCİ SUAL: Furkan-ı Hakîmde, اَلَّذِى خَلَقَ الْمَوْتَ وَالْحَيٰوةَ لِيَبْلُوَكُمْ اَيُّكُمْ اَحْسَنُ عَمَلاً “Hanginiz daha güzel işler yapacaksınız diye sizi imtihan etmek için ölümü de, hayatı da yaratan Odur.” Mülk Sûresi,2) gibi ayetlerde, “Mevt dahi hayat gibi mahlûktur; hem bir nimettir” diye ifham ediliyor. Halbuki, zâhiren mevt inhilâldir, ademdir, tefessühtür, hayatın sönmesidir, hâdimü’l-lezzâttır. Nasıl mahlûk ve […]

MAZLUMUN AHI ARŞA GİDER

Eğer deseniz: “Seni serbest bıraksak ve tarassut ve nezaret etmesek derslerinle ve gizli esrarınla hayat-ı içtimaiyemizi bulandırabilirsin.” Ben de derim: Benim derslerim, bilâistisna bütünü hükûmetin ve adliyenin eline geçmiş; bir gün cezayı mûcip bir madde bulunmamış. Kırk elli bin nüsha risale, o derslerden milletin ellerinde dikkat ve merakla gezdiği halde, menfaatten başka hiçbir zararı hiçbir […]

ELMASI ELMAS BİLDİĞİ HALDE

Mânevî bir ihtarla bir iki ince meseleyi size yazıyorum. BİRİNCİSİ: Geçen Ramazan-ı Şerifte, Ehl-i Sünnetin selâmet ve necatı için edilen pek çok duaların şimdilik âşikâre kabulleri görünmemesine hususî iki sebep ihtar edildi. Birincisi: Bu asrın acip bir hassasıdır.HAŞİYE Bu asırdaki ehl-i İslâmın fevkalâde safderunluğu ve dehşetli cânileri de âlicenâbâne affetmesi; ve bir tek haseneyi, binler […]

BİR AYET BESMELE

BİRİNCİ SIR Bismillâhirrahmânirrahîm’in bir cilvesini şöyle gördüm ki: Kâinat simasında, arz simasında ve insan simasında, birbiri içinde birbirinin nümunesini gösteren üç sikke-i rububiyet var. Biri, kâinatın heyet-i mecmuasındaki teâvün, tesanüd, teânuk, tecâvübden tezahür eden sikke-i kübrâ-yı Ulûhiyettir ki, Bismillâh ona bakıyor. İkincisi, küre-i arz simasında, nebâtat ve hayvanâtın tedbir ve terbiye ve idaresindeki teşabüh, tenasüp, […]