İnsanın fıtratına takılan kabiliyet ve duyguların iki yönü var. Risale-i Nur’da izah edilen bu konuda bu duyguların hayra ve şerre bakan iki yönü anlatılmakta. Hayra da şerre de insan meyillidir. İnsan,kendisine verilen seçme hürriyeti ile ne isterse onu yapar, bunu imtihanın gereği olarak temin edip yaratan Allah’dır. İnsan istediği için sorumluluk ona aittir. Her iki arzunun yerine gelmesi için Allah’ın yardım ve kudretine muhtaçtır. Akıl, sevgi, şefkat insana verilen duygulardır. İslam terbiyesiyle gelişir. Yoksa zifiri karanlığa düşer.
Evladını kaybeden bir anne, iman yoksa şefkat ona bir azap ve elem kaynağıdır. Ama kalbinde iman varsa Allah’ın hikmet ve şefkatine teslim olur. Şefkatin menfi ateşini söndürür. Tevhid ile terbiye edilen şefkat nimet olur, yoksa azap olur. Risaleler bize yolu gösteriyor, iman et yüksel, yoksa küfre girer alçalırsın.
Üstad Bediüzzaman Said Nursi Hazretleri kainata iman güzelliğiyle bakılınca, kainatın bir bayram meydanı gibi görüneceğini ifade etmekte. İçindekiler Allah’ı tesbih ve tekbir ile neşelenmiş bayram edenler. Çiçekler, böcekler, ağaçlar, dağlar, galaxsiler, yıldızlar, gezegenler hep birlikte Tevhid türküsünü söylüyorlar. Gecenin mehtabı, gündüzün ışığı, denizin dalgası, toprağın herşeye analık etmesi hep birer güzelliklerdir. Bu da iman ile görünür.

MEKTUP

Mektup, kitap, birisi tarafından yazılan ve içinde çok mana ve mesajlar taşıyan nesnelerdir. Üstad, ağacı bir mektup, herbir hayvanı bir kitap, herbir bahçeyi bir ferman diye tanımlamakta. Bütün bunlarında kainatın yaratıcısı Halık’ı, Allah’ı tanıttırmak ve bildirmekle vazifeli olduklarını söylemekte. İman nuruyla bakan her insan kainattaki her eserde sanatkarı olan Allah’ı gösteren tevhid mührünü görür ve okur. İmanımızı kurtarmaya çalışacağız. Başkasının imanını kurtarmakta kendimizi kurtarmanın bir yönüdür.  Bir hadiste Efendimiz (ASM)  “Allah’a yemin ederim ki, senin sayende Allah’ın bir tek kişiye hidayet vermesi senin için, kırmızı develerin olmasından daha hayırlıdır.” (Buhari 7/3468, Müslim 2406/34) buyurmakta.
Korku ve ümid arasında kalıp ümitsizliğe ve rahatlığa girmeyeceğiz. ‘ Çalışmak adetim, tevekkül halimdir ‘ (H.Ş). Bu dünya zevk ve lezzet yeri değil, imtihan meydanı, ahiret tarlası. İmtihanda zorluk, tarlada çalışma vardır. Ferahlık imtihanın sonunda ve hasattadır.

ALLAH SEVGİSİ

Allah sevgisinin kontrolü, Allah’ın emirlerini yapıp, yasaklardan kaçıyorsak O’nu seviyoruz, günah ve isyan içindeysek O’nu sevmiyoruz, demektir.
Başa gelen bela musibet geçicidir, sonu lezzetlidir. İnsan sevdiğinin yanında huzurlu olur, ortam önemli değil.

EHADİYET VAHİDİYET

Risale-i Nur’da Allah’ın isim ve sıfatlarının iki tecelli (Allah’ın herbir isminin manasını yerine getirmesi) şekli ve mahalli olduğu anlatılmakta. Bunlardan birisi, kainatın üstünde büyük, azametli tecellisi buna Vahidiyet, diğeri kainatın küçük bir parçası üstündeki tecellisi Ehadiyet’tir. Bütün nebatat ve umum çiçekler Vahidiyeti, küçük ve tekbir çiçek Ehadiyeti gösterir. Deniz Vahidiyeti, damla Ehadiyeti gösterir.

2 cevaplar
    • Nurköy
      Nurköy says:

      Selamün Aleyküm,
      Birçok yerde, ”Kurtardıklarınızla kurtulacaksınız’ ifadesi kullanılmış, fakat biz kaynağını tesbit edemedik, bu manaya gelen birçok hadis var, bir tanesini kaynağı ile birlikte kullandık. Hassasiyetiniz için teşekkür ederiz.
      “Allah’a yemin ederim ki, senin sayende Allah’ın bir tek kişiye hidayet vermesi senin için, kırmızı develerin olmasından daha hayırlıdır.” (Buhari 7/3468, Müslim 2406/34)

      Cevapla

Cevapla

Want to join the discussion?
Feel free to contribute!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.