Girdi yapan Nurköy

ONUNCU SÖZ’ÜN HATIRLATTIKLARI

Bu fıkra Hulûsi-i sânî Sabri’nindir. Bekledim, tâ ki Onuncu Söz neşredilmiş. İşbu kıymeti mükevvenâta fâik olan mübarek nurlu eserden bir nüshacık ihsan buyuruldu. Hemen aldığım dakikada, zîruhtan hâli ve zümrüt-misâl yeşillenmiş nebatat arasında bir ağacın altına gittim. Lâkin mevsim itibarıyla haliçe-i zemin gayet revnaktar ve envâ türlü çiçeklerle müzeyyen ve muhteşem ise de ânifü’l-beyân eser, […]

İSLAMI İLK KABUL EDENLERDEN EBU HUZEYFE (RA)

Müşriklerin önde gelenlerinden biri olan Utbe bin Rebîa’nın oğlu Ebu Huzeyfe, İslamı duyar duymaz ailesiyle birlikte ilk kabul edenlerdendir. Müminlerin sayısının 40’ı bulmadan İslam’la tanışan Ebû Huzeyfe, İslâm’ın ilk yıllarında okuma yazma bilen on yedi sahâbîden biriydi. Sehle bint Süheyl ile evli olan Ebu Huzeyfe, Habeşistan’a yapılan her iki hicrete de ailesiyle birlikte katıldı. Daha […]

GEÇMİŞ HAYATIMIZI DÜŞÜNMEK

”Bir iki Sözde beyan ettiğimiz gibi, her insan geçmiş hayatını düşünse, kalbine ve lisanına ya “ah” veya “oh” gelir. Yani, ya teessüf eder, ya “Elhamdü lillâh” der. Teessüfü dedirten, eski zamanın lezâizinin zeval ve firakından neş’et eden mânevî elemlerdir. Çünkü zevâl-i lezzet elemdir. Bazan muvakkat bir lezzet daimî elem verir. Düşünmek ise o elemi deşiyor, […]

DOST VE TALEBE SEYYİD ŞEFİK

Risale-i Nur’un muhtelif yerlerinde Seyyid Şefik, Seyyid Şefik Efendi, Seyyid Mehmet Şefik, Seyyid Şefik Arvasî şeklinde anılan Seyyid Şefik, 1884 yılında Bitlis’in Hizan kazâsının Arvas köyünde dünyaya gelmiştir. Seyyid Şefik Arvasî, Üstad Bediüzzaman’ın eski dost ve talebelerindendir. Risale-i Nur’un ilk eseri olan İşaratü’l-İcaz’ın muhatabı ve kâtiplerindendi. Üstadın yazdığı Şemme Risalesine bir takrizi vardır. Van’daki Horhor […]

İNSANIN KAÇ TÜRLÜ HASTALIĞI VAR

İnsanın hastalıkları kaç türlüdür? Günah işleyen insanın imanından şüphe edilmesi ve kalbinin mühürlenmesi nedir? Hastalık ve musibet, Allah’ın insana bir imtihanıdır. Allah imtihanı onu taşıyabilecek, kaldıracak kullarına verir. İnsanın maddi ve batıni hastalıkları vardır. Batıni hastalık manevi ve ruhi hastalıklara verilen bir isimdir. Bu hastalıklar gözle görülmez.İnsan maddi yaralandığı gibi manevi de yaralanır. Şeytan ve […]

SİYASET HİÇ ANLAMADIĞIM BİR İŞ

Şu fıkra Hulûsi’nindir. Esasen siyaset anlamadığım bir iş; şunun bunun âmâline hizmet, menfurum. Zilletle yaşamak, tahammül edemediğim hallerdir. Felillâhilhamd, Allah’ımız bir, Peygamberimiz bir, kitabımız bir, dînimiz bir, ilâ âhir. Bu bir birler, bize yekdiğerimizi Allah için sevmek kaydını sağlamlaştırmakla beraber, ruhî, kalbî, ebedî, lâyemût bir birlik temin etmektedir. Hamd ve şükürler olsun, mü’miniz. Hayatta tesadüf […]

İMRAN BİN HUSAYN (RA)

Peygamber Efendimizin davetine ilk uyan sahabilerden biri de İmran bin Husayn idi. İslam davasına gönül veren İmran, başına gelecek hertürlü çile ve ıstırabı peşinen kabul etmişti. O, İslam’la müşer­ref olduğu sırada, babası Husayn henüz müşriklerin safındaydı. İmrân, babasın­dan yüz çevirmesine rağmen, bir yandan babasının da Müslüman olmasını, putlara tapmaktan vazgeçerek, kâinatın sahibi Yüce Al­lah’a kul […]

ŞEFKAT AŞKLA KARIŞTIRILMAMALI

بِاسْمِهِ بِاسْمِهِ وَاِنْ مِنْ شَىْءٍ اِلاَّ يُسَبِّحُ بِحَمْدِهِ “Hiçbir şey yoktur ki, Allah’ı hamd ile tesbih etmesin.” İsrâ Sûresi, 44 ncü ayeti” اَلرَّحْمٰنِ الرَّحِيمِ isimleri بِسْمِ اللهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيمِ’e ”Rahmetinin eserleri dünya ve âhireti dolduran Rahmân Allah. İnanan kullarına pek özel ikramları olan Rahîm Allah.” girdiklerinin ve her mübarek şeyin başında zikredilmelerinin çok hikmetleri var. […]

GÜL AİLESİNDEN, İBRAHİM GÜL

Risale-i Nur’un neşrine büyük katkı sağlamış evini teksir makinesine tahsis etmiş Savlı bir Nur Talebesi olan İbrahim Gül, 1892 yılında Sav’da dünyaya gelmiştir. El yazması ile çoğaltılan risaleleri, matbaaların basmaya yanaşmaması üzerine, 1953 yılında Risaleleri teksir makinası ile çoğaltmak için bir teksir makinası alınır. Makine için güvenli bir yer aranır.Hizmet denince kelle koltukta yürüyen İbrahim […]

KILIÇ İHTİYARA HÜRMET ETMEZ

Mevlana Hazretleri’nin Mesnevi adlı eserinde Hazret-i Hamza (RA) ın,ölüm hakikatı ile ilgili hayli enteresan ve oldukça ibretli şöyle bir hikâyesi yer almaktadır. Peygamber Efendimiz(ASV)ın amcası Hazreti Hamza(RA) gençlik çağında savaşa daima zırh giyerek girerdi. Son zamanlarında ise savaş saflarına zırhsız olarak katılır, göğsü açık ve vücudu çıplak olarak savaşırdı. Onun bu hâlini gören halk dediler […]