Girdi yapan Nurköy

NUR İSKELE MEMURU SABRİ AĞABEY

  1893 yılında doğan Sabri Arseven, Eğirdir’in Bedre köyünün imamıdır. 1926 yılından itibaren Bediüzzaman Said Nursî’ye talebe olup, onun Kur’an ve iman davasına hizmetkâr olanlardandır. Risâlelerde “Nur iskele memuru” kavramı hemen hemen her okuyanın dikkatini çekmiştir. “Nur iskele memuru” unvanına sahip Nur Talebesi Merhum Sabri Ağabey’dir. Risâle-i Nur’da, “Santral Sabri”, “Nur iskele memuru Sabri”, “Risâle-i […]

ZENGİN İLE FAKİRİN LEZZET ALMASI

Lezzetin fakiri ve zengini olur mu? Zengin kişi ile fakir insanın aldığı lezzet farklı mıdır? Üstad Bediüzzaman Said Nursi Hazretleri Lem’alar adlı eserinin On Dokuzuncu Lem’a İktisad Risalesinde bu konudaki görüşü şöyledir : ”Cenâb-ı Hak, kemâl-i kereminden, en fakir adama en zengin adam gibi ve gedâya, yani fakire, padişah gibi, lezzet-i nimetini ihsas ettiriyor. Evet, […]

GAFLETTEN KURTULMANIN YOLU

Gaflet nedir? İnsanın gafletten kurtulması için ne yapması lazım? Kelime olarak dikkatsizlik, endişesizlik, vurdumduymazlık gibi manalara gelen gaflet, dini bir terim olarakta, Cenab-ı Hakk’a itaat ve ibadeti terk edip, önemsiz ve kıymetsiz şeylerle uğraşmak ve nefsine ve hevesâtına tâbi olarak Allah’ı ve ahireti unutmak anlamına gelir.Risale-i Nur’un, bir çok yerinde gaflet konusu ele alınarak,bundan kurtuluşun […]

MUHACİR HAFIZ AHMED

1894 yılında doğan Hafız Ahmed, Macaristan’dan gelen muhacirlerden olduğu için Muhacir sıfatı ile tanınmıştır. Barla’da, Yokuşbaşı Mescidinde uzun yıllar imamlık yapmıştır. Bediüzzaman Said Nursi, Barla’ya sürgün olarak geldiği,ve ikamet ettiği karakolda, askerler, geceleri uyumayıp ibadet eden bu Zatı burada daha fazla kalmasının doğru olmadığını anlayarak, onu imam olan Muhacir Hafız Ahmed’in evine “O imam, bu […]

AKIL İMANLA OLGUNLAŞIR

”Hem insanın bütün cihazatları ve hissiyatları, sırr-ı vahdetle gayet yüksek bir kıymet alırlar ve şirk ve küfür ile gayet derecede sukut ederler. Meselâ; insanın en kıymettar cihazı akıldır. Eğer sırr-ı tevhidle olsa, o akıl, hem İlâhî, kudsî defineleri, hem kâinatın binler hazinelerini açan pırlanta gibi bir anahtarı olur. Eğer şirk ve küfre düşse, o akıl, […]

İNSAN NASIL YAŞAMALI

Bir Müslüman İlâhî hükümlere uygun bir hayat yaşamalıdır. Her işine Besmele ile başlamalı, heran Allah’ın huzurunda olduğunu düşünmelidir.İnsan, Allah’ı tanımak ve ibadet için yaratıldığından, İslâm dininde Allah’ı hatırlamak ve anmak insan hayatının her safhasını kuşatmalıdır. İnsan sürekli nefes aldığı gibi ruh da Allah’ı anmakla nefes alır. İslâm dininin şahsî hayattan, aile hayatına ve toplum hayatına […]

KAİNAT, ALLAH’A ŞAHİTLİK EDİYOR

Kainat ve içindeki mevcudat Allah’ın varlığına, birliğine şahitlik etmektedir.Kainat şirke izin vermez. Zira kainat öyle bir sistemle yaratılmışki, en küçük şey en büyük şeyle irtibatlıdır. ”Evet, biz bakıyoruz, görüyoruz ki, kanda herbir zerre o kadar muntazam ve çok vazifeleri görüyor ki, yıldızlardan geri kalmıyor. Ve kanda bulunan herbir küreyvât-ı hamrâ ve beyzâ, o derece şuurkârâne […]

ABDULLAH ÇAVUŞ(YAVAŞER)

Risale-i Nur’larda ismi sıkça geçen Abdullah Yavaşer,daha doğrusu tanındığı adı ile Abdullah Çavuş, 1895 yılında Barla’da doğmuştur. Abdullah Çavuş, Üstad Bediüzzaman Said Nursi Hazretlerinin sekiz senelik Barla hayatı sırasında, yakın komşusu, çok sevdiği ve güvendiği Barla talebelerinden birisidir. Soyadı Yavaşer olan Abdullah, askerliğini Çavuş olarak yaptığı için, o yıllarda adet olan Çavuş lakabı ile yad […]

GIYBETSİZ NASIL KONUŞULUR?

İnsan gıybet, dedikodu yapmadan bir hadiseyi, olayı nasıl anlatır? Risale-i Nur’da misalleri,örnekleri var mı? Üstad Bediüzzaman Said Nursi Hazretleri, insanın dedikodu ve gıybet yapmadan nasıl hareket etmesini, risalelerde birçok yerde izah etmektedir. Bilhassa Lahika Mektublarında bunun örnekleri çoktur. Biz buraya Lem’a’lar adlı eserde yer alan bir konu ile buna cevap verelim : ”Hem iktisattan gelen […]

GÜNAHLARI TERKET, FARZLARI YAP KURTUL

Günahları terk eden ve farzları yapan bu zamanda kurtulur deniliyor? Üstad Bediüzzaman Said Nursi Hazretleri, Risale-i Nur’da ”Farzları yapan,kebairi terk eden bu zamanda kurtulur.” diyor. Bu tesbitin günümüz şartları gözönüne alındığı zaman ne kadar yerinde olduğu görülür. Bu asırda, eski zaman gibi bir takım nafile ibadetleri yapmaya insanın ne zamanı, nede vakti yeter. Risale-i Nur’da, […]