KAR VE YAĞMUR RAHMETTİR

Aşırı kar ve yağmur yağışı ve yağmursuzluğuna bela denilmesini nedendir?

Yağmur ve karın yağması insan ve kainat için bir rahmettir. Ama mevsimsiz aşırı bir biçimde yağarsa bu artık rahmet değil insan için bir ikazdır. İnsan hayatı ölçü ve denge içindedir, az ya da çok ise bu dengeyi bozan bir beladır. Cenab-ı Hakk, kullarını terbiye etmek veya cezalandırmak için bu unsurları az ya da çok vererek bela haline getirebilir. Yağış olmadığı zaman yağmursuzluğa bela derken, aşırı yağış neticesinde oluşan sele de felaket ve ”bela” denilmektedir. ”Bela” Allah’ın emir ve adaletidir. Yağmur kararında olursa bereket, az olursa kuraklık, aşırı olursa sel ve felaket olur.

Üstad Bediüzzaman Said Nursi Hazretleri,bu olaylara ”musibet-i semaviye” der. Musibet-i Semaviye ise, deprem, sel, fırtına gibi insanların etkisi olmayan hikmetine binaen Allah’ın izniyle gönderilen afet veya ilahi ikazlardır. Cenab-ı Hakk’ın izniyle gelen kar, fırtına, kuraklık, sel, deprem gibi belalar ya insanların günahları ya zulüm ya da iman ehline yapılan haksızlıklar sebebiyle gelir.

Üstad Bediüzzaman Hazretleri, Emirdağ Lahikasında yer alan bir mektubunda, ”Bu kar, fırtına ve zelzeleler acaba Risale-i Nur talebelerine yapılan haksızlıktan dolayı mı oldu?” sorusuna ”Evet, bu afetler genel değil, o zulmün yapıldığı vilayetlere mahsustur.” diyor.

Dünyada sebebler vasıtasıyla gelen olaylar Allah’ın rahmetinin veya gazabının neticesidir. Kur’an-ı Kerim’de Enam Suresi 65 nci ayetinde,”De ki, Allah size üstünüzden veya ayaklarınızın altından bir azap göndermeye veya grup grup birbirinize düşürmeğe ve kiminizin şiddetini kiminize tattırmaya kadirdir.” buyurmaktadır.

Üstad Bediüzzaman Hazretleri, bu tür felaketlere uğrayanları ise yine şöyle teselli etmektedir:

”Şiddet-i şefkat ve rikkatten, bu kışın şiddetli soğuğuyla beraber mânevî ve şiddetli bir soğuk ve musibet-i beşeriyeden biçarelere gelen felâketler, helâketler, sefaletler, açlıklar şiddetle rikkatime dokundu. Birden ihtar edildi ki:

Böyle musibetlerde kâfir de olsa hakkında bir nevi merhamet ve mükâfat vardır ki, o musibet ona nispeten çok ucuz düşer. Böyle musibet-i semaviye mâsumlar hakkında bir nevi şehadet hükmüne geçiyor.”(Kastamonu Lahikası)

0 cevaplar

Cevapla

Want to join the discussion?
Feel free to contribute!

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir