Girdi yapan Nurköy

RİSALE-İ NUR ALTI ESASI DERS VERİYOR

”Yirmi Dokuzuncu Mektubun Altıncı Kısmını pederim, Fethi Bey, Hoca Abdurrahman ve diğer bir zât hazır iken, geçen Cuma okudum. Ben birkaç defa sırf kendi hesabıma mütalâa ettim. Okuyacak ve okunması icap edecek mahdut zevâtın da inşaallah istifadesine çalışacağım. Bu nurlu eserler hem okşamak, hem korkutmak gibi iki zıt tesiri hâizdir. İnsanlara bu iki vasıtadan birinin […]

ESVED BİN NEVFEL (RA)

  Hz. Hatice(RA)ın kardeşi Nevfel bin Huveylid’in oğlu Olan Esved bin Nevfel, Mekke’de doğmuştur. Esed Oğulları kabilesine mensuptur. Meşhur Haniflerden Varaka bin Nevfel’in küçük kardeşidir. Ağabeyi Varaka dan dolayı semavi dinler hakkında bilgi sahibi olan Esved bin Nevfel, İslamiyetin ilk günlerinde müslüman olanlar arasında yer almıştır. Müslüman olan Esved bin Nevfel’e ilk tepki babasından gelir. […]

MİRAÇTA O KUDSİ GECE DE YAŞANANLAR

Birinci Sual: Teşehhüdün mübarek kelimâtı, Mirac gecesinde Cenâb-ı Hak ile Resulünün bir mükâlemeleri olduğu halde, namazda okunmasının hikmeti nedir? Elcevap: Her mü’minin namazı, onun bir nevi miracı hükmündedir. Ve o huzura lâyık olan kelimeler ise Mirac-ı Ekber-i Muhammed Aleyhissalâtü Vesselâmda söylenen sözlerdir. Onları zikretmekle o kudsî sohbet tahattur edilir. O tahatturla o mübarek kelimelerin mânâları […]

AFYON MAZNUNU MEHMED YAYLA

1907 yılında Menemen’de doğan Mehmed Yayla, 1948 yılında Afyon Hapishanesinde Üstad Bediüzzaman Said Nursi ile birlikte hapis yatmıştır. Afyon Sorgu Mahkemesinin 26 Mayıs 1948 de verilen gerekçeli uzun kararnamesinde TCDD de Tren Şefi olarak kaydı geçen Mehmed Yayla başta İzmir olmak üzere Ege bölgesinde Risale-i Nur hizmetlerini yürütmüştür. Mehmed Yayla ile ilgili mahkeme kayıdından başka […]

PEYGAMBER EFENDİMİZ(ASM)IN İKİNCİ EVLİLİĞİ

Peygamber Efendimiz (ASM)ın ikinci evliliği nasıl olmuştur? Peygamberliğin 10 ncu yılında, Hz. Hatice(RA)ın vefatından sonra Peygamber Efendimiz(ASM) çocukları ile birlikte O’nun eksikliğini yaşamaktaydı. Bir gün Efendimiz(ASM)ı ziyarete gelen Havle bint-i Hakim bu durumu fark eder ve: ”Ya Rasulallah, Hatice’nin eksikliği gözümden kaçmadı.” der. Efendimiz, ”Evet Hatice çocuklarımın annesi ve evimin gözetleyicisiydi.” diye cevap verir. Havle(RA), […]

NURUN ŞAHS-I MANEVİSİ

Aziz, sıddık kardeşlerim; Bu defaki mektuplarınız gelmeden evvel, bir ihtarla kendi cevabını kerametkârâne yazdırmış. Demek, mektup sahiplerinin fevkalâde sadakatleri keramet derecesine çıkmış. Kardeşlerim, mektuplarınızda çok yüksek düşünce ve takdirat binden bir hisse de benim olsa, hadsiz şükrederim. Belki Risale-i Nur’un mânevî şahsiyeti ve çok kesretli talebeleri içinde, bilmediğimiz gayet yüksek bir makam sahibi bir zâtın […]

İLK MÜMİNLERDEN HUNEYS BİN HUZAFE(RA)

Huneys bin Huzafe, Mekke doğumlu olup, Kureyş Kabilesinin Sehm kolundadır. Sahabe Abdullah bin Huzafe’nin kardeşi, Hz. Ömer bin Hattab’ın damadıdır. Rasulullah (SAV)in Dar-ül Erkam’dan önce gizli davetini duyan Huneys Bin Huzafe, davete uyup İslamiyeti kabul edip ilk müslümanlardan olmuştur. Mekke’de müşriklerin baskı ve işkencelerine uğrayan Huneys bin Huzafe, Allah yolunda çıkılan İkinci Habeşistan hicretine katılmıştır. […]

İBADET VE UBUDİYET YOLUNDA GİTMEK

”İşte şu mübarek akıllı zât gidiyor. Fakat biraderi gibi sıkıntı çekmiyor. Çünkü güzel ahlâklı olduğundan güzel şeyleri düşünür, güzel hülyalar eder, kendi kendine ünsiyet eder. Hem biraderi gibi zahmet ve meşakkat çekmiyor. Çünkü nizamı bilir, tebaiyet eder, teshilât görür. Asayiş ve emniyet içinde serbest gidiyor. İşte, bir bahçeye rast geldi. İçinde hem güzel çiçek ve […]

BURDURLU ABDURRAHMAN CERRAHOĞLU

Abdurrahman Cerrahoğlu,1917 Burdur doğumludur.Üstad Bediüzzaman Said Nursi’yi 1926 yılında Burdur’da tanımıştır. O yıllarda İlk Okul talebesi olduğunu anlatan Adurrahman Ağabey, ”Muallimimiz bizi bir gün Maşat Tepesine götürdü. Orada bir zatı gördü, gidip onunla kunuşup yanımıza gelerek, ” Bu zat, zamanımızın en büyük alimi bir zattır. Bu zata Bediüzzaman Said Nursi derler.”dedi. Bu olaydan sonra ilk […]

AKTAPLAR VE İMAMLAR

Hz. Hasan(RA) ın soyundan Aktaplar, Hz. Hüseyin(RA)ın soyundan gelenlere İmam denilmesi nedendir? Aktap kelime olarak kutup, büyük veli, tasavvufta ise, evrenin manevi yönetiminden sorumlu veliler topluluğunun başı, başkanı demektir. Tasavvufi bir terimdir. İmam ise, rehber önder, geniş bilgi sahibi, sözü delil kabul edilen alim ”kendisine uyulan kişi” manasınadır. Siyasi ve ilmi bir terimdir. Toplumu idare […]