HAVACI AHMET ÖZYAZAR
Ahmet Özyazar, 1928 yılında Amasya’ya bağlı Merzifon’da doğdu. Hava astsubay olarak uzun yıllar orduda görev yaptı. 1958 yılında bir zat kendisine Hastalar Risalesinden bazı bölümleri okur. Böylece Risale-i Nur’larla tanışır. 1959 yılında ağır bir hastalığa yakalanır, uzun süre hastahanede kalır daha sonra iyileşir.
Hastalığı atlatan Ahmet Özyazar, Risale-i Nur’ları yazmaya karar verir. Önce İhlas Risalesini yazar. Risaleyi bitirince doğru Üstad Hazretlerini ziyarete Emirdağ’ına gider. Çalışkanları bulur. Üstad’ın kimseyi kabul etmediğini öğrenen Ahmet, yazdığı İhlas Risalesini Ceylan Ağabey’e verir ve ”Madem bizi kabul etmiyor, hiç olmazsa yazdığım esere baksın.”der.
Risaleyi gören Üstad Hazretleri, ”Hemen gelsin” diye haber gönderir. Ahmet, Üstad’ın yanına gider.”Gel bakalım kardeşim! MaşaAllah, bunu sen mi yazdın? Demek azmedince bir haftada yazılıyormuş.” der ve İhlas Risalesinin arkasına kendi el yazısıyla bir dua yazar. Ahmet, Üstad’ın elini öper, duasını alır ve ilk ziyaretini tamamlar.
Üstad Hazretlerini ziyarete giden Ahmet’e bir gün şöyle bir soru sorar,
-Ne kadar maaş alıyorsun?
-Üç Yüz lira
-Kaç tane çocuk var?
-Beş tane Efendim!
-Bu maaşın yarısını iade et diyecektim. Ama, MaşaAllah beş tane çocukla İnşaAllah geçinip, Nura da hizmet edersin, helaldir.
Üstad Hazretleri, bir gün hizmetinde bulunan herkesin gönlünü aldıktan sonra,”Benim hergün değişik şahıslar görmekten ruhum sıkılıyor. Hepinizin bedeline Ahmet Başçavuş benim hizmetime baksın.” der. Böylece Ahmet Başçavuş, Üstad’ın hizmetinde bulunur, Üstad’ın bir çok iltifatlarına mazhar olur.
Ahmet, Üstad Hazretleri ile birlikte Afyon Mahkemesine gider. Resmi elbiseli bir havacı Üstad’ın koluna girer, diğer kolunda da Ahmet. O da resmi elbiseli bunun üzerine ortalığı yaygaraya çevirirler, ”Ordu, Bediüzzaman’a hizmet ediyor. vs” diye.
Eskişehir-Sivrihisar yolu üzerinde ki, Nalbant Camiinin müezzinin ezanını işiten Üstad Hazretleri,”Bu müezzinler için çok sevap vardır. Seslerinin gittiği yere kadar ki, olan daire içinde bulunan melekler, o müezzin için dua ederler.”
Yine birgün havadan geçmekte uçakları gösteren Üstad,
”Bakın uçaklar geçiyor. Bana,”Said sen havada uçacaksın” deseler, kabul etmem. Risale-i Nur ile meşgul olurum.”der.
Hafız Abdullah Toprak’ın bulunduğu bir toplantıda Üstad Hazretleri, Ahmet Özyazar’a dönerek,” Kur’an hakkı için söyle kardeşim. Sana deseler ki,”Said’i terk et, sana istediğinizi vereceğiz. Terketmezsen sana en ağır işkenceleri yapacağız.” Hangisini yaparsın?”
”Risale-i Nur’u tercih ederim, Efendim!” cevabı üzerine iki dizinin üzerine kalkan Üstad heyecanla,
”Ben dahi bunlar için ahiretimi terk ederim. Ben sizden daha fedakar değilim. Sizlerin çoluk çocuğunuz var, benim yok. Bak bunun (Ahmet’i gösterek) beş tane çocuğu var. Ben bunlara yetişmeye çalışıyorum.”(Derleme,N. Şahiner, Son Şahitler)




Cevapla
Want to join the discussion?Feel free to contribute!