Mustafa Osman Ağabey, 1911 yılında Kastamonu’ya bağlı Safranbolu’da doğmuştur. Annesinin adı Hayriye olup, babası Hâfız Osman’dır, âlim bir zâttır. Resmi soyadı “Usman”dır. Mustafa Osman olarak adı Risale-i Nurlarda çokça geçmektedir. Bu mektuplardan kendi bölgesinde büyük hizmetlere vesile olduğu anlaşılmaktadır. Üstad Bediüzzaman Hazretlerini de bir çok defa ziyaretlerde bulunmuştur.

YANGIN MEKTUBU

Mustafa Osman Ağabey’in, Emirdağ Lahikasında, Emirdağ’daki bir yangın vesilesi ile yazdığı ve insanlığın içinde bulunduğu büyük yangınından bahsettiği mektubu şöyledir:

“..Kızıl Rusya’dan çıkarak, kızıl ateşler ve kızıl kıvılcımlar saçan ve birer birer dünya şehrinin mahallelerini saran ve ovaları yakıp kavuran, bâzı yerlerde de nifak ve şikak ateşleri saçarak, “Kardeşine: Kardeşini öldür” diye bağıran ve nihayette âlem-i hrıstiyâniyeti yakıp, kavurup, harman gibi savurduktan sonra, âlem-i İslam mahallesini saran ve evimizin saçaklarına kıvılcımları sıçrayan ve çok büyük ve çok dehşetli bir bela olan, komünizm ve bu azîm yangında itfaiye vazifesini üzerine alan Risale-i Nur’a ve Risale-i Nur’un günün en büyük mutfîsî, ve en büyük tahassüngâhı ve en büyük melce’i ve penası ve onun şahs-ı mânevîsinin dualarının, Bârigâh-ı Ehâdiyette kabül olduğuna, sarih bir işaret var.

…Bizlere de, ey nurcular! Allah’ın sizlere ihsan ettiği ezelî lûtfuna karşı secdeden başlarınızı kaldırmayınız. Gecenin soğuğuna aldırmayınız. Sizleri lûtfunu hiçbir hususta esirgemeyen Rabb-ı Rahîm’e, gecenin bu mübarek saatlerinde kalkarak, vazife-i şükrü edâ ediniz. Ve bâzılarının düştüğü, istikbâli düşünmek derdiyle aklı, maaşı sarsan hâdiseler karşısında titremeyiniz, korkmayınız; Nur’un kudsî kerâmeti ve imdadını müşahede ediniz.

Ey Nurcular, sizin hakîki vazifeniz dünyaya bakmak değildir. Farz-ı muhal olarak dünyaya da bakılsa, bakınız ve görünüz ve zuhuru muhtemel dehşetli yangınlar sebebiyle ve o yüzden karşılaşmanız ihtimâli bulunan tehlikeler dolayısıyla kat’iyyen sarsılmayınız, fütûr getirmeyiniz, çalışınız, çalışınız, çalışınız ve kat’iyyen inanınız ki, Nur’un şefaati, Nur’un duası, Nur’un himmeti sizleri kurtaracaktır.”

Üstad Bediüzzaman Hazretleri, Mustafa Osman’ın bu mektubu hakkında yine Emirdağ Lahikasında şöyle demektedir:

“Elhak, az bir zamanda Risale-i Nur’a pek çok fâidesi dokunan ve on seneden beri Risale-i Nur’a çalışmış gibi haslar dairesinde bulunan Mustafa Osman’ın Emirdağ’ındaki kardeşlerine, yangın münasebetiyle geçmiş olsun makamında nev-i beşer yangınını bahsedip, güzel bir mektup yazmış. Onun mektubunun bir kısmını hem “Lâhika”da, hem “Sikke-i Gaybiye”de kaydediyoruz.”

Emirdağ Lâhikasında  birçok mektubta  ismi geçen Mustafa Osman Ağabey’in, Afyon Mahkemesinde yaptığı, Afyon Müdafaası da  Şua’larda yer almıştır.

Mustafa Osman Ağabey, 1 Mart 1948 senesinde Risale-i Nurları okuduğu için tevkif edilmiş, 5 Mart 1948’de Afyon Cezaevine konulmuştur. Daha sonra 6 Aralık 1948 yılında tahliye edilmiştir.

4 Haziran 1991 yılında Safranbolu’da vefat eden Mustafa Osman Ağabey’in, mezarı Safranbolu kabristanındadır. Kendisine Allah’tan rahmet dileriz.

0 cevaplar

Cevapla

Want to join the discussion?
Feel free to contribute!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.