Girdi yapan Nurköy

,

EBU SÜFYAN SAHR BİN HARB(RA)

Ebu Süfyan Sahr bin Harb bin Ümeyye, Miladi 565 yılında Mekke’de doğdu. Asıl ismi Sahr bin Harb’tir. Oğlu Hanzele’den dolayı Ebu Hanzele ve Ebu Süfyan künyesi ile tanınmıştır. Annesi Safiyye bint Hazn el-Hilaliye, babası Kureyş kabilesi ileri gelenlerinden Harb bin Ümeyye’dir. Ebu Süfyan, Peygamber Efendimiz(ASM)ın eşi Hz. Ümmü Habibe ile, Vahiy katiplerinden Hz. Muaviye’nin babasıdır. […]

,

KAPIMIZ KENDİ KENDİNE KAPANDI

Aziz, sıddık kardeşlerim; Size dün yazdığım lâtifenin üç zerafeti var: Birincisi: İstikbalde gelecek mübarek heyetin şahs-ı mânevîsinin bir mümessili olmasından, o şahs-ı mânevînin sırrıyla ve bereketiyle sürgülü kapı kendi kendine açıldığı gibi, yine o tahakkuk edip vücuda gelmiş mübarek heyetin bir mümessilinin on sene sonra yarım dakika benimle görüşmesi sebebiyle bana hiddet edildi. Ben de […]

,

BİTLİS’Lİ FİKRET ÖZDEMİR

Fikret Özdemir, 1916 yılında Bitlis’te dünyaya geldi. Üstad Bediüzzaman ismini ilk defa çocukluk yıllarında Amcası Arif Hikmet Bey’den duydu. Birinci devre Millet Meclisi üyesi olan Arif Hikmet Bey, Üstad Hazretlerinden ”Nolla Said-i Meşhur” diye devamlı onu anlatırdı. 1942 yılında Diyarbakır’a gelen Fikret Özdemir, ayakkabı, çanta, kemer gibi şeyler satan bir mağaza açtı. Özdemir, çocukluk yıllarında […]

,

İSLAMIN YEDİ HAKİKATİ

Hakikat-i İslamiye ve İslam’ın yedi hakikati nedir? Hakk kökünden üretilen Hakikat, bir şeyin özü, aslı ve gerçeği manalarınadır. Bazı hadis ve kaynaklarda Hakikat, ”Allah’ı bilmenin hakikatı, takvanın hakikatı” tarzında ”en doğru, en mükemmel olan” manasınada kullanılmıştır. Hakikat-ı İslamiye,imanın altı esası olan 1-Allah’ın varlığına ve birliğine inanmak,2-Allah’ın meleklerine inanmak,3-Allah’ın kitaplarına inanmak,4-Allah’ın Peygamberlerine inanmak,5-Kader kaza ve ataya […]

,

ŞEFKATLİ BİR TAKDİRE BİNAEN

Kuleönü karyesinden elmas kalemli Mustafa’nın kıymettar arkadaşı Hafız Mustafa’nın fıkrasıdır. Ey Feyyâz-ı Mutlak ve Vâhid-i Ehad olan Cenâb-ı Allah’a giden tarik-i müstakim yolunu gösterip, pek elemli ve pek hatarlı uhrevî hayatımın kurtulmasına sebep olan Üstadım Efendim; Bundan dört mah mukaddem, Kur’ân-ı Hakîmin elmas, inci dükkânından pırlantaları ve vüs’atimiz kadar uhrevî harçlığı almak üzere ziyaretinize kardeşim […]

,

EBU SAİD SA’D BİN MALİK BİN SİNAN EL-HUDRİ(RA)

Ebu Said Sa’d bin Malik bin Sinan el-Hudri, Medine’nin Hazrec kabilesindendir. Annesi Üneyse bint Ebu Harise Neccaroğulları kabilesine mensuptur. Babası Malik bin Sinan, Medine’de İslamiyetin yayıldığı ilk yıllarda müslüman olmuştur. Uhud Gazvesi öncesinde Babası Malik, Ebu Said’i bu cenke katılması için Rasulullah’ın huzuruna çıkarır. Henüz On Üç yaşında olan Ebu Said’in gazveye katılmasına Rasulullah izin […]

,

BİR ŞEYDEN HERŞEYİ YAPMAK

”Yeryüzünü bir sofra-i nimet yapmış ki, her bahar mevsiminde, üç yüz bin envâ-ı masnûatıyla tezyin ediyor. Had ve hesaba gelmez envâ-ı ihsânâtıyla dolduruyor. Öyle bir tarzda ki, nihayet ihtilât içinde ve karışmış oldukları halde, nihayet derecede imtiyaz ve farkla birbirlerinden ayrılıyor. Başka cihetleri buna kıyas et. Nasıl böyle bir sarayın Sâniinden gaflet edilebilir? Hem nasıl […]

,

HACI ENVER GALİP CEYLAN

Enver Galip Ceylan, Ordu’nun Perşembe kazasında 1925 yılında dünyaya gelir. Babasının kendisini okutmak isteği ile elinden gelen herşeyi yapmaya çalıştığını anlatan Enver Galip Ceylan o günleri şöyle dile getirir: ”1930’lu yıllarda altı yedi yaşındayım. Babam büyük bir istek ve arzu ile benim okumamı istiyordu. Fakat medreseler kapatılmış Kur’an öğreten yok, olsa da yasak. Daha önce […]

,

YEMEK YEMEK İŞTİHADAN GELEN BİR LEZZET

Hikmet ve akılla halledilmeyen bir mesele-i mühimme: فَعَّالٌ لِمَا يُرِيدُ ”O dilediğini dilediği gibi yapar.” Buruc Suresi,16ncı ayet Hud Suresi, 107nci ayeti” كُلَّ يَوْمٍ هُوَ فِى شَاْنٍ ”O her an bir tasarruftadır.” Rahman Suresi, 29ncu ayeti” Sual: Kâinattaki mütemadiyen şu hayret-engiz faaliyetin sırrı ve hikmeti nedir? Neden şu durmayanlar durmuyorlar, daima dönüp tazeleniyorlar? Elcevap: Şu […]

,

ABDULLAH BİN ÜNEYS(RA)

Ebu Yahya Abdullah bin Üneys el-Cüheni, diye tanınan Abdullah bin Üneys, Cüheyne kabilesine mensup olup, Medine dışında çölde yaşıyan bir bedeviydi. İslamiyet Medine’de hızla yayılmaya başladığı zaman, Abdullah’ta müslümanlığı seçenler arasında yeraldı. Beni Seleme kabilesi içinde İslamiyeti yaymaya başladı. Daha sonra Medine’den Mekke’ye giden 75 kişilik grubun içinde yer alarak, Rasulullah ile Akabe’de buluştu. Humma […]