Girdi yapan Nurköy

,

MEDİNELİ SAHABİ EBU HUMEYD(RA)

Ebu Humeyd künyesi ile meşhur olan Medine’li sahabinin isminin Abdurrahman bin Amr bin es-Saidi olduğu rivayet edilir. Medine’nin Hazrec kabilesinin Beni Saide kolundandır. Ensardan olan Ebu Humeyd, Rasulullah’ın Medine’ye hicretinden kısa bir süre sonra Müslüman olmuştur.Bedir Gazvesine iştirak edememiş, Uhud Gazvesinden itibaren Rasulullah ile beraber bütün gazvelere katılmıştır. Tebük Seferi, Mekke’nin fethi, Huneyn Gazvesine, Taif […]

,

GÜNEŞ GİBİ AÇIK DAĞ GİBİ METİN

Aziz kardeşlerim; Ben tahmin ediyordum ki, hakikî ve en son müdafaanamemiz, Denizli hapsinin meyvesi olan risalecik olacak. Çünkü, evvelce bazı evham yüzünden bir seneden beri aleyhimize geniş bir tarzda çevrilen plânlar bunlardır: “Tarîkatçılık, komitecilik ve haricî cereyanlarına âlet olmak ve dinî hissiyatı siyasete âlet etmek ve Cumhuriyet aleyhinde çalışmak ve idare ve âsâyişe ilişmek” gibi […]

,

HANIM TALEBELERDEN ADİLE SULUK

Adile Suluk,1928 Muğla doğumludur. Beyi polis olan Adile Hanım 1950’li yıllarda Üstad Bediüzzaman Hazretlerini Isparta’da kocası ile birlikte birkaç kez ziyaret edip duasını almıştır. İhlaslı, faal bir hanım olan Adile Hanım, hiç bilmediği İslam yazısına bakarak bir dua kitabı yazmıştır. Bu kitabı tashih eden Üstad Bediüzzaman Hazretleri, kitabın sonuna şu duayı eklemiştir: ”Ya Erhamerrahimin, İsm-i […]

,

ALLAH’IN RIZASINA ERİŞMEK

Mertebe-i rıza, ne demektir? İnsan bu mertebeye ulaşmak için ne yapmalıdır? Rıza kelimesi, sözlükte memnun olmak, beğenmek, tasvip etmek anlamlarına gelir. Mertebe-i rıza ise, Allah’ın rızasına ulaşanların mertebesi, O’nun memnun olduğu, beğendiği kişi demektir. Kur’an-ı Kerim’de rıza kavramı üzerinde önemle durulmuştur. Müminler Allah’ın rızasını kazanmaya teşvik edilmişlerdir. Rıza mertebesine ulaşmak, en büyük mutluluk olarak dile […]

,

İHTİYAT HER VAKİT LAZIMDIR

Aziz, sıddık, sadık, hâlis ve muhlis kardeşlerim; Dört beş kardeşlerime ait birer kısacık konuşacağım. Birincisi: Medrese-i Nuriyenin mürşidi, müessisi ve müdebbiri Hacı Hâfız kardeşimizin bu defa üçüncü olarak bir teberrükünü gördük. Tâ Barla’da iken tatlı lokmaların kerametli, acip bereketi ve Isparta’da İktisat Risalesini tatlılaştıran iki buçuk okka balın harika bir hâdiseye sebebiyet vermesi, HAŞİYE (Şimdi […]

,

MEKKE’Lİ EBU MAHZURE(RA)

Ebu Mahzure, Mekke’de Kureyş’in Cumah koluna mensuptur. Mekke’nin fethedildiği yıl Hz. Peygamber ile Cirane’de karşılaştıktan sonra müslüman olmuştur. Sesi çok güzel ve gür olan Mekke’li genç Ebu Mahzure,Peygamber Efendimiz(ASM)ın Taif Muharasından dönüşünde ezan okunduğunu duyunca Mekke’li on arkadaşı ile birlikte ezanı alaycı bir şekilde taklit etmiştir. Rasulullah bu sesi duyunca, ”O sesin sahibini bana getirin” […]

,

HİKMET, MERHAMET, ADALET

ON BİRİNCİ SURET Gel, ey muannid arkadaş! Bir tayyareye, ya şarka veya garba, yani mazi ve müstakbele giden bir şimendifere binelim. Şu mucizekâr zâtın sair yerlerde ne çeşit mucizeler gösterdiğini görelim. İşte, bak: Gördüğümüz menzil ve meydan ve meşher gibi acaipler her tarafta bulunuyor. Lâkin san’atça, suretçe birbirinden ayrıdırlar. Fakat buna iyi dikkat et ki, […]

,

İZMİR TALEBELERİNDEN MEHMET USLU

1929 İzmir doğumlu olan Mehmet Uslu, aslen Konya’nın Beyşehir ilçesindendir. İzmir Risale-i Nur talebelerinin ilkleri arasında yeralır. Risale-i Nur’u ilk defa 1954 yılında Ahmed Feyzi Kul Ağabey’den dinler, onunla ahbab olur. Böylece risaleleri okumaya başlar. O dönemde risaleler teksir halinde satılır. Risaleleri Abdurrahman Cerrahoğlu Ağabey, İzmir’e getirir ve kırtasiyeci dükkanından insanlara dağıtırdı. Risaleleri okuyan Mehmet […]

,

”EY KARDEŞ” DİYE HİTAP ETMEK

Üstad Bediüzzaman Hazretleri,Risale-i Nur’larda bizlere ”Ey kardeş!” diye hitap etmesi nedendir? Üstad Bediüzzaman Hazretleri, bu asırda ruhu binlerce yara almış bu asrın insanına şefkatle yaklaşmak onun nefsini tahrik etmeden iman hakikatlerini nezih bir şekilde yumuşak sözlerle aktarılması gerçeği karşısında ona”Ey kardeş!” tabiri ile hitap ediyor. Bu anlatımın da en güzel şekilde doğrudan değil dolaylı anlatım […]

,

ISPARTA KAHRAMANLARI İLE OMUZ OMUZA

Aziz, sıddık kardeşlerim ve ebed ve Hak yolunda hakikatli arkadaşlarım; Kastamonu efelerinden ve Nurun kahramanlarından ve Safranbolu fedakârlarından size oradan buraya gelen hususî mektuplarına hususî cevap vermeye müstehak ve lâyıktırlar. Fakat halim, vaktim müsaade etmediğinden, vasıtanızla bir kısa cevap verdiğime gücenmesinler. Evvelâ: Hilmi, İhsan, Emin’in, Taşköprülü Sadık’ın mektupları beni çok mesrur eyledi. Hakikaten bu kardeşlerimiz, […]