HAYAL NİMETİNİ DOĞRU KULLANMAK

BİRİNCİ MEBHAS:
اِنَّ كَيْدَ الشَّيْطاَنِ كَانَ ضَعِيفًا
“Muhakkak ki şeytanın hilesi pek zayıftır.” Nisa Suresi, 76 nci ayeti)

Ey sû-i vesveseden meyus nefsim! Tedâi-yi hayalât, tahattur-u faraziyat, bir nevi irtisam-ı gayr-ı ihtiyarîdir. İrtisam ise, eğer hayırdan ve nuraniyetten olsa, hakikatin hükmü bir derece suretine ve misaline geçer: güneşin ziyası ve harareti, âyinedeki misaline geçtiği gibi. Eğer şerden ve kesiften olsa, aslın hükmü ve hassası, suretine geçmez ve timsaline sirayet etmez. Meselâ necis ve murdar birşeyin âyinedeki sureti ne necistir, ne murdardır. Ve yılanın timsali ısırmaz.

İşte şu sırra binaen, tasavvur-u küfür, küfür değil; tahayyül-ü şetm, şetm değil. Hususan ihtiyarsız olsa ve farazî bir tahattur olsa, bütün bütün zararsızdır.

Hem ehl-i hak olan Ehl-i Sünnet ve Cemaatin mezhebinde birşeyin şer’an çirkinliği, pisliği, nehy-i İlâhî sebebiyledir. Madem ki ihtiyarsız ve rızasız bir tahattur-u farazîdir, bir tedâi-yi hayalîdir; nehiy ona taallûk etmez. O dahi ne kadar çirkin ve pis birşeyin sureti dahi olsa, çirkin ve pis olmaz.

İKİNCİ MESELE: Barla Yaylası, Tepelice’de, çam, katran, karakavağın bir meyvesi olup, Sözler mecmuasına yazıldığı için buraya yazılmamıştır.(Mektubat)

Bu bölüm, şeytanın vesveselerine tutulan insanlara bir ilaç ve merhemdir. Nurani varlıklar ile kesif varlıkların görüntüleri farklılık gösterdiği gibi hükümleri de farklıdır. En önemli farklılık nurani varlıklar yansıdığı yere kendi aslı vasıflarını da götürürler. Güneşin ayna da yansımasında kendi has vasıfları da aynaya yansır. Ayna da bir nevi güneş oluşur.

Kesif şeyler, madde ve cismin yansımasında sadece görüntü vardır, vasıfları yoktur. Aynadaki yılanın insanı ısırmaması gibi.İnsan zihni bir ayna burada nurani şeyde kesif şeyde yansır. Zihin aynasına hayırlı şeyler yansıdımı, zihne nuraniyet getirir. Kesif şey yansıdımı sadece bir görüntü olarak kalır. Hayalimize gelen küfür imanımıza bir zarar vermez. İnsanın burada dikkat etmesi gereken şey bilerek ve isteyerek kötü şeyleri hayaline doldurmamaktır. Hayal nimetimizi yanlış yerde değil doğru ve güzel yolda kullanmalıyız.

Üstad Bediüzzaman Hazretleri, burada bizim zihnimizde iradesiz beliren küfür ve şer gibi şeylerin bize zarar vermeyeceğini belirtiyor. Bu pis hayal ve fikirleri kendi malımız gibi düşünmeyelim, şeytanın üflemesi olarak bilelim ki, kalbimiz rahat etsin.

0 cevaplar

Cevapla

Want to join the discussion?
Feel free to contribute!

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir