Girdi yapan Nurköy

RİSALE-İ NUR DEĞERİNİ İSTİKBALDE GÖSTERECEK

Afyon Emniyet Müdürlüğüne; Ben, sizin, insaniyet ve vicdanınıza itimaden, mahrem işlerimi size beyan ediyorum. Hem vazife itibarıyla, siz, bizimle pek çok alâkadarsınız. Çünkü Risale-i Nur’un âsâyiş noktasında yirmi seneden beri yüz bin şakirdinden hiçbir vukuat olmadığı gibi; pek çok zabıta memurlarının itiraflarıyla ve birşey aleyhimizde kaydetmemeleriyle bunu ispat eder. Buraya, Ankara Emniyet-i Umumiye Müdürü geldiğini […]

ELÇİ SAHABE ABDULLAH BİN HUZAFE(RA)

İlk müslümanlar arasında yeralan Abdullah bin Huzafe, Mekkeli müşriklerin işkence ve zulümlerine ugradı. İslamiyet’in yayılmaya başladığı ilk günlerdeki çileli hayatı O da yaşadı. Kardeşi, Kays bin Huzafe ile birlikte ikinci Habeşistan hicretine katıldı. Hicretten sonra Medine’ye geldi. Resulullahla birlikte bütün savaşlara katılan Abdullah bin Huzafe, Peygamberimiz(ASM) tarafından 50 kişilik bir seriyyenin kumandanlığına da getirilmişti. Peygamber […]

EHLİ SÜNNET VE CEMAAT

Amma Şîa-i Hilâfet ise, Ehl-i Sünnet ve Cemaate karşı mahcubiyetinden başka hiçbir hakları yoktur. Çünkü bunlar Hazret-i Ali’yi (r.a.) fevkalâde sevmek dâvâsında oldukları halde tenkis ediyorlar ve sû-i ahlâkta bulunduğunu onların mezhepleri iktiza ediyor. Çünkü diyorlar ki, “Hazret-i Sıddık ile Hazret-i Ömer (r.a.) haksız oldukları halde, Hazret-i Ali (r.a.) onlara mümâşât etmiş, Şîa ıstılahınca takiyye […]

İMAN HİZMETİNDE ÖN SAFTA İLAMALI SABRİ

Genç yaşında Üstad Bediüzzaman Hazretlerine talebe olan İlamalı Sabri Gönenç, 1900 yılında Isparta’nın İlama Köyünde doğmuştur. İlamalı Sabri, genç yaşına rağmen iman Kur’an hizmetinde ön saflarda bulunmuştur. Zulüm ve baskı döneminde Üstad Bediüzzaman Hazretlerini yalnız bırakmayanlar içinde yeralan İlamalı Sabri, Üstad ile sabah namazı kılmak için hergün İlama’dan Barla’ya kadar yürüyerek gelip namaz kılıp sonra […]

MUSİBET VE HASTALIKLAR

Musibetler, hastalıklar, sıkıntıların insana faydası olduğu söyleniyor, bu fayda nasıldır? اَشَدُّ النَّاسِ بَلاَءً اَ ْلاَنْبِيَاۤءُ ثُمَّ اْلاَوْلِيَاۤءُ، ثُمَّ اْلاَمْثَلُ فَاْلاَمْثَلُ ”İnsanların en çok bela ve musibete maruz kalanları peygamberlerdir. Sonra evliyalar sonra da derecesine göre diğer salih insanlar gelir.” Hadis-i Şerif’e göre, başta enbiyalar,sonra evliyalar sonra salih insanlar, çektikleri musibet ve hastalıklara Allah rızası için […]

EHLİ İMAN HAKİKATE MUHTAÇ

Aziz, sıddık, sebatkâr, muhlis kardeşlerim; Hem maddî, hem mânevî, hem nefsim, hem benimle, temas edenler gayet ehemmiyetli benden suâl ediyorlar ki: “Neden herkese muhalif olarak, hiç kimsenin yapmadığı gibi, sana yardım edecek çok ehemmiyetli kuvvetlere bakmıyorsun, istiğna gösteriyorsun? Ve herkes müştak ve talip olduğu ve Risale-i Nur’un intişarına, fütuhatına çok hizmet edeceğine o Risale-i Nur […]

ABDULLAH BİN EBU BEKİR (RA)

İslamiyetin ilk yıllarında müslüman olan Abdullah bin Ebubekir, Hazreti Ebu Bekir’in oğlu, Peygamberimizin de kayın biraderidir. Babasının davetiyle, küçük yaşta müslüman olan Abdullah, zeki, maharetli bir insandı. Peygamber Efendimiz(ASM)ın Medine’ye hicretinde mühim hizmetlerde bulundu. Abdullah, Hicret esna­sında üç gün Sevr Mağarası’nda kalan Efendimiz(ASM)la babası Hazreti Ebubekir’e hem yiyecek ge­tiriyor, hem de müşriklerin arasında dolaşarak topla­dığı […]

EHL-İ BEYTE SEVGİ GÖSTERMEK

ÜÇÜNCÜ NÜKTE اِلاَّ الْمَوَدَّةَ فِى الْقُرْبىٰ âyetinin bir kavle göre mânâsı: “Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm, vazife-i risaletin icrasına mukabil ücret istemez; yalnız Âl-i Beytine meveddeti istiyor.” Eğer denilse: “Bu mânâya göre, karâbet-i nesliye cihetinden gelen bir fayda gözetilmiş görünüyor. Halbuki,اِنَّ اَكْرَمَكُمْ عِنْدَ اللهِ اَتْقٰيكُمْ “Allah katında en şerefliniz, en ziyade takvâ sahibi olanınızdır.” Hucurat Sûresi, […]

KALEMİ KIYMETLİ MEHMED MESUD

Üstad Bediüzzaman Hazretlerinin Isparta talebelerinden Mehmed Mesud 1890 yılında Üsküdar da dünyaya gelmiştir. Asker olan babası Veli Bey’in Şam’daki görevi sebebiyle uzun yıllar burada yaşadıktan sonra Şam’dan Isparta Atabey’e gelerek yerleşmiştir. Şamlı Hafız Tevfik’in kardeşidir. Risale-i Nur’daki tevafuk ilk olarak O’nun yazdığı nüshalarda görülmüştür. Üstad Hazretleri, O’nun kalemini kıymetli olarak nitelemiş, risalelerin yazılması ve çoğaltılmasında […]

ALLAH’A DAYANMA VE GÜVENME

Tevekkül eden insan ile etmeyen insan arasında ne gibi farklar olur? Tevekkül, Allah’a dayanma ve güvenmedir. Tevekkül için insanın önce güçlü bir imanı olması gerekir. Hakiki imanı olan insan tevekkül eder. Allah’a iman etmiş mümin bir insan olaylar karşısında her şeyin tedbir ve dizgininin Allah’ın kudret elinde olduğunu bildiği için endişe ve telaş etmez tevekkül […]