Girdi yapan Nurköy

HAYAT, ŞERİAT, İMAN

Aziz kardeşlerim; Sadakatınızdan tereşşuh eden ve haddimin pek çok fevkinde hüsn-ü zannınıza karşı bundan evvel verdiğim cevabın bir tetimmesi olarak, bu gelecek fıkrayı iki gün evvel yazmıştık. Sizin fevkalâde sadakat ve ulüvv-ü himmetinizden tereşşuh eden bir hafta evvelki mektubunuza karşı hüsn-ü zannınızı bir derece cerh eden benim cevabımın hikmeti şudur ki: Bu zamanda öyle fevkalâde […]

SAİB BİN AVVAM (RA)

Mekke’de doğan Saib bin Avvam, Efendimiz(ASM)ın halası Safiyye bint Abdülmuttalip’in oğludur. Babası ise, Hz. Hatice(RA)ın kardeşi Avvam bin Huveylid’tir. Babası genç yaşta vefat eden Saib, annesinin sıkı terbiyesi altında yetişmiştir. Zaman zaman sıkı terbiyesi yakınları tarafından tenkit edilen Safiyye bint Abdülmuttalip, onlara,”oğullarımın iyi birer insan cesur ve korkusuz birer savaşcı yetişmesi” için gayret gösterdiğini söylemiştir. […]

NAKKAD HADİS SARRAFI

ÜÇÜNCÜ ESAS: Naklolunan haberler, eğer tevatür suretinde olsa, kat’îdir. Tevatür iki kısımdır: HAŞİYE: Şu risalede tevatür lâfzı, Türkçe “şayia” mânâsındaki tevatür değil, belki yakîni ifade eden, yalan ihtimali olmayan kuvvetli ihbardır.) Biri sarih tevatür, biri mânevî tevatürdür. Mânevî tevatür de iki kısımdır. Biri sükûtîdir. Yani, sükût ile kabul gösterilmiş. Meselâ, bir cemaat içinde bir adam, […]

SAVALI TALEBE AHMED ALTUĞ

Ahmed Altuğ, Isparta’nın Sav Kasabasında 1329 yılında dünyaya gelmiştir.Çok fedakar bir Nur Talebesi olarak Sav Kahramanları araında yeralmıştır. O dönemde risaleleri yazmaya Hacı Hafız Mehmed Avşar’ın teşvikiyle başlayan Ahmed Altuğ, günde en az elli sayfa risale yazmadan başka bir iş yapmazdı. Üstad Bediüzzaman Said Nursi tarafından, ‘Sav’ın Baş Talebesi’ ilan edilen Ahmed Altuğ’un Risale-i Nur […]

HEDİYE ALMAMASININ SEBEBİ

Üstad Bediüzzaman Said Nursi Hazretleri, neden hediye almazdı? Üstad Bediüzzaman Hazretleri, kıramadığı kişilerin hediyesini bir kereye mahsus olmak üzere aldığı hediyenin ücretini ise mutlaka verdiği risalelerde geçmektedir. Üstad Bediüzzaman Said Nursi Hazretleri neden hediye almazdığını Barla Lahikası adlı eserinde ise şöyle açıklıyor: ”Mühim bir tüccar dostum otuz kuruşluk bir çay getirdi, kabul etmedim. “İstanbul’dan senin […]

SIKINTILI ANIMIZDA NE YAPMALIYIZ

Aziz, sıddık kardeşlerim; Evvelâ: Sizin leyâli-i aşere olan mübarek o geçmiş gecelerinizi ve kudsî bayramınızı ruh u canımızla tebrik ediyoruz. Cenâb-ı Hak, rahmet ve keremiyle ve hıfz u himayetiyle ve tevfik ve hidayetiyle, Risale-i Nur’un tab’ ve intişarına ve Kur’ân-ı Mu’cizü’l-Beyânın tevafuklu tab’ına sizleri muvaffak eylesin. Âmin. Saniyen: Risale-i Nur’un bir hülâsası olan Âyetü’l-Kübrâ ve […]

YEZİD BİN ZEM’A (RA)

Mekke’de doğan Yezid bin Zem’a Kureyş’in Esed Oğulları Kabilesindendir. Kureyş eşrafından olan Yezid, Cahiliye döneminde Mekke’lilerin danışmanı konumundaydı. Annesi Karibe el Kübra bint-i Ebu Ümeyye’de Mahzumoğulları kabilesinden olup Peygamber Efendimizin zevcelerinden Hz. Ümmü Seleme’nin kardeşidir. Yezid, o dönemde Mekke’nin idaresinde söz sahibi olan Mesura veya Meşveret’in idarecisiydi. Kureyş Kabilesi Reisleri bir işe karar vermeden önce […]

KAİNAT BÜYÜK BİR MEZAR

DÖRDÜNCÜ NÜKTE Bir zaman rabıta-i mevtten ve اَلْمَوْتُ حَقٌّ kaziyesindeki tasdikten ve âlemin zeval ve fenâsından gelen bir hâlet-i ruhiyeden, kendimi acip bir âlemde gördüm. Baktım ki, ben bir cenazeyim, üç mühim büyük cenazenin başında duruyorum. Birisi: Benim hayatımla alâkadar ve mazi kabrine giren zîhayat mahlûkatın heyet-i mecmuasının cenaze-i mâneviyesi başında bir mezar taşı hükmündeyim. […]

AHMED RAMAZAN CANBEK

Ahmed Ramazan Canbek, 1927 yılında Malatya’da dünyaya gelmiştir. Asıl adı Ramazan Tuncer iken, daha sonra mahkeme kara ile adını Ahmed Ramazan Canbek olarak değiştirmiştir. 1947 yılında İstanbul’a asker olarak gelen Ramazan Canbek, askerliği bitince İstanbul’da kalarak kendine bir şeyh aramaya başlar. Elazığ’dı, Diyarbakır’dı derken yolu Emirdağ’a düşer. Bir ikindi vakti sonrası Emirdağ’a gelir. Vakit geç […]

İNSAN DEVAMLI TÖVBE İÇİNDE OLMALI

Tövbe ile İstiğfar arasındaki fark nedir? İnsan devamlı tövbe etmeli midir? Tövbe ve istiğfar aynı kelime gibi görünsede birbirinden çok farklı kelimelerdir. Tevbe, arapça’da geri dönmek dönüş yapmak manasınadır. Yanlıştan dönmedir. İnsanın yaptığı yanlışı fark edip dönmesine tövbe denir. Kur’an-ı Kerim’de tövbe kavramı seksen yerde geçer. Hz. Adem’in, İbrahim’in, Musa’nın Yunus’un ve Efendimiz (ASM)ın tövbelerinden […]