Girdi yapan Nurköy

MUSTAFA SUNGUR AĞABEY

Mustafa Sungur Ağabey 29 Eylül 1929’da Eflâni’de doğdu. Kastamonu Gölköy Enstitüsü mezunudur. Bedîüzzamân Saîd Nursî’nin hizmetkâr ve talebelerindendir. Bediüzzaman’ın uzun süre hizmetinde bulunmuştur.  1946 yılından bu yana Risâle-i Nurları aynı aşkla okuma ve yayma hizmetine devam etmiştir. Bediüzzaman’ın mânevî evlâdıdır. Mustafa Sungur Ağabey, köy enstitüsünden mezun olduktan sonra, köyde öğretmenlik yapmaya başladı.1946 yılında Risale-i Nur’u […]

İNANDIĞI ŞEYİN ASLINI BİLEREK ÖĞRENME

Risale-i Nur’un bütün amacı, gayesi,hedefi insanlara inandığı şeylerin aslını, esasını bilerek inanmasını saglamak. Saglam bir imanı elde edip farzları yapıp,günahlardan kaçınıp sünnete uymadır. Direk sünnet yolu ile nefsin ıslahına çalışmaktır. Risale-i Nur  cahil, alim, zengin, fakir, köylü, şehirli, genç, çocuk, yaşlı her kesime hitap eder. Herkes kabiliyetine göre, okunan dersten istifade eder. Risalede temsiller herkesin anlayacağı […]

EN BÜYÜK MUCİZE KUR’AN

Peygamber Efendimiz Aleyhisselatü Vesselam’ın bine yakın mucizesi içinde O’nun en büyük mucizesi Kur’an-ı Kerim’dir. Kur’an’ın da en büyük davası Tevhid, Allah’ın bir olduğunu beyan ederek insanları şirkin her çeşidinden muhafaza edip, onları bu bataktan kurtarmasıdır. Kur’an-ı Kerim, kainat kitabını açıklamış,insanlara anlatmış,o kitabın katibi olan Rabbimizi bize tarif etmiştir.Allah’ı sıfatlarıyla,isimleriyle,fiilleriyle bizlere açık açık anlatmıştır.Şahsi hayatımıza,toplum hayatımıza […]

ÇEKİRDEK İLE TEVHİD İSPATI

Üstad Bediüzzaman Said Nursi Hazretleri,’çekirdekten yetişme’ sözüne atıfta bulunarak,Çekirdek’te,Tevhidin, Allah’a iman etmenin en parlak bir nurunu bizlere göstermekte. Çekirdek ile, Rabbimizin dört ismi ” O Evveldir, Ahirdir,Zahirdir,Batındır”(Hadid Suresi,3 ayeti)nin ortaya koyduğu hakikatler ispat edilmekte. Üstad Hazretleri, Allah’ın isim ve sıfatlarının haşmetli bir şekilde çekirdekte göstermekte. Çekirdek ağacın proğramını içinde barındıran ve taşıyan küçük bir sandık […]

MANEVİ ŞÜKÜR NİYET İLE KAZANILIR

Şükr-ü manevi nedir, nasıl anlamalıyız? Risalelerde bu konu ile alakalı bölümler varmıdır? Şükür,insanın kendi gayreti ve çalısmasıyla elde edilen şükür ve çalısması ile değil külli bir niyet ve dua ile yapılan şükür olmak üzere ikiye ayrılır. Allah’ın insana ikram ve ihsanı sonsuz insanın bu sonsuz ihsan ve ikrama gayretiyle şükürde bulunması imkansızdır. Bu yüzden Allah […]

SİKKE ve MÜHÜR

Risale-i Nur’un birçok yerinde Sikke ve Mühür anlatılıyor. Sikke ve mühür aynı manada mıdır? Sikke,daha ziyade paranın üzerine vurulan damgaya verilen isimdir. Paranın nereye ve kime ait olduğunun bilinmesi için konulan işarettir. Mühür manasına da kullanılır. Mühür eskiden imza yerine basılan yazılı damga, günümüzde ise bir yazının kime ve hangi makama olduğunu gösteren damgadır. Bediüzzaman […]

HATEM-İ TAİ

Hatem-i Tai yaptığı işlerde ve misafirperverliğinde Allahın rızasını kazanmayı gaye edinmiş,yaşantısı ve fikirleriyle cahiliye devrinde eşine az rastlanan kimselerden biridir. İslamiyetin zuhurundan evvel vefat ettiği halde İslam ahlakıyla yaşamaya gayret etmiştir. Hatem,mühür manası ile birlikte, bir manası da eli açık,cömert,misafirperverdir. Hatem-i Tai ile ilgili bir kıssa; Risale-i Nur’da izzet ve kemal sebebi olan iktisad konusunun […]

AHMED HÜSREV ALTINBAŞAK

1899 Isparta doğumlu olan Ahmed Hüsrev Altınbaşak, risalelerin neşrinde büyük hizmet ve fedâ­kâr­lıklar göstermiştir. 1931 yılında Bediüzzaman’la tanıştıktan sonra,memuriyeti bırakıp Kur’ân hizmetine hayatını vakfetmiştir. Bediüzzaman Hazretleri onun gelişini, “Isparta’da ciddî, gayretli, metin, dirayetli bir arkadaş, bir talebe arıyordum. Beş sene bekledim, bulmadım. Sen o talebelerden birisi olmaya çalış. Sende öyle bir istidad hissediyorum.” ifadeleriyle, karşılamıştır. […]

BİNBAŞI ASIM BEY

Barla Lâhikası, Tarihçe-i Hayat, Şualar ve Mektubat gibi eserlerde ismi, yazdığı mektup ve şiirlerde imzası bulunan, Binbaşı Âsım Bey, l877 yılında İzmit’te dünyaya geldi. Âsım Bey, Trablusgarp, Şam, Muğla ve Manisa’da subay olarak görev yapmıştır. Binbaşı Asım Bey’le ilgili Tarihçe-i Hayat’ın “Eskişehir Hayatı” kısmında şu ifadeler yer almakta : “Binbaşı merhum Âsım Bey isticvap edildi; […]

ŞEYTAN VESVESESİNE İLAÇ VE MERHEM

” Ey sû-i vesveseden meyus nefsim! Tedâi-yi hayalât, tahattur-u faraziyat, bir nevi irtisam-ı gayr-ı ihtiyarîdir. İrtisam ise, eğer hayırdan ve nuraniyetten olsa, hakikatin hükmü bir derece suretine ve misaline geçer: güneşin ziyası ve harareti, âyinedeki misaline geçtiği gibi. Eğer şerden ve kesiften olsa, aslın hükmü ve hassası, suretine geçmez ve timsaline sirayet etmez. Meselâ necis […]