Girdi yapan Nurköy

MEHMED SEYRANİ (GEZGİÇ)

Asıl ismi Mehmed Gezgiç olan Seyrânî, 1896’da Isparta’da dünyaya gelmiştir. Risale-i Nur’un çeşitli yerlerinde ismi Terzi Mehmed olarak da geçer. Mehmed Gezgiç, Seyranî’nin “Onuncu Lem’a” olan “Şefkat Tokatları” risalesinde ismi ve bahsi geçmektedir.. Risale-i Nur’ları yazma ve neşretme hizmetinde büyük fedakarlıklar gösteren Seyranî, Isparta’nın Gülcü Mahallesinde oturur ve orada terzilik yapardı. Seyranî ismindeki camide iki […]

EVLATLARIMIZ İÇİN NE YAPMALIYIZ

İnsan zaman zaman, kendisine, Cenab-ı Hakk’ın bir emaneti olan evlatlarının geleceğini ve nasıl bir hayat süreceğini düşünür. Hepimiz evlâdlarımızın kalpleri imanlı, kafaları aydın, anne-babalarına itaatkâr, vatan ve milletlerine hizmetkâr, dürüst, faziletli, fedâkâr olmalarını arzu ederiz. Peki bu arzumuzun gerçekleşmesi için ne yapıyoruz? İşte sorulması gereken soru bu ve verilmesi gereken de bunun cevabı. Onların sadece […]

GÖKYÜZÜ MUHTEŞEM BİR KİTAP

”Ve madem tanzim etmek ve bilhassa gayeleri takip etmek ve maslahatları gözeterek bir intizam vermek, yalnız ilim ve hikmetle olur ve irade ve ihtiyar ile yapılır. Elbette ve her halde, bu hikmetperverâne intizam ve bu gözümüz önündeki maslahatkârâne çeşit çeşit hadsiz intizamat-ı mahlûkat, bedahet derecesinde delâlet ve şehadet eder ki, bu mevcudatın Hâlıkı ve Müdebbiri […]

İNTİZAM TAM BİR VAHDETTİR

”Kâinatın mecmuunda ve erkânında ve eczasında ve her mevcudunda bir intizam-ı ekmelin bulunması ve o memleket-i vâsianın tedvir ve idaresine medar olan ve heyet-i umumiyesine taallûk eden maddeler ve vazifedarlar birer vâhid olması ve o haşmetli şehir ve meşherde tasarruf eden isimler ve fiiller, birbiri içinde ve birer ve bir mahiyet ve vâhid ve her […]

TEVHİD-İ KIBLE ET

“Tevhid-i kıble et” ne demektir? Bu tabir herkes için geçerli midir? Kimlere aittir. Tevhid-i kıble, yalnız bir yere bağlı olmak ve o kişiden ders alıp istifade etmek anlamına gelir. İmam-ı Rabbani Hazretlerine ait olan bu kelime, yani ”Tevhid-İ Kıble et”, bir üstadın, bir alimin, mürşidin arkasından git, manasınadır. İmam-ı Rabbani Hazretlerinin, kendi zamanında bulunan Mirza […]

SIDDIK VE SADAKAT

Risale-i Nur’un, Barla, Kastamonu ve Emirdağ Lahikaları adlı eserlerde,  birçok mektub ”Sadakat ve Sıddık” ifadeleri ile başlamaktadır. Kısaca, bu lahika mektublarına baktığımız zaman, şöyle bir tablo ile karşılaşırız. Barla Lahikasında 294 Mektub var. Bu mektublardan  53’ü, Üstad Bediüzzaman Said Nursi Hazretlerine  ait. Mektubların 36’sı, ”Sıddık” kelimesi ile başlar. Kastamonu Lahikasında 129 mektubtan, Üstad Bediüzzaman Said […]

KAİNAT İNSAN VE İBADET

“Evet, nev-i beşerin her taifesi birer nevi ibadetle fıtrî gibi meşgul olması; ve sâir zîhayatın, belki cemâdâtın dahi fıtrî hizmetleri birer nevi ibadet hükmünde bulunması; ve kâinatta maddî ve mânevî bütün nimetlerin ve ihsanların herbiri, bir mâbudiyet tarafından, hamd ve ibadeti yaptıran perestişe ve şükre birer vesile olmaları; ve vahiy ve ilhamlar gibi bütün tereşşuhat-ı […]

BEŞ VAKİT NAMAZ

Hergün kıldığımız beş vakit namaz ile ilgili Kur’an-ı Kerim’de geçen ayetler nelerdir? Beş vakit namaz; sabah, öğle, ikindi, akşam ve yatsı namazları, Kur’an-ı Kerim içinde değişik surelerde ve ayetlerde zikredilmektedir. Bazan ikisi, bazan üçü, bazan dördü değişik bir ifade ile anlatılmaktadırlar. Peygamber Efendimiz Aleyhisselatü Vesselam, Kur’an-ı Kerim’i hem sözü ve hem de hareketi ile tefsir […]

MÜBAREKLER HEYETİ

Kuleönü, Isparta’ya 23 km. uzaklıkta bulunan Atabey ilçesinin güneyindeki bir kasabadır. Isparta’nın birçok kasabasında olduğu gibi Kuleönün de birçok Nur talebesi vardı. Risale-i Nur’un elle çoğaltıldığı ilk yıllarda Kuleönlüler, Isparta’dan gelen kitapları alır, çoğaltır ve sonra Barla’ya getirirlerdi. Üstad Bediüzzaman Said Nursi Hazretleri, Kuleönü talebeleri için mektuplarda kullandığı tabir “Mübarekler Heyeti”dir. Üstad Bediüzzaman “Mübarekler Heyeti”nin […]

İNSAN ALLAH’IN MÜKEMMEL BİR SANATI VE ESERİDİR

“Evet, bu kâinatın bütün ulvî hikmetleri harika güzellikleri, âdilâne kanunları, hakîmâne gayeleri, hakikat-ı kemâlâtın vücuduna bedahetle delâlet ve bilhassa bu kâinatı hiçten icad edip her cihetle mucizatlı ve cemalli bir surette idare eden Hâlıkın kemâlâtına ve o Hâlıkın âyine-i zîşuuru olan insanın kemâlâtına şehadeti pek zâhirdir.” “Madem kemâlât hakikati vardır. Ve madem kâinatı kemâlât içinde […]