Girdi yapan Nurköy

AFYON HAPİSHANESİ MAZLUMLARI

Afyon Mahkemesince tutuklanan Nur Talebeleri kimlerdir? Mahkeme ne kadar sürmüştür? Üstad Bediüzzaman Hazretlerinin hayatında çok önemli bir safhanın yaşandığı yer Afyon. Üstad Hazretlerinin çok sıkıntı çektiği, zehirlendiği, ölümden döndüğü, pencereleri buz tutan bir hücrede hasta haliyle tek başına bırakıldığı bir yer. Risale-i Nur hizmetinin önemli aşamalar kaydettiği,Elhüccet’üz Zehra’nın telif edildiği hapishane de Afyon. 1948 yılının […]

RİSALE-İ NUR SIRF AHİRETE BAKAR

Evet, efendiler! Gerçi Risale-i Nur sırf âhirete bakar; gayesi Rıza-yı İlâhî ve imanı kurtarmak ve şakirtlerinin ise, kendilerini ve vatandaşlarını idam-ı ebedîden ve ebedî haps-i münferitten kurtarmaya çalışmaktır. Fakat dünyaya ait ikinci derecede gayet ehemmiyetli bir hizmettir; ve bu millet ve vatanı anarşilik tehlikesinden ve nesl-i âtinin biçareler kısmını dalâlet-i mutlakadan kurtarmaktır. Çünkü bir Müslüman […]

İLİM VE DİNE ÇALIŞANLAR

Birincisi: Ehl-i dalâlet, ehl-i ilmi, ilmi vasıta-i cer etmekle ittiham ediyorlar, “İlmi ve dini kendilerine medar-ı maişet yapıyorlar” deyip insafsızcasına onlara hücum ediyorlar. Bunları fiilen tekzip lâzımdır. İkincisi: Neşr-i hak için enbiyaya ittibâ etmekle mükellefiz. Kur’ân-ı Hakîmde, hakkı neşredenler إِنْ اَجْرِىَ إِلاَّ عَلَى اللهِ … اِنْ اَجْرِىَ اِلاَّ عَلَى اللهِ  “Benim mükâfâtımı vermek ancak Allah’a […]

KÖYÜ ADI İLE ANILAN TALEBE HAFIZ MEHMED

Hacı Hafız Mehmed Avşar, l877’de Isparta’nın Sav köyünde dünyaya gelmiştir. Risale-i Nurların Isparta’nın Sav Köy’üne girmesine Hacı Hâfız Mehmed Avşar vesile olmuştur. Lahikalarda birçok mektupta, Sav için, Hacı Hâfız’ın köyü denilmektedir. Risalelerde “Hacı Hâfız” veya “Hacı Hâfız Mehmed” olarak anılmaktadır. Hacı Hafız Mehmed Efendi, Üstad Bediüzzaman Hazretlerinin Barla’ya mecburi ikametini işitince oğlunu Barla’ya gönderir. Selâm […]

ZENGİN İNSANI NİYE KISKANIRIZ?

Niçin evliya veya alim bir zatı kıskanmayız da, zengin ve cesur bir insanı kıskanırız? Kıskanma, ahirete ait meziyetlerde olmaz, daha çok dünyaya ait meselelerde olur. Dünya ve nimetleri, ahirete göre az ve bunlara talip olan ise fazla bu sebeble kavga çıkıyor. Dünya insanın arzu ve emellerinin maddi alemde gerçekleştiği bir yer. Ve insan bu dünyada […]

SEVAP VE ŞEREF HEPİMİZİNDİR

Ey Üstad; Kur’ân’ın bir mâkesi olan yazdığın risaleler, senin ne büyük üstad olduğunu kabul ve teslime kâfidir. Sen ki, ey aziz Üstad, İslâmiyet üzerine çöken zulmet ve gaflet perdelerini risalelerinle yırttın. O mülevves perdeler altındaki en nurlu hakikatleri meydana çıkardın. Senin sarsılmaz azmin, kahraman metanetin, ârâmsız sa’yin semeresiz kalmadı. Anadolu’nun ortasına öyle bir âb-ı hayat […]

RÜŞVET VE HARAM YOLLAR

“İktisat eden, maişetçe aile belâsını çekmez” meâlindeki لاَ يَعُولُ مَنِ اقْتَصَدَ hadis-i şerifi sırrıyla, “iktisat eden, maişetçe aile zahmet ve meşakkatini çok çekmez.” Evet, iktisat kat’î bir sebeb-i bereket ve medar-ı hüsn-ü maişet olduğuna o kadar kat’î deliller var ki, had ve hesaba gelmez. Ezcümle, ben kendi şahsımda gördüğüm ve bana hizmet ve arkadaşlık eden […]

KISA ZAMANDA BÜYÜK HİZMET YAPAN MEHMED ZÜHTÜ

Mehmed Zühtü, 1884 yılında Isparta’da doğmuştur. Üstad Bediüzzaman Hazretleri, Mehmed Zühtü’yü, ”Sözlerin Hameleleri” arasında saymaktadır. Babası Şeyh Mustafa, yaşlılığından dolayı daha evvel Üstad Hazretlerini ziyaret edememiş, oğlu ise Barla’da, Üstad’ı ziyaret ederek risaleleri yazmaya ve talebelere ders vermeye başlamıştır. Birgün Şeyh Mustafa, oğlu Mehmed Zühdü ile birlikte, Barla’da Üstad Hazretlerini ziyarete giderler. Üstad Hazretleri, onları […]

GÜÇLÜLER Mİ? ZAYIFLAR MI?

Güçlüler mi, zayıflar mı rızıklarını kolay kazanır? Güç ile rızık arasında bir bağlantı var mı? Allah rızkı güç ve kuvvet ile ters orantılı yapmıştır. Yani güçlüler rızkı zorlukla elde ederken zayıflar kolaylıkla elde ediyorlar. Bu kâinatta İlahi bir kanun şeklinde işliyor. Bunun çok misalleri vardır. Risale-i Nur Külliyatından On Dokuzuncu Lem’a’da bu konu şöyle anlatılır: […]

”ŞEKER” MEKTUBU

Âhiret kardeşlerime mühim bir ihtar İki maddedir. Birincisi: Risale-i Nur’a intisap eden zâtın en ehemmiyetli vazifesi, onu yazmak ve yazdırmaktır ve intişarına yardım etmektir. Onu yazan veya yazdıran, “Risale-i Nur talebesi” ünvanını alır. Ve o ünvan altında, her yirmi dört saatte benim lisanımla belki yüz defa, bazan daha ziyade hayırlı dualarımda ve mânevî kazançlarımda hissedar […]