Girdi yapan Nurköy

MEDİNE’Lİ ÜMMÜ HUMEYD (R.ANHA)

Medine’li ensardan olan Ümmü Humeyd künyesi ile tanınmaktadır. Esas ismi ise bilinmemektedir. Medine de bulunan iki büyük kabileden Hazrec kabilesinin Saide koluna mensuptur. Sahabeden Ebu Humeyd es-Saidi ile evlidir. Namaza çok düşkün bir hanım sahabi olarak tanınmıştır. Namaza dair Rasulullah’a sorduğu bir soru ile namaz kılan hanımlara yol göstermiştir. Hanımlara yol gösteren bu soru hadis […]

AMEL VE İMANI SALİH

Sabri’nin tabiri ve istihracıyla, Sûre-i Ve’l-Asr işaretine muvafık olarak Risale-i Nur, Anadolu’yu Cebel-i Cûdîde sefine gibi ve Isparta ve Kastamonu’yu âfât-ı semaviye ve arziyeden muhafazalarına bir vesile olduğunu ve Risale-i Nur’a ilişmesinler, yoksa yakında bekleyen âfetler geleceklerini bilsinler, akıllarını başlarına alsınlar. Bu musibetten biraz evvel, tekrarla söylüyordum, size de o mektuplar gönderilmişti. Şimdi aldığım haber: […]

İSLAMKÖYLÜ AHMED LÜTFÜ SÖNMEZ

Ahmed Lütfü Sönmez, 28 Nisan 1922 de Isparta’ya bağlı İslamköy’de dünyaya gelmiştir. 1934 yılında İlkokuldan mezun olur. İlkokulu bitirdiği yıl babası ona,”Oğlum sen ortaokula mı gideceksin, yoksa hafız mı olacaksın?” diye sorar. O da, ”Ben hafız olacağım, baba”diye cevap verir. Babası eline Kur’an-ı Kerim’i verir ve ”Şimdi doğru git Hafız Ali’ye talebe ol”der. Böylece İslamköy’lü […]

MİRAC NEDİR? AYET VE HADİSLERDE MİRAC

Mirac nedir? Nasıl meydana gelmiştir? Ayet ve hadislerde mirac nasıl yer almıştır? Mirac, sözlükte ”yukarı çıkmak, yükselmek” manasında ki, uruc kökünden türetilmiştir. Hz. Peygamber’in göğe yükselişi ve Allah katına çıkışı anlamındadır. Mescid-i Haram’dan, Mesid-i Aksa’ya gidiş oradan da göğe çıkışı ”isra ve mirac” şeklinde ifade edildiğinden Türkçe’de mirac denilmektedir. Mirac hadisesi iki safhada gerçekleşmiştir. Hz. […]

BU EHL-İ DÜNYA ANADOLU HALKI

Aziz, sıddık kardeşlerim; Bu yeni hâdise-i taarruziyeden müteessir olmayınız. Çünkü mükerrer tecrübelerle Risale-i Nur inayet altındadır. Hiçbir taife, şimdiye kadar böyle ehemmiyetli hizmette bizler kadar az meşakkatle kurtulan olmamış. Hem geçen Ramazan’daki hastalığım ve Eskişehir’deki musibetimiz gibi çok vâkıalarla, zâhirî sıkıntılı, meşakkatli hâlât altında Risale-i Nur’un fâidesine olarak inkişâfâtı ve daha tesirli fütuhâtı görülmüş. İnşaallah, […]

ENSAR’DAN AMR BİN CEMUH (RA)

Amr bin Cemuh, Cahiliyye döneminde Yesrib’in iki büyük kabilesinden Hazrec’in Seleme kolunun reisidir. Cömertlik ve putlara olan aşırı bağlılığı ile meşhur, uzun boylu, cesur, şair ruhlu bir zattır. Birinci ve ikinci Akabe biatından sonra Medine’de İslam nuruyla nasiplenen çoğalmıştı. İkinci Akabe biatından dönen müslümanlar canla başla, şevkle çalışıp, İslam’ı tebliğ ediyorlardı. Birinci Akabe biatından sonra […]

GEMİNİN DÜMENCİSİ UYURSA

ÜÇÜNCÜ İŞARET Sual: Kur’ân-ı Hakîmde ehl-i dalâlete karşı azîm şekvâları ve kesretli tahşidâtı ve çok şiddetli tehdidâtı, aklın zâhirine göre, adaletli ve münasebetli belâgatine ve üslûbundaki itidaline ve istikametine münasip düşmüyor. Adeta âciz bir adama karşı, orduları tahşid ediyor. Ve onun cüz’î bir hareketi için, binler cinayet etmiş gibi tehdit ediyor. Ve müflis ve mülkte […]

ADIYAMAN NUR TALEBELERİNDEN ABDÜLKADİR KAYIR

1924 Adıyaman doğumlu olan Abdülkadir Kayır, Adıyaman ve çevre illerde ki, medreselerde dini eğitim alır. 1950 yılında Adıyaman Müftülüğünde müftülük katibi olarak göreve başlar. Sırrı Süreyya Önder’in de dayısı olan Abdülkadir Kayır, Üstad Bediüzzaman Hazretlerinin Adıyaman’daki ilk talebelerinden birisidir. 1952 yılında İstanbul’da yapılan Gençlik Rehberi Mahkemesi o yıllarda Sebilürreşad Mecmuasında yayınlanır. Adıyaman’a da gelen dergide […]

TELEVİZYON SOSYAL MEDYA

Televizyon,radyo, sosyal medya gibi iletişim vasıtalarını kullanmanın fayda ve zararları nedir? Televizyon, gazete, radyo, sosyal medya gibi iletişim araçları kötü değillerdir, bir neşir vasıtalarıdır. Kullanıldığı maksada göre şekil alır. Medyayı, Kur’an ve iman hakikatlerinin ders verilip anlatıldığı bir ortam haline getirsek büyük bir hayır vesilesi olur. Amma aynı medyayı küfür ve fuhşun yolunda kullanmaya kalkarsak […]

DÜNYA VE SEMANIN YEDİ TABAKA OLMASI

Hüsrev’in bir fıkrasıdır. Sevgili Üstadım; “Mirkatü’s-Sünne ve Tiryâk-ı Marazü’l-Bid’a” ismine hakikaten elyâk olan Otuz Birinci Mektubun On Birinci Lem’asını kardeşlerimle ve dostlarımla defâatle okudum. Gayet azîm bir tebşirat-ı Peygamberi ile başlayan bu risalenin on bir nüktesinden herbir nüktesi başka bir hüsün ve başka bir letafette yazılmakla beraber; ittiba-ı sünnetin maddî ve manevî fevâidi tâdad edilirken, […]