Zübeyir Ağabey’i tanıyan hemen herkesin hayatına çok önemli etkileri olmuştur. O’nun en büyük özelliği birine ders vermek istediği zaman o konuyu sohbetin içine gizlerdi. Bu konuda Hekimoğlu İsmail Ağabeyin, hanımı ile aile içerisindeki ufak bir münakaşalarına Zübeyr Ağabey bakın nasıl yaklaşmış. Aile hayatımızda bizlerin de istifade edebileceğimiz bu konuyu sizlerin dikkatine sunuyoruz:

“Bir gün hanımla aramızda ufak bir münakaşa geçmişti. Canım fena halde sıkkın. Kısıklı’daki Millet Parkı’na gidip biraz hava alayım dedim. İyi gelmedi. Kalkıp derse gideyim dedim. Süleymaniye, Kirazlı Mescit Sokak’taki dershanedeyiz. Zübeyir Ağabey geldi, dersi dinledi. Ders bitince parmağıyla bana işaret edip, ‘Kardeşim, gelir misin?’ dedi. Arkasından yürüdüm, birinci kata çıktık, daracık bir odaya girdik, odada yastık kadar bir pencere, hemen yere oturdum. Zira sandalye falan yoktu, yatağına oturmamak için böyle davrandım. O da yere oturdu; ‘En temiz hava, medresenin bodrumunda var.’ der, o küçük odada yaşardı. Geceleri uyuyamazdı. Hastalığından, otlardan, ilaçlardan söz etti:

”Kardeşim, bir kadına anası, babası, çevresi, okul ve hakeza dokuz unsur yanlışı söylüyor, doğruyu söylese söylese yalnız kocası söyleyecek. Bu bakımdan bir kadının dokuz hatası olsa da imanı varsa, tahkik-i imandan yana ise, onun diğer kusurlarına bakılmaz. Ben hasta olduğum için hep kendi hastalığımla meşgulüm kusura bakma kardeşim.”

deyip yine teferruata döndü. Böylece manevi âlemime bir neşter attı, çıbanı deşti, rahatladım. Kâinat çapında İMAN DAVASI varken, ne diye teferruatla uğraşıyorum? Yük, benim yüküm. Bu yükü eşimin sırtına yüklemem yanlış, ben evlendimse bir hanım almak istemiştim, dava adamı değil.”

Zübeyir Ağabey her meseleyi böyle Risale-i Nur’lara bağlardı. Her müşkülü Risale-i Nur’larla çözerdi. Bize de bunu öğretmişti.

Bu mübarek ağabeyimizin kabrini ziyaret ettiğimde dedim ki; ‘Ömrünü bu derece ilme vermiş, dini için eziyet çekmiş, fakir yaşamış, “Helal daire keyfe kâfidir amma bu helal daire hizmete mani olmamalıdır.” hassasiyetiyle yaşayan bu mübarek ağabeyimizin makamı cennettir. Onu mezarda aramak boşunadır.” (Hekimoğlu İsmail, Her Hareketini, “Son İbadetim” Şuuruyla Yapan Zübeyir Ağabey)

0 cevaplar

Cevapla

Want to join the discussion?
Feel free to contribute!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.