”Nefis ve malını, Cenâb-ı Hakka satmak ve Ona abd olmak ve asker olmak ne kadar kârlı bir ticaret, ne kadar şerefli bir rütbe olduğunu anlamak istersen, şu temsîlî hikâyeciği dinle:

Bir zaman bir padişah, raiyetinden iki adama, herbirisine emaneten birer çiftlik verir ki, içinde fabrika, makine, at, silâh gibi herşey var. Fakat fırtınalı bir muharebe zamanı olduğundan hiçbir şey kararında kalmaz; ya mahvolur veya tebeddül eder, gider. Padişah, o iki nefere, kemâl-i merhametinden, bir yaver-i ekremini gönderdi. Gayet merhametkâr bir ferman ile onlara diyordu:

“Elinizde olan emanetimi bana satınız; ta sizin için muhafaza edeyim, beyhude zayi olmasın. Hem muharebe bittikten sonra size daha güzel bir surette iade edeceğim. Hem güya o emanet malınızdır; pek büyük bir fiyat size vereceğim. Hem o makine ve fabrikadaki aletler benim namımla ve benim destgâhımda işlettirilecek; hem fiyatı, hem ücretleri birden bine yükselecek. Bütün o kârı size vereceğim. Hem de siz, âciz ve fakirsiniz. O koca işlerin masârifâtını tedarik edemezsiniz. Bütün masarifatı ve levâzımatı, ben deruhte ederim. Bütün varidatı ve menfaatı size vereceğim. Hem de terhisat zamanına kadar elinizde bırakacağım. İşte beş mertebe kâr içinde kâr!

“Eğer bana satmazsanız, zaten görüyorsunuz ki, hiç kimse elindekini muhafaza edemiyor. Herkes gibi elinizden çıkacak. Hem beyhude gidecek; hem o yüksek fiyattan mahrum kalacaksınız.”(Sözler)

Sen malını satacan, alıcı kim? Allah. Ticarete bak. Sen senin olmayanı satacan, kim alacak, Allah. Nefis ve mal bizim mi? Hayır. Fakat, Allah bizden bunları almak istiyor. Kimden? Müminlerden. Karşılığı ise, Cennet. Satmanın bir diğer şartı, Allah’a kul olmak. Kul olursan satabiliyorsun.

Kul ise asker misali ile anlatılır. Asker, bulunduğu birliğin şartlarına uyar. Sabah altı da kalkılacaksa o diyemezki, ben evde dokuz da uyanırdım. Nizama uyar. Kul, Allah’ın askeridir. Kul, Allah’ın emirlerine uyan, O’nun emri dairesinde çalışandır.

Üstad Hazretleri, Mesnevi-i Nuriye adlı eserinde ”Askerlik 15 ay(şimdi 12 ay oldu), ama Allah’a asker olmak bir ömürdür” demekte.

Nefis ne? Ruh,beden,akıl,vicdan,vucüd,v.s. Bunlar senin mi? Değil. Mal, mülk ise dünyada kazanılan şeyler. Bunlarda insanın değil. Allah’ın o kuluna bir lütfu. Şimdi bakıyoruz, satmıyanlar çoğunlukta, satın demekle olmuyor. Sonra satanda satmayanda ölüyor. Yol ölümle ahirete çıkıyor. Kimse malını, mülkünü alıp götüremiyor. Ölünce herşey yerli yerinde kalıyor.

”Yâ Rab, kusurumuzu affet. Bizi kendine kul kabul et. Amin”

0 cevaplar

Cevapla

Want to join the discussion?
Feel free to contribute!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.