Günahları terk eden ve farzları yapan bu zamanda kurtulur deniliyor? Üstad Bediüzzaman Said Nursi Hazretleri, Risale-i Nur’da ”Farzları yapan,kebairi terk eden bu zamanda kurtulur.” diyor. Bu tesbitin günümüz şartları gözönüne alındığı zaman ne kadar yerinde olduğu görülür. Bu asırda, eski zaman gibi bir takım nafile ibadetleri yapmaya insanın ne zamanı, nede vakti yeter. Risale-i Nur’da, […]
Risale-i Nur’un bütün amacı, gayesi,hedefi insanlara inandığı şeylerin aslını, esasını bilerek inanmasını saglamak. Saglam bir imanı elde edip farzları yapıp,günahlardan kaçınıp sünnete uymadır. Direk sünnet yolu ile nefsin ıslahına çalışmaktır. Risale-i Nur cahil, alim, zengin, fakir, köylü, şehirli, genç, çocuk, yaşlı her kesime hitap eder. Herkes kabiliyetine göre, okunan dersten istifade eder. Risalede temsiller herkesin anlayacağı […]
Risale-i Nur’un birçok yerinde Sikke ve Mühür anlatılıyor. Sikke ve mühür aynı manada mıdır? Sikke,daha ziyade paranın üzerine vurulan damgaya verilen isimdir. Paranın nereye ve kime ait olduğunun bilinmesi için konulan işarettir. Mühür manasına da kullanılır. Mühür eskiden imza yerine basılan yazılı damga, günümüzde ise bir yazının kime ve hangi makama olduğunu gösteren damgadır. Bediüzzaman […]
https://nurkoy.org/wp-content/uploads/2016/04/sikke.jpg172293Nurköy/wp-content/uploads/2016/07/logo.pngNurköy2016-04-12 09:19:452020-09-16 12:22:25SİKKE ve MÜHÜR
İnsan maddi hastalıklara maruz kaldığı gibi, manevi hastalıklara da tutulur.Hastalık ve musibetler Kur’an talebesi insanlar için, bir tesadüf değil Şafî Hakiki tarafından insana gönderilen bir hediye, bir ikaz veya bir ihsandır. Kainatın yaratılmasındaki gaye,esmayı görmek ve göstermek olduğundan musibetlerde bu gayeye yöneliktir.İnsan, bu hallerle Allah’ın birçok isimlerinin tecellisini üzerinde görebilir. Üstad Hazretlerine göre,”asıl musibet dine […]
Üstad Bediüzzaman Said Nursi Hazretleri, Risale-i Nur’un birçok yerinde, iman ve Kur’an hizmetinde olanları dost,kardeş ve talebe olarak sıralamıştır. Bu sıralanan özelliklerdeyse insanın kaldıramıyacağı bir zorluk yoktur. En önemlisi ise,dost ve kardeş olmadır. Zira bu İslamın emir ve yasaklarını dinlemektir. Talebeliğin şartı ise, yazılan Sözlere kendi malı gibi sahip olmadır. Bu konuda Barla Lahikasında şu […]
İnsan dünya misafirhanesinde kendisine sunulan nimetleri kötü kullanamaz,dökemez,zayi edemez. Allah’ın insana nimet olarak verdiği vücudunun, cisminin, azalarının sahibi değildir. Onlar, O’na emanettir, kullanması serbesttir. Yoksa onların sahibi değildir. İstifade etmesi için Allah, insana onları vermiş, mülk olarak vermemiştir. Mülk olarak verseydi, idaresini de ona bırakırdı. Halbuki insan aciz, bir midesinin bile idaresini yapamaz, kaldı gözün […]
İnsan başına gelen musibet, sıkıntı ve diğer hadiselere nasıl bakmalı? Olayları nasıl değerlendirmeli? Her hadisenin bir maddi cephesi, birde manevi cephesi vardır. Başa gelen her işte, iki sebeb görünür. Bediüzzaman Said Nursi Hazretleri Mektubat adlı eserinde, insanların başına gelen işlerde iki sebeb olduğunu, hadiselere böyle bakmamızı bize öğretmekte. ”Başa gelen her işte iki sebep var: […]
https://nurkoy.org/wp-content/uploads/2016/03/başa-gelen.jpeg298600Nurköy/wp-content/uploads/2016/07/logo.pngNurköy2016-03-29 11:32:122020-09-15 18:25:46BAŞA GELEN HER İŞTE İKİ SEBEP!
Tahiri Mutlu Ağabey’in Isparta’da tutuklanması sırasında sorgusunu yapacak olan Savcı ve memurlar arasında geçen çok ilginç bir hikaye anlatılır. 1934 yılında Risale-i Nur Talebeleri yurdun çeşitli yerlerinden tutuklanarak Isparta’ya getirilir. Sorguları yapılmaya başlar. İlk sorgulananlar arasında Tahiri Ağabey’de bulunmaktadır. Nurkoy olarak sorguyu ve o zamanı anlatan bu hadiseyi sizlere sunarız. Isparta’da tutuklanan Nur talebeleri, savcı […]
Kemiyet,keyfiyet nedir? Risale-i Nur’da sıkça geçen bu iki kelime ile anlatılmak istenilen nedir? Kelime olarak kemiyet çokluk,sayı çokluğu,keyfiyet ise özellik kalite manasınadır.Şimdi sayı çokluğunun keyfiyet kalite karşısındaki durumuna bakalım. Birtek çiçekteki hayat şerefini milyarlarca taşta bulamayız. Keza bir böcekteki hayat,bütün bitkiler alemini tartar. Bir müminin şerefi dünyalar dolusu ateistle kıyaslanabilir mi? Tabiiki,hayır. İşte çiçekteki ”hayat” […]
”Risale-i Nur’da güneşin sekiz büyük ismin tecellisi olduğu belirtiliyor. Bu isimler hangileridir?” “Güneş mahbubumun hüsnünü görüp utanıyor; görmemek için bulut perdesini başına çekiyor.” Hey âşık efendi! Ne hakkın var, sekiz İsm-i Âzamın bir sahife-i nuranîsi olan güneşi böyle utandırıyorsun?”(Mektubat,Sekizinci Mektub) Üstad Bediüzzaman Said Nursi Hazretleri,iman hakikatlerini izah ettiği Risale-i Nur’larda güneş ile ilgili çok orıjınal […]
https://nurkoy.org/wp-content/uploads/2016/02/güneş.jpg177284Nurköy/wp-content/uploads/2016/07/logo.pngNurköy2016-02-06 12:50:022020-09-15 16:39:18SEKİZ BÜYÜK İSİM
GÜNAHLARI TERKET, FARZLARI YAP KURTUL
Günahları terk eden ve farzları yapan bu zamanda kurtulur deniliyor? Üstad Bediüzzaman Said Nursi Hazretleri, Risale-i Nur’da ”Farzları yapan,kebairi terk eden bu zamanda kurtulur.” diyor. Bu tesbitin günümüz şartları gözönüne alındığı zaman ne kadar yerinde olduğu görülür. Bu asırda, eski zaman gibi bir takım nafile ibadetleri yapmaya insanın ne zamanı, nede vakti yeter. Risale-i Nur’da, […]
İNANDIĞI ŞEYİN ASLINI BİLEREK ÖĞRENME
Risale-i Nur’un bütün amacı, gayesi,hedefi insanlara inandığı şeylerin aslını, esasını bilerek inanmasını saglamak. Saglam bir imanı elde edip farzları yapıp,günahlardan kaçınıp sünnete uymadır. Direk sünnet yolu ile nefsin ıslahına çalışmaktır. Risale-i Nur cahil, alim, zengin, fakir, köylü, şehirli, genç, çocuk, yaşlı her kesime hitap eder. Herkes kabiliyetine göre, okunan dersten istifade eder. Risalede temsiller herkesin anlayacağı […]
SİKKE ve MÜHÜR
Risale-i Nur’un birçok yerinde Sikke ve Mühür anlatılıyor. Sikke ve mühür aynı manada mıdır? Sikke,daha ziyade paranın üzerine vurulan damgaya verilen isimdir. Paranın nereye ve kime ait olduğunun bilinmesi için konulan işarettir. Mühür manasına da kullanılır. Mühür eskiden imza yerine basılan yazılı damga, günümüzde ise bir yazının kime ve hangi makama olduğunu gösteren damgadır. Bediüzzaman […]
DOKTORLARA TAVSİYE
İnsan maddi hastalıklara maruz kaldığı gibi, manevi hastalıklara da tutulur.Hastalık ve musibetler Kur’an talebesi insanlar için, bir tesadüf değil Şafî Hakiki tarafından insana gönderilen bir hediye, bir ikaz veya bir ihsandır. Kainatın yaratılmasındaki gaye,esmayı görmek ve göstermek olduğundan musibetlerde bu gayeye yöneliktir.İnsan, bu hallerle Allah’ın birçok isimlerinin tecellisini üzerinde görebilir. Üstad Hazretlerine göre,”asıl musibet dine […]
DOST, KARDEŞ, TALEBE
Üstad Bediüzzaman Said Nursi Hazretleri, Risale-i Nur’un birçok yerinde, iman ve Kur’an hizmetinde olanları dost,kardeş ve talebe olarak sıralamıştır. Bu sıralanan özelliklerdeyse insanın kaldıramıyacağı bir zorluk yoktur. En önemlisi ise,dost ve kardeş olmadır. Zira bu İslamın emir ve yasaklarını dinlemektir. Talebeliğin şartı ise, yazılan Sözlere kendi malı gibi sahip olmadır. Bu konuda Barla Lahikasında şu […]
İNSAN KENDİSİNE VERİLEN NİMETİ DÖKEMEZ !
İnsan dünya misafirhanesinde kendisine sunulan nimetleri kötü kullanamaz,dökemez,zayi edemez. Allah’ın insana nimet olarak verdiği vücudunun, cisminin, azalarının sahibi değildir. Onlar, O’na emanettir, kullanması serbesttir. Yoksa onların sahibi değildir. İstifade etmesi için Allah, insana onları vermiş, mülk olarak vermemiştir. Mülk olarak verseydi, idaresini de ona bırakırdı. Halbuki insan aciz, bir midesinin bile idaresini yapamaz, kaldı gözün […]
BAŞA GELEN HER İŞTE İKİ SEBEP!
İnsan başına gelen musibet, sıkıntı ve diğer hadiselere nasıl bakmalı? Olayları nasıl değerlendirmeli? Her hadisenin bir maddi cephesi, birde manevi cephesi vardır. Başa gelen her işte, iki sebeb görünür. Bediüzzaman Said Nursi Hazretleri Mektubat adlı eserinde, insanların başına gelen işlerde iki sebeb olduğunu, hadiselere böyle bakmamızı bize öğretmekte. ”Başa gelen her işte iki sebep var: […]
MÜJDE, MÜJDE YAKALADIK
Tahiri Mutlu Ağabey’in Isparta’da tutuklanması sırasında sorgusunu yapacak olan Savcı ve memurlar arasında geçen çok ilginç bir hikaye anlatılır. 1934 yılında Risale-i Nur Talebeleri yurdun çeşitli yerlerinden tutuklanarak Isparta’ya getirilir. Sorguları yapılmaya başlar. İlk sorgulananlar arasında Tahiri Ağabey’de bulunmaktadır. Nurkoy olarak sorguyu ve o zamanı anlatan bu hadiseyi sizlere sunarız. Isparta’da tutuklanan Nur talebeleri, savcı […]
KALİTE ÇOKLUKTAN ÜSTÜNDÜR
Kemiyet,keyfiyet nedir? Risale-i Nur’da sıkça geçen bu iki kelime ile anlatılmak istenilen nedir? Kelime olarak kemiyet çokluk,sayı çokluğu,keyfiyet ise özellik kalite manasınadır.Şimdi sayı çokluğunun keyfiyet kalite karşısındaki durumuna bakalım. Birtek çiçekteki hayat şerefini milyarlarca taşta bulamayız. Keza bir böcekteki hayat,bütün bitkiler alemini tartar. Bir müminin şerefi dünyalar dolusu ateistle kıyaslanabilir mi? Tabiiki,hayır. İşte çiçekteki ”hayat” […]
SEKİZ BÜYÜK İSİM
”Risale-i Nur’da güneşin sekiz büyük ismin tecellisi olduğu belirtiliyor. Bu isimler hangileridir?” “Güneş mahbubumun hüsnünü görüp utanıyor; görmemek için bulut perdesini başına çekiyor.” Hey âşık efendi! Ne hakkın var, sekiz İsm-i Âzamın bir sahife-i nuranîsi olan güneşi böyle utandırıyorsun?”(Mektubat,Sekizinci Mektub) Üstad Bediüzzaman Said Nursi Hazretleri,iman hakikatlerini izah ettiği Risale-i Nur’larda güneş ile ilgili çok orıjınal […]