Risale-i Nur davasının sadık bir talebesi olan Rahmi Erdem, 1938 yılında Konya’nın Bozkır ilçesinin Yalnızca Köyünde dünyaya gelir. Küçük yaşta babasını kaybeden Rahmi Erdem’i annesi ve amcaları yetiştirir.

1952 yılında, bir kitapçının vitrininde gördüğü Eşref Edip’in neşrettiği Üstad Bediüzzaman Hazretlerinin hayatını anlatan Küçük Tarihçe’yi hayatı amcasına aldırır. Ortaokuldan sonra 1955 yılında Ziraat Mektebi’nde okumak üzere Adana’ya gelir. O sene Risale-i Nur’larla tanışır ve derslere gitmeye başlar.

1958 yılında Adana Ziraat Meslek Lisesinden mezun olan Rahmi Erdem, Konya Bozkır’da altı ay süren stajını tamamlar. O yıl Isparta’da bulunan Üstad Bediüzzaman Said Nursi Hazretlerini ziyaret eder, elini öper, duasını alır. Ziyaret anında Üstad Bediüzzaman Hazretleri, Rahmi’ye yaşını sorar, O da ”Yirmi yaşındayım, Üstad’ım” der. Burada hemşehrisi olan Zübeyr Gündüzalp’le de tanışır. Bu ziyaret sonrası Rahmi Erdem, Risale-i Nur’un hedef gösterdiği Ku’an ve iman davasında canla başla hizmet etmek için Allah’a niyaz eder. Artık, O görünüşte çileli, zahmetli,sıkıntılı ama hakikatte saadetli, huzur dolu bir yola girmiştir.

1959 yılında Polatlı Yedek Subay Topçu Okulunda askerliğe başlayan Rahmi Erdem, Üç ay sonra Çorlu’ya sevk edilir. Burada bir ev tutar ve Risale-i Nur derslerine başlar. Subaylar ve erler derslere iştirak ederler. 27 Mayıs 1960 İhtilalinde, ”Erlerin bütün her şeyi aranacak” emri üzerine, erlerin üsünden Kur’an cüzleri, Elifba ve Risale-i Nur’lar çıkar. Erler, bunları Rahmi Erdem’den aldıklarını söylerler. Erdem, Alay Adli Subaylığına sevk edilir. Kolordu merkezinden gelen bir hakim toplanan risaleleri alıp cebine koyar ve çıkar gider. Böylece hadise de kapanır. Daha sonra ise askerliğini bitirip terhis olur. Ziraat Bakanlığı Rahmi Erdem’i Bitlis Teknik Ziraat müdürlüğüne oradan da Tatvan’a tayin eder. Risale-i Nur hizmeti içinde Tatvan’da on bir ay geçer. 1 Ağustos 1961 de, bir dükkanda risele okurken emniyet komseri, Rahmi Erdem’i ”evinde arama yapacağız” diye çağırır. Evi aranır, tevkif edilir. Suçu mahkeme kayıtlarına şöyle geçer:
”Halkla kaynaşmakta, memurlar kulübünde oturmayıp, kumar oynamamakta.”

Tatvan’dan, Bitlis Cezaevine sevk edilen Rahmi Erdem, burada 3,5 ay geçirir. Mahkumlar, onun dini suçtan, kitap okumaktan dolayı Ağır Ceza’da yargılanmasını bir türlü kabullenemezler. Mahkeme 15 Kasım 1961 de tahliye kararı verir. Tahliyeden sonra memleketi Bozkır’a giden Rahmi Erdem’i burada bir supriz bekler. Kaza merkezine girişte barikat kuran jandarma onu alıp karakola götürür. Kendisine nereye gideceği sorulur. Kendisi de bilmez nereye gideceğini, zira bakanlık emrine alınmıştır. Akrabaları dahil herkes korku içindedir. Üç buçuk sene devam eden Bitlis Mahkemesi 16 Aralık 1964 de beraetle sonuçlanır.

Beraet sonrası Kastamonu’ya tayini çıkan Rahmi Erdem, önce Van’a gider, oradaki dostları, arkadaşları ile vedalaşır, Ankara’ya gelir. Hacı Bayram Camii yakında bir yerde kalan Zübeyr Ağabey’i ziyaret eder. Onun ikazlarıyla, memuriyetten istifa eder, Doğu’nun kalesi Van’a yerleşmeye karar verir ve Van’a geri döner.

Böylece artık Rahmi Erdem, ”Konyalı Rahmi” değil, ”Vanlı Rahmi” olarak tanınır. Tatvan’da başlayan Kur’an, iman davası hizmeti On sene devam eder.

Rahmi Erdem’in ikinci cezaevi mecarası 6 Nisan 1964 de başlar. Üstad Bediüzzaman Hazretlerinin 10 Temuz 1962 yılında İstanbul’da tab edilen ”Risale-i Nur Sönmez” adlı mahkeme müdafaaları Özalp’ta emniyete teslim edilince, Erdem, hemen bir dilekçe ile savcılığa başvurup kitaplara sahip çıkar. Dava Van Ağır Ceza Mahkemesine intikal eder.

İlk celse de savcının tutuklama isteğiyle tevkif edilen Rahmi Erdem, Van Cezaevine gönderilir. Hapiste çok sıkıntılı günler yaşayan Erdem, Bitlis Ağır Ceza Mahkemesinin tahliye kararı ile cezaevinden çıkar.

Yıl 1967, Van’lılar, Van’da bir mevlid-i şerif okunmasına karar verirler. 7 Ağustos 1967 yılında Van’da mevlid okunacağı ilanı gazetelerde yer alır. Türkiye’nin her tarafından akın akın insanlar bu mevlide katılır. Cami de okunan Kur’an-ı Kerim, mevlid-i şerif ve Risale-i Nur dersi sonrası namazlar kılınır, yemekler yenir. Herkes huzur içinde dağılmaya başlar. Aniden ortalık karışır. Polis yolları kesmiş gelen yabancıları emniyete almaya başlamıştır.

Van Mevlidi bahane edilir, Av.Gültekin Sarıgül, Erol Kuralkan, Selahaddin Akyıl, Rahmi Erdem, Bahaddin Gürsoy, Mustafa Ateşmen, Müştak Zernekli tutuklanır yedi ay hapis yatarlar. Rahmi Erdem’in üçüncü cezaevi hayatı da böyle başlar. Mevlid olayı günlerce gazete manşetlerinde yer alır. 8 Ağustos 1967 tarihli Bugün Gazetesi olayı şu başlıkla yayınlar:

”Bediüzzaman Said Nursi’nin ruhu için tertiplenen Mevlid dün basıldı. Van’da bir avukatla sekiz müslüman tevkif edildi. Bir baş komiser şehrin giriş çıkış yollarını kontrol altına aldı. Emniyet müdürü şikayet edildi.”

Yedi masumun yedi ay süren cezaevi hayatı 21 Şubat 1968 de sona erer. Rahmi Erdem ve arkadaşları tahliye edilir. Rahmi Erdem tahliye sonrası Konya’ya gelir.

Rahmi Erdem, 1970 yılında Yeni Asya Gazetesi Umumi Neşriyat Müdürü olarak göreve başlar.Bu görevden 1974 yılında ayrılır.
2000 yılında İstanbul’dan Bursa’ya taşınan Rahmi Erdem’in yayınlanmış birçok eserleri vardır.

Davam, Beyaz Gölgeler, Mahzun Madalya, Bediüzzaman’ın Alperenlerı, Bediüzzaman ve Talebelerinin Hukuk Mücadelesi bunlardan bazılarıdır.(Rahmi Erdem’in kitabından ve çeşitli hatıralarından derlenmiştir.)

 

 

0 cevaplar

Cevapla

Want to join the discussion?
Feel free to contribute!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.